Rüya+18
( +18) İçerikler vardır.
Almila, babasının ölümünden sonra tanıştığı baş komiser Volkan ile evlenmek istemesi çok sürmemişti. Hasretini çektiği o dağ gibi gördüğü babasının yokluğu, onu Volkan'a itmişti. Askeri okulu birincilikle bitirmiş, babasına verdiği sözü de tutmuştu hem.. Bu soylu ailenin, başarısına bir başarı daha eklemenin gurunu yaşıyordu tam da o zamanlarda. Mezuniyetten sonra uzun bir süre ayrı kaldığı kendisinden de biraz yaşça büyük olan sevgilisine kavuşmanın mutluluğu vardı şu aralar üzerinde. Dile kolay tam 6 aydır görmüyorlardı birbirlerini.. Volkan, bir türlü gidememişti çok düşündüğü sevgilisini görmeye.. ''Çok yoğunum, sen sınavlarına odaklan.. Nasıl olsa evleneceğiz.. O zaman, bugünlerin acısını çıkartırız sevgilim..'' Hep aynı bahaneyle Almila'yı defalarca kandırmıştı.. Şimdi kollarına koşarak gelen bu kızı hiç hak etmemesine rağmen, sahte gülümsemesiyle karşılamaya gelmişti bir de...
Sonun da büyük piyango vurmuştu Volkan'a.. Almila ile evlenirse ülkenin ileri gelen bürokratlarından bir ailenin damadı olacak, böylece görevinde yükselecekti.. ''Bakarsın Vali bile olurum..'' diye geçirdi içinden, Almila her adımda ona yaklaşırken.
''Sevgilim...'' diye kollarına aldı Almila'yı. ''Bak beklediğimize değdi.. Sonunda yanımdasın Almila, kadınım...'' Gözlerini avına kitlemiş gibi bakıyordu kıza. ''Sonunda, aşkım.. Sonunda sana kavuştum. Sar beni, öyle sıkı sar ki bir daha hiç ayrılmayalım..'' Özlemek, ne güzeldi sonunda kavuşmak varsa.. Ama yanlış kişiye kavuştuğunu bilmiyordu Almila.. Arabaya doğru yürürken dahi Volkan,öyle aşık pozu kesiyordu ki.. Sanki daha dün gece başka bir kadına sarılmamaıştı o kollarıyla, başka bir kadına da ümit vermemişti sanki o gözlerle..
''Hadi bakalım güzelim, önce seninle güzel bir mezuniyet yemeği yiyelim boğazda. Sonra da bir an önce sana kavuşmak isteyen yuvamıza gidelim..''
En zehirli anlar başlıyordu işte, Volkan bu işte ustaydı.. Bir kadını ne kadar bulutlar üzerine çıkarırsa, o kadar aşık olacaktı.. Vicdan diye bir duygusu kalmamıştı ki hem.
''Ben de evimi çok özledim hayatım, gidelim.. Çiçeklerimi soldurmadığın için teşekkür ederim ayrıca. Son fotoğrafta menekşelerim, ne de güzel açmıştı öyle!'' Almila, bir yuvanın sıcaklığını öyle özlemişti ki.. Volkan'a en içten duygularıyla güvenmesinin sebebi de ondandı. Babası da, annesi iş seyahatlerine çıktığında çiçeklerini sular, evin düzenini sağlardı.. Zaman geçtikçe onu babasına benzetiyordu..
Kısa bir İstanbul turu attıktan sonra, yemek yiyecekleri restauranta geldiklerinde Almila'dan mutlusu yoktu.. Volkan'ın elini bir dakika dahi bırakmak istemiyordu.. ''Hoşgeldiniz komiserim'' diyen garsona bakıp Volkan'a döndü Almila; ''Hiç bir şey değişmemiş..'' dedi gülerek.
''Her zaman ki menüyü getir aslanım bize, yengenin balıklar iyi pişsin bak sulu bırakmayın!'' diye uyarıp siparişleri verdi garsona Volkan..
''Çok özlemişim seni be güzelim.. Her gün bu anın hayalini kurarak dayandım yokluğuna..'' diye gözlerinin içine baka baka yalan söylüyordu kıza..
Birden o iri cüssesiyle, kendinden emin bir şekilde ayağa kalkıp Almila'ya doğru yürüdü.. Almila'nın saçları rüzgarda hafif uçuşurken hayretle baktı Volkan'a.. ''Aşkım ne oldu ?'' diye sordu ama Volkan önünde çoktan diz çökmüştü.. Tam da genç bir kızın ayağını yerden kesecek hareketlerdi bunlar..
Elindeki yüzük kutusunu çıkartıp, ''Seni çok seviyorum Almila, benimle bir ömür geçirir misin? Evlenir misin benimle?'' diye sordu..
Hiç beklemediği yerden gelmişti soru Almila'ya.. Karşısında diz çöken bu adamı çok seviyordu, kalbini vermişti, elbette ki hayatını da verecekti.. ''Eveeet'' diye bağırdı avazı çıktığı kadar. Volkan, bir adımda kucakladı Almila'yı..
Birlikte yemeklerini yerken Almila'nın gözü sürekli parmağında ki yüzüğe gidiyordu.. Volkan, doğru adamdı, verdiği sözü de tutmuştu.. Daha gördüğü ilk gün ''Seninle evleneceğim'' demişti kıza bir kere.
Yemekten sonra eve geldiklerinde, kutlama burda devam ediyordu.. Elinde ki şarap kadehleriyle Almila'nın yanına balkona çıktı Volkan.. Karşısında duran bu her anlamda tertemiz kızı istiyordu şimdi de.. Kadehleri tokuştururken; ''Seninle bir ömre'' dedi Almila'ya.. Bir ömür, ne kadar uzundu? Hele de sevdiğinle geçireceksen.. Tam da bir avcı gibi hiç hissettirmiyordu hain emellerini Almila'ya..
Kızın dudaklarına kapandığında, masumiyet artık yok olmuş, yerini sadece şehvete bırakmıştı. Öpüşüyorlardı ve bu sanki gerçekten de iki sevgilinin hasretle kavuşmaları gibiydi..
Kalbi, deli gibi atıyordu Almila'nın.. Artık her şeyden emindi, teslim edebilirdi kendini Volkan'ın kollarına..
Volkan, öpüşmeyi kesmeden onu yatak odasına doğru götürürken saçlarını okşuyordu kızın..
Sonunda yatağa geldiklerinde ise, Almila'nın boynuna eğilmiş sıcak nefesini vere vere dudaklarını bastırıyordu.. Dolgun kalçalarını avuçluyor, göğüslerini kokluyordu.. ''Sana susadım Almila, artık her şeyinle benim karım ol..'' Bu, söz fitili ateşlemişti artık. İkisi de birbirini daha istekle öpmeye başladı. .Volkan, kızın elbisesinin fermuarını açarken Almila'da Volkan'ın gömleğinin düğmelerini açmaya başlamıştı..
Volkan, onu yatağa attığında Almila artık geri dönülmez bir şey yaptığının farkında değildi. Volkan, artık sabırsızlanmıştı ve aleti zonklamaya başlamıştı.. Almila'yı tatmin etmek aklından bile geçmemişti. Kızın ıslanmadığını fark ettiğinden çekmecenin yanında ki kayganlaştırıcıyı alıp, bu işi öyle halletmeyi seçmişti.. ''Senin için hazırlık yaptım güzelim..'' bu yalan Almila'nın içinde bir ürpertiye sebep olsa da aklına dahi getirmedi aldatılma ihtimalini.
Sonunda, o kayganlaşmış hazineye yavaş yavaş aletini girdiriyordu Volkan.. Dünyalar onun olmuştu.. ''Çok güzelsin kadınım! Biraz acıyacak ama sen acıya dayanıklısın değil mi* Lütfen beni durdurma!'' dedi gülerek.. Her şeyi aşkla yapan Almila'ya bakıp bir anda erkekliğini sonuna kadar kızın vajinasına itekledi.. ''Ahh!'' diye inledi Almila, şu an aldığı zevk, ilerde pişmanlığı olacaktı ama onun bundan haberi yoktu..
Volkan, git ellerine devam ederken artık zevkten patlama noktasına geldiğinde, kızın içine boşalmamak için geri çekildi.. Nefes nefese Almila'nın bacaklarına doğru boşaldı.. Ve hemen, koşarak ıslak mendil getimeye gitti, geri dönüğünde Almila'yı temizlerken alnına bir öpücük kondurdu.. ''Seni seviyorum hayatımın anlamı'' dedi.. Almila, her şeyden habersiz parmağında ki yüzüğe bakarken şu an sevdiği adama ait olmanın sarhoşluğunu yaşıyordu. Ve birlikte aldıkları duştan sonra, Volkan, yatağa uzandığı an uyumuştu.. Almila, saçlarını kuruttuktan sonra sevdiği adamın yanına kıvrıldı.. ''Şu an '' dedi içinden.. ''Çok mutluyum..'' yorgunluktan kapanan gözlerine daha fazla dayanamayıp, huzurla uykuya daldı..
Ve, ilk defa o gece huzursuz bir uyku hali yaşıyordu..Gecenin ilerleyen saatlerinde Almila'yı kan ter içinde bırakacak o rüya, artık hayatına girmeye başlamıştı.. Uykulu hali ile bedeni kasılıyor, sanki görünmedik bir el boğazını sıkıyordu.. Birden, karanlığın içinden ona doğru gelen üniformalı o askeri gördü. Almila'ya elini uzatmış, ''Gel'' diyordu.. ''Uzun zamandır seni bekliyorum..'' Almila, yerinden fırlayarak uyandı.. Korkmuştu, kimdi bu rüyasında ki?
Rüyasındaki o asker, ona elini uzatırken sanki bir kurtarıcı değil de, bir uyarıcı gibiydi; "Gel," derken aslında "Uyan," diyordu belki de. Bakışlarını sevdiği adama, Volkan’a çevirdi. Onu babasına benzetmişti, güvenmişti, ruhunu ve bedenini ona açmıştı. Ancak o an, açıklayamadığı bir huzursuzluk buz gibi bir ürpertiyle sırtından aşağı süzüldü. Volkan’ın yüzündeki o uykudaki huzur, Almila’ya ilk kez yabancı, hatta ürkütücü geldi. Kendi kendine, "Sadece heyecan," diyebildi.. "Sadece çok mutlu olduğum için korkuyorum." Oysa kader, Almila’nın kulaklarını tıkadığı o acı gerçeği, çoktan rüyaların diliyle kapısına bırakmıştı. Henüz bilmiyordu; mezuniyetinin gururu ve aşkın sarhoşluğu, çok yakında yerini o üniformalı gölgenin, yani hayatının aşkı olacak adam olan Atilla'nın sakladığı sarsıcı bir yüzleşmeye bırakacaktı.