Atilla; Almila ve Ebru kışladan çıkıp evi temizlemeye, taşımaya gittiklerinde, odamda masanın başına geçip şu Markus şerefsizinin dosyasına gömüldüm. Kafamı işe vermem gerekiyordu ama aklımın bir köşesi sürekli o dik başlı teğmende asılı kalıyordu. Düşünceleri dağıtmak adına, Markus’un geçmiş bağlantılarına dair elimizdeki tek kaynak olan Zeynep’in yanına gitmeye karar verdim. Revirin kapısını açıp içeri girdiğimde pencerden dışarı bakıyordu. Arkası dönük olmasına rağmen adımlarımı duyar duymaz istifini bozmadan konuştu.. "Hoş geldin komutan," dedi, gözlerini dışarıdan ayırmadan. "Kokun hala senden önce geliyor odaya." Bana aşık sandığım Zeynep, evliyken de böyleydi işte. Kokumdan, ayak sesimden, gölgemden anlardı benim gelip gelmediğimi. Ama artık bu bayat numaralara, o sinsi sevdala

