Tekilasının son yudumunu içtiğinde hala kafasının yerinde olması, sinirini bozmuştu Esila'nın. Unutması ve uyuşması gerekmiyor muydu? Oysaki o, her geçen saniye daha fazla yanıyordu. Eli sigara paketine gitti. Bitmişti. "Kahretsin." dedi ve paketi rastgele bir yerlere fırlattı. Gözü, paketin çarptığı aynaya takıldı. Kimdi bu aynadaki ölü kadın? Daha kaç tane ihanet görecekti? Depremlerden kaçıp yangınlara gidiyor ve orada da küle dönüyordu. Sonra küllerinden yeniden doğuyordu, her defasında eksik bir parçayla. Sahi... Ankâ kuşları gerçek miydi? "Beni siz mahvettiniz." dedi dişlerini sıkarak. Ağlamamak için yapıyordu bunu belki de, ancak çoktan ağlamaya başlamıştı, "Ölmek istemiyorum dedikçe, üzerime kürek kürek toprak attınız." Ellerini saçlarından geçirdi. Yaşarken ölmek bu muydu? Zam

