Tüm gücümle yürümeye devam ettim. Mirali'nin peşine takılarak kapıdan içeri girdim. Asansöre geldiğimizde Mirali 15. kat tuşuna bastı.
''Gergin misin?'' üstten üstten bakan bakışları ile iyice ürpermişti içim. Ne ile karşılaşacağımı bilemediğimden dolayı, heyecanım giderek artıyordu.
''Biraz heyecanlıyım.'' istemsizce dudaklarımı ısırmaya başladım.
Elleri ile dudağıma dokunarak yukarıdan aşağıya doğru indirdi. ''Yakışmış kırmızı rujun tadı da çok mu güzel?''
Kaşlarımı kaldırarak '' Çok güzel evet, ruj yemeyi çok severim.''
''Bende bakabilir miyim ?'' diyerek gülümsedi. Kafamı mı dağıtmak istiyordu. Kuşku ile baka kaldım.
Kalbimin ayarını bozan sözcükleri beynimde iyice çığ gibi büyümüştü. ''Bakamazsın..''
Eğilerek dudaklarıma yaklaştı. ''Sen bilirsin.'' diyerek geri çekildi.
Bir an soluğunu aldığımda kokusu içime kadar girdi. Kalbimdeki sıvılar miğdeme kadar indi.
Asansör açılınca sonunda gelebilmiştik. Hayatımda hiç bu kadar yüksek kata kadar çıkmamıştım.
Mirali'yi takip ederek kahve renkli altın kulplu kapının önünde durdum. Zile bastı. Bana üstten üsten bakması sanki, ben bir günah, bir suç işlemişim gibi bakıyordu. Derin bakışlarının ardından kurtulduğumda kapı açıldı.
Platin sarı saçları ile adeta ben burdayım diyen yanık teniylede yeni bronzlaştım havası veren bir kadın kapıyı açarak ''Merhabalar hoşgeldiniz'' güler yüzü ile enerjisi sabah olmasına rağmen fazla olan bayan açtı kapıyı.
''Merhaba Meltem, tanıştırayım kız arkadaşım Betila'' Kız arkadaşım derken sıradan bir kız arkadaşım mı demek istemişti?
''Memnun oldum Betilacığım ne kadar da güzel bir kızsın.'' iltifatı ile onurlandırdı. Arabadayken konuştuğu Meltem buydu demek ki.
''Teşekkürler bende memnun oldum. o sizin güzelliğiniz'' gülümseyerek tebessüm ettim.
''Buyurun içeri gelin lütfen.'' kapıyı iyice açarak elleri ile yolu gösterdi.
Duvarların renkleri su yeşili ve internetten kazanılmış ödüller ile doluydu. Hiç de böyle bir yayın yapan kişi görmemiştim. Sosyal medyada çok takılan biride değildim. Resmen kendimi çok asosyal hissettim.
''Buyurun bu taraftan.'' Belimden ittiren ellerini hissedince Mirali'ye doğru kaşımı çatarak baktım. Dudaklarını yukarı kaldırarak iyice gülümsedi. Odadan içeri girdiğimizde resmen bir stüdyoya gelmiştik.
''Betilacığım sen şu düz beyaz koltukta otur. Kameralardan çekinme, doğal ol. Onları insan gibi gör. Bizi izleyen insanlar orda gibi düşün.'' gülümsedi. Meltem hanımın bu şekilde konuşması beni rahatlatmıştı.
Beyaz koltuğa doğru ilerledim.
''Betilacığım sakin ol. İlk kez mi kameraların karşısına geçiyorsun.'' diyerek saçlarımı düzeltti.
''Evet biraz heyecanlıyım.'' ellerimi birbirine bastırdım. İçten bir gülümseme ile göz kırptım.
''Sadece olduğun gibi gözükmeye çalış. Betilla normal hayatında nasıl? Bunu yansıtacaksın.'' içimi biraz rahatlatmıştı.
''Tamam.'' diyerek gülümsedim.
''Ver bakalım çantan ile ceketini..'' ellerini uzattı.
Ceketimi çıkarttığımda Mirali ile göz göze geldik. Kırmızı ince askılılarım çıkmıştı. Siyah çantamı da vererek, onları o da bulunan beyaz askılığın üzerine attırıverdi.
''Sana soracağım soruları cevaplaman yeterli. Hazır mısın?'' Bu soru biraz daha heyecanlanmama neden olsa da ...
''Evet hazırım.'' kendimden emin bir ses tonu ile söylemiştim.
''Merhabalar, Meltem ile birebir programına hoş geldiniz. Bugün bizlerle Betilla hanım bulunmaktadır. Nasılsın Betilla ?'' o kadar enerjik konuşmaya girdi ki gerçekten birileri karşımızda gibiydi. Bende ona uyum sağlayarak.
''Teşekkürler, iyiyim. '' Başımı sallayarak, bir bacağımı diğer bacağımın üzerine doğru attırdım.
''Harika'' gülümsemesi devam ederek artmıştı.
''Betilacığım öncelikle senin Uranüs güzellik salonunda estetik yaptığını söyleyenler çok oldu doğru mu?'' Merak dolu gözler ile sormuştu.
Gülümseyerek ''Hayır ben estetik yaptırmadım.'' kaşlarımı yukarı doğru kaldırdım.
''Seni Uranüs'te ağlarken videonu çekmişler. Nedeni nedir peki?'' gülümsemesi sönmüş merak edercesine sormuştu.
''Bunu gerçekten dinlemek ister misiniz?'' diyerek yönlendirdim. Anlatacaklarım biraz saçma ve uzundu..
''Tabi merakla dinliyoruz. Değil mi arkadaşlar?'' kameradan çektiği göz irislerini bana doğru döndürdü.
''Benim dört senelik bir ilişkim vardı arkadaşlar. Sevgilim dört sene benim burnum ile alay geçti.'' diyerek dudaklarımı büzdüm.
''Ya gerçekten de sarhoş biriymiş. Böyle bir güzellik ile alay geçen ne kadar da kötü niyetli insanlar ile yaşıyoruz.'' kaşlarını çatmıştı.
''Evet böyle sözleri ile hep özgüveni mi kırdı Meltem hanım.''
''Peki sizde Uranüs güzellik salonuna uğradınız.''
''Evet ayrıldıktan sonra hemen Uranüs güzellik merkezine girdim.. Maalesef kendimi o an tutamadım ağladım.''
''Yani bir yanlış anlaşılma olmuş.'' Başını salladı.
''Evet yanlış anlaşılma oldu. Herhangi bir estetik operasyonu yaptırmadım. '' Kendimden emin bir dille konuştum.
''Yaptırmayı düşünüyor musunuz peki?'' ellerini birbirine bağladı ..
''Hayır artık özgüvenim yerine geldi. Aslında ben kendimden memnunum. Onun dediğini yapsaydım. O haklı çıkacaktı.'' Gözlerine derin derin bir bakış attım.
''Yani herşey gönül ilişkinizden başlamıştı.'' Kafasını sallayarak kameraya bakış attı.
''Maalesef öyle'' dudaklarımı büzdüm.
''Estetiğe karşı mısınız peki?'' merak edercesine sordu.
Gülümseyerek ''Hayır sadece insanın kendi kusuru yoktur belki onların gördükleri kusurlar onları farklı yapmaktadır. Farkındalıklarının farkına varmalarını çok isterim. Estetik yapmadan önce.'' Ne dediğimi o an bende anlamadım. İçimden gülmemek için dudaklarımı ısırdım.
''Kesinlikle haklısın.'' diyerek gülümsedi. Böyle söylemesi bana güç vermişti.
''Bugün programıma konuk olduğunuz için teşekkür ederim.'' gülümsemesi devam etti.
''Ben teşekkür ederim.'' Diyerek yanıtladım.
Gözlerim Mirali'yi bulunca kehribar gözleri iyice koyulaşmıştı. Kıskan mışmıydı? Yada artık benimle işi bitmiş miydi.
''Meltem teşekkür ederiz yayınlandığında bize de bilgi verirsen memnun kalırız.'' derin bir nefeste soludu Mirali.
''Tabi bilgi veririm, tahmini iki gün sonra yayınlanacak.'' diyerek gülümsedi Meltem hanım.
''Teşekkürler, Betila gidelim artık.'' sitem dolu çıkmıştı ağzından. Beyaz askılıkta bulunan, Siyah ceketimi üzerime geçirerek. Çantamı aldım ve Mirali ile çıktım.
''Kendinize iyi bakın'' Diyerek ayrıldık.
Asansör tuşuna basan ben olmuştum. Derin bir sessizlik vardı. İçlerimizi ürperten sanki herşey burada bitmiş gibiydi.
Asansör geldiğinde içeri girdik. Sıfır tuşuna basan da ben olmuştum. Her şey evet buraya kadardı. Belliydi sessizlikten. Bana üstten üstten bakışlarından belliydi. Nedenini bilmiyorum fakat kalbim acıyordu. Asansör kapısı açıldığında kapıyı açarak ilerlemeye başladım. Mirali'de arkamdan geliyor baktığı yerler ok gibi yakıyordu.
Su havuzunu ve çiçekleri geçerek ilerlemeye devam ettik. Deniz manzarası da kaybolmuştu.
''Ben buradan taksi ile giderim.'' boğazım düğünlenmişti adeta söylenirken çok zorlandım.
''Sen bilirsin diyerek'' keskince soludu.
Biraz daha yürüyerek taksi durağına gelmiştim.
Durağın içine girerek
''Taksi var mı?'' diyerek sordum.
''Var abla'' diyerek ton ton yaşlı bir amca seslendi. Dışarıya çıkarak taksiyi yan caddeden getrdi. Kapı kulpundan tutarak arka koltuğa geçtim.
''Nereye abla?''
''Çamlıcaya ağabey.'' diyerek yanıtladım.
Amca sürdükçe kalbimin sıcaklığı iyice soğuyordu sanki. Alay eder gibi üstten üstten bakışları gözlerimin önünden gitmiyordu. o ne düşünüyordu da ben bunu yaşıyordum Yada aramızda olan biten gönül ilişkisi değilde çıkar ilişkisimiydi? Bir daha boyumdan büyük işlere bulaşmayacağım. Bulaşırsam bu da iki olsun. Mertçe söylemek vardı, seni seviyorum demek. Gururumuza yenik düştüğümden daha da yerlere düşmüştüm.
''Ablacığım geldik '' diyen yaşlı amcanın sesi ile kendime geldim. Taksimetreye baktığımda 55 tl tutmuştu. Çantamın ön gözünü açarak ödemeyi yaptım. Yaşı amcada para üzerini verdi.
"Kolay gelsin" diyerek aracın kapısını açtım. Kaldırıma çıkarak yürümeye başladım. Giymiş olduğum rugan ayakkabıların sesi tak tuk ses çıkararak adeta ben buradayım diyordu. Bahçe kapısının yukarıdan demirini kaldırarak içeri girdim. Benim düzel çiçeklerim ne kadar da güzel büyüyordu. Çantamı yeşil çardağın içine giyerek masanın üzerine koydum. Küçük beyaz musluğa yürüyerel geldim. Musluğu açarak hortum ile çiçeklerimi sulamaya başladım. Sonbahara girmiş olsak bile yağmur yağmamıştı.
"Kolay gelsin Betillacığım bu ne şıklık" diyen Aysel ablanın sesiydi. Hortumu kapatarak arkamı dönerek
"Teşekkür ederim Aysel abla, çiçeklerime güzel gözükmek istedim bugün." Gülümsememe engel olamadım.
"Valla bende diyorum bu kız Betilla mı değil mi ? " Kahkahama engel olamadım.
"İlahi Aysel abla, sen beni güldürdün. Allah'ta seni güldürsün."
"Tam genç kız gibi olmuşsun." Sanki erkektimde kız olmuşum gibi davranıyordu Aysel abla.
"Teşekkürler senin kız napıyor? Geceleri uyumaya başladı mı?" Sekiz aylık bir bebeği vardı.
" Yok ne uyuması. Bir saatlik anneme bıraktım bende almaya gidiyorum. "
"İyi yapmışsın kafanı dağıtmış oldun."
"Evet çok dağıttım valla bir saattir uyumuşum" diyerek kahkaha attı.
"Ayy Aysel abla kıyamam sana " diyerek gülmeye devam ettim.
"Hadi ben gideyim çok özledim yavrumu." üzerinde ki siyah şalı arkasına doğru attırdı.
"Tamam Sanem teyzeye selam söylersin." Aklıma yine Mirali gelmişti. Bize ne olmuştu böyle.. Derin iç çektim.
"Tamam canım görüşürüz " diyerek ilerlemeye başladı.
Tekrar hortumu açarak çiçeklerimi sulamaya devam ettim. Topuklu ayakkabılarım ile ne komik gözüküyordum dışarıdan ,kim bilir. Tekrar hortumu kapattım. Çardaktaki masanın üzerinden çantamı aldım . Telefonumu çıkarttım. Ve selfie çekilmeye başladım. Ceketimi az indirerek poz vermeye başladım. Artık bende sosyal bir insan olacaktım . Daha sonra müstakil evimin kapısına doğru ilerledim. İçeriye girerek ayakkabıları ayağımdan çıkardım. Ah canım ayaklarım nasılda yorulmuş. Bunları her gün nasıl giyenler de vardı. Tamam seksi gözüküyorlar ama rahatsızlıktan başka bir şey değildi.
Salona ilerleyerek lila tonlarındaki koltuk grubumu geçerek perdeleri açtım. İçeriye aydınlık girmişti. Camı da açarak tülü çektim. İçeriye beş dakika da olsa hava alması iyi olacak. Temiz hava bana çok iyi gelirdi. Telkli lila rengindeki koltuğuma oturdum. Telefonumdan sosyal medya hesabıma giriş yaptım.
Takip isteğine tıkladığımda " Mirali Yıldırım takip etmek istiyor. " Onayladım. Ne olacak artık iki arkadaştan başka bir şey olamazdı bizden.
Bahçede çekilmiş olduğum resimlerimden en güzel çıkmış olduğum fotoğrafı seçerek ana sayfamda paylaştım. Bir yandan Meltem ile birebir programlarına konuk kimler gitmiş. Onları izlemeye başladım. Hayretle izlemeye devam ettim. Ünlü sanatçılar, konuklar. Sıradan insan benim gibi yoktu. Karnımın acıkması ile ilk yatak odasına giderek üzerimdeki elbiseyi çıkarttım. Sarı eşofmanı, siyah body çıkarttım. Üzerime geçirerek genişlemesine olan holden mutfağıma giriş yaptım. Lila renginde duvarlarım beyaz ince halım akşaptan yemek masası ve gri dolaplarımı görünce sevdim . Buzdolabımın üzerinde Çisem ile olan fotoğrafımıza bakındım. Dört sene öncesi. Aysel ablanın köpeğ ile fotoğrafım. Peluş beyaz tüyden oluşmuş Aras köpek. Ne de tatlı. Daha sonra Aysel ablanın bebeği olunca ikisine bakamadı. Annesi Arası sahiplendi. Böyle fotoğraflarım evin her bir yanındaydı. Ben çekildiğim fotoğrafları çıkarttırıp bir yerlere asarım. Anılarım benim için çok önemliydi. Telefonumun çalması ile salona doğru ilerledim.
"Efendim Çisem." sesim sakin çıkı vermişti.
" Ne yaptın aramadın? Merak ettim." Bir yandan mutfağa geçerek buzdolabını açtım.
"Eve yeni geldim. Gayet iyi geçti".
Domates, salatalık, peynir çıkararak. Kulağıma sıkıştırdım telefonu.
"Çok sevindim. Hadi gözün aydın olsun arkadaşım." Derin nefes vermişti.
" Bende çok sevindim. Resmen üzerimden büyük bir yük kalktı." Bende derin bir nefes aldım.
"Ne zaman yayınlanacak" domates ve salatalıkları kesiyordum. "Tahmini iki gün sonra yayınlanacak."
"İyi canım ben akşama uğrarım."
"Tamam diyerek" kulağım ile boyun arama sıkıştırdığım telefonumu çıkarttım. Telefonu kapattım. Ve masaya koydum.
Ekmekleri de masaya koyarak yemeye başladım. Sabah ki kahvaltımı tam yapamadığım için o kadar acıkmışım ki. Neredeyse parmaklarımı yiyecektim.
Masadakileri kaldırarak tezgahı toparladım. Telefonumu açarak salona doğru ilerledim.
Sosyal medyama baktığımda ise 200 takip isteği vardı. Bu da neydi böyle? Tekrar sayfamı yeniledim . 400 takip isteği. Ne oluyordu böyle. Telefonumu tekrar çalmaya başladı. Ağabeyim Ural arıyordu.
" Çisem sen neler yapıyorsun." Endişe ile geldi sesi.
"Ne yapayım ağabey. Bir şey mi oldu sakince cevapladım.
"Meltem ile birebir programına katılmışsın." Yayınlanması iki günü alır demişti kadın. Yayınlanmış mıydı?
" Maşallah ağabey ne kadarda sosyalsin. Kardeşin tiyatro okuduğunu biliyorsun."
"Ne yani herşey kurgu mu?" Sesi normale dönmüştü.
"Tabi ki öyle. " başımı salladım.
"Allah Allah ben o programı hep izlerim. Seni görünce şok oldum. Haber verseydin ya bana da." Haklıydı söylemem gerekiyordu. Fakat işler o kadar hızlı ilerlemişti ki fırsat bulamamıştım.
"Ağabey iki gün sonra yayınlanacaktı. Bende şimdi senden öğrendim yayınlandığını." Dudaklarımı yemeye başlamıştım.
"Tamam başka bir şey var mı yaptığın böyle bir iş." merakla soruverdi.
"Şimdi okullarda tiyatro oyunları başlayacak. Onlar için projemiz var."
"Çok sevindim kardeşim. Böyle ayaklarının üzerinde olmana çok sevindim."
Ağabeyim bu hayatta hep beni desteklemiştir. Okumam içinde elindem gelen maddi manevi herşeyi sağlamıştır.
"Sağol ağabeyim kimin kardeşiyim ama. Bu arada yengem nasıl?" Ağabeyim iki yıllık evliydi. O yüzden ayrı eve çıkmıştı. İki yıldırda ben evde tek yaşıyordum.
"İyi o da çalışmaya devam."
"Aman iyi olsun da ." Yengem hem evde bebek bakıyor hem de bir firmanın muhasebesini evden tutuyordu. Gelen faturalı e arşivden kesip firmalara gönderiyordu. Hafta da bir kez iş yerine uğruyordu.
"İyi bakalım var mı diyeceğin bir şey" derken bir şeyler ağzına atıyordu.
"Yok ağabeycim görüşürüz."
"Görüşürüz." Diyerek soludu. Telefonu kapatmamla inanamadım. En son 400 takip isteği 2000 takip isteğine dönmüş.
Kapı zili çalması ile kapıya doğru ilerledim. Kapıyı açtığımda siyah bir jean pantolon beyaz gömlek ve siyah bir kapşunlu hırka ellerinde poşetler ile gelen Çiğsem'di.
"Akşamı bekleyemedin mi kızım?" Diyerek güldüm.
Siyah spor ayakkabılarını çıkararak içeri daldı.
Kaşlarını yukarı kaldırarak "Bekleyemedim. "
Bende arkasından salona doğru ilerledim.
"Ne oldu?." Durgun suratım ile sordum.
"Yayınlanmış Betila izledin mi? '' elleri tir titriyordu
"Hayır izlemedim, haberim var ağabeyim aradı. "
Millet deli gibi takip isteği atıyor bana. " Diyerek ekledim. "Bu Meltem'in programı çok izleniyormuş Betila." Diyerek soludu.
"Evet bende bugün programa gelen ünlülere baktım. Bir bilmeyen cahil senle benmişiz demek. Sen nereden öğrendin? "
Atilla aradı üniversiteden " Bu bizim Betila mı diye link atmış. Bende linke tıkladığımda gördüm işte. Şaşırdım iki gün sonra yayınlanır demiştin.
"Evet banada iki gün sonra dediler."
Telefonu elime aldığımda 3000 takip isteği olmuştu. Çiseme gösterdim.
Gözleri iyice büyüdü. "Oha! Bu da ne böyle.!"
Telefonu elinden alarak istekleri kabul etmeye başladım.
Mesaj gelmişti;
Mirali Yıldırım: ''Ne yapıyorsun?''
''Takip isteklerimi kabul ediyorum.''
''Hayırlı olsun.'' Gülümsedi.
''Teşekkürler.'' dişlerimi sıkarak yazdım.
Mirali'nin sosyal medyasına girdiğimde kıvırcık siyah saçlı iri gözlü beyaz teli bir kız ile fotoğraf paylaştığını gördüm. Üzerine tıkladığım etiketlediği kişi ''Ezgi Uğurlu'' yazıyordu. Hem bir kız ile fotoğraf paylaşmış hemde bana yazarak aklımı karıştırmaya çalışıyordu. Kaşlarım iyice çatılmıştı kızın profiline baktığımda 300 tane fotoğraf vardı. Sürekli bir yerlerde ve hep farklı kıyafetler ile kombine etmişti.
''Çisem şuna bak.'' Diyerek Çisem'e doğru uzattım.
''Mirali bu kızla sevgili mi?'' diyerek kaşlarını çattı.
''Bilmiyorum.'' dudaklarım büküldü.
''Belkide değildir. Betila telefonun çalıyor.'' Uzanarak elinden aldım.
Kayıtlı olmayan bir numara arıyordu. Telefonu açarak ''Alo''
''Merhaba, Betila hanım ile mi görüşüyorum.?''
''Evet benim buyrun.'' biraz kaba girmiştim konuya.
''Uygar ajansından arıyorum ismim Haluk.'' sesi aynı yumuşaklıkta devam ediyordu.
''Evet Haluk Bey.''
''Yeni çekilecek olan Bugünümde kal dizisinde başvurunuz onaylandı.'' hayretler içerisinde kalmıştım bir ay öncesi başvurmuştum bu projeye, dizinin adından hatırladım.
''Çok sevindim.'' diyerek sesim daha enerjik çıkmıştı.
''Yarın görüşmeye gelebilir misiniz?'' Bir an düşündüm yarın önemli bir işim yoktu.
''Evet gelirim. Saat kaçta orda olayım?''
''Saat 10.00 uygunmudur?''
''Uygundur teşekkürler.''
''Ben teşekkür ederim.'' diyerek yanıtladı. Telefonu kapattıktan sonra Çisem ile göz göze geldim. Üzerindeki siyah kapşunlu hırkayı çıkarmıştı.
''Kim Betila? '' meraklı bakışlar ile tekli koltuktan kalkarak yanıma geldi.
''Bugünümde kal dizisine başvurmuştum ya ?''
''Evet'' merakla bakıyordu.
''O kabul olmuş.'' gözleri iyice büyüdü.
''Ne diyorsun.'' dişlerimi çıkartarak gülümsedim.
''Evet'' ikimizde kalkarak birbirimize sarıldık.