“KÜÇÜK ANLAŞMA”

966 Words
Şahin kollarına yığılan küçük bedene bakıp içten bi of çekti. Anlaşılan bu küçük kız işlerini zorlaştıracaktı. Kucağı daki narin bedenle çalışma odasından çıkıp üst kata yöneldi. Feray, evin küçük kızını Şahinin kucağında baygın görünce “hiih!” Deyip elini ağzına kapattı. “Kolonya, su… bir şeyler getir!” Şahinin sert sesiyle yerinden sıçrayan kadın hızla mutfağa koştu. Şahin odaya girince Pufi, havlayarak ileri atıldı. Sanki biricik sahibin kendisine ihtiyacı varmış gibi Şahinin etrafında dönmeye başladı. Kucağındaki baygın kızı yatağa yatıran Şahinin ardından Pufide hemen atladı yatağa. Sık nefeslerle Defnenin başucunda dönerken Feray elinde soğuk su ve kolonyayla telaşla odaya girdi. Defnenin kumral sarı saçları yastığa dağılırken bedeninin naifliği Şahinin gözlerinden kaçmadı. 22 yaşında bi kıza göre epey cılız ve çocukçaydı. Az önce taşırken ellerine gelen kemik de bunu doğrular nitelikteydi. Oysa kadın dediği şöyle ele avuca gelmeliydi. Tabi gençlerin zayıflık furyası her bedende bir moda gibi kendini gösteriyordu. Odaya giren hizmetliye dönüp, “Sen şu kedi kılıklı iti al çık Feray!” Deyip kadının elindeki su ve kolonyayı aldı. “Peki efendim siz nasıl isterseniz…” Emir demiri keser misali Feray endişeli gözlerle Defneye baksa da karşısındaki adam kocasıydı sonuçta. Dün Defne evde yokken Şahin gelip tüm aile üyelerine kendini bizzat tanıtmıştı. Panikle Defnenin etrafında dönen Pufiyi kucağına alıp dışarı çıktı. Şahin ellerine bolca döktüğü kolonyayı Defneye koklatıp yüzüne hafif tokatlar atmaya başladı. “Kendine gel…” Defnenin narin bedeni tüm bu olanlara zayıf tepkilerle karşılık verdi. Önce kaşları hafifçe kıpırdadı, ardından kirpikleri titredi. Şahin dikkatle yüzünü izliyordu. Elindeki kolonyayı bir kez daha avucuna döküp boynuna ensesine sürdü. Ardından yeniden seslendi, bu sefer sesi daha yumuşaktı, “Defne… Hadi, aç gözlerini artık.” Bir şeylerin içine hapsolmuş gibi duran Defne, sonunda derin bir nefes aldı. Göz kapakları ağır ağır aralandı, fakat bakışları hâlâ bulanıktı. Şahin, onun uyanmasına sevindiğini belli etmeden ayağa kalktı. Soğukkanlılığını korumaya çalışsa da gözlerinin derinliklerindeki endişe çoktan açık vermişti. “Ne oldu bana…” diye mırıldandı Defne, sesi zar zor duyuluyordu. “Bayıldın. Kendine gel konuşacağız,” dedi Şahin, gözlerini kaçırarak. Bir yandan da pencereye yönelip perdeleri araladı, odaya gün ışığı doldu. Defne yavaşça doğrulurken karşısındaki iri yarı adamın gerçekliğinden bir türlü kurtulamıyordu. Önce rüya sanmış sonra odasında yarı çıplak karşılaşıp şaka sanmıştı… İçinden gelen hıçkırıkları bastıramayarak başını elleri arasına alıp ağlamaya başladı. “Yeter artık… ne oluyor?! Delirdim mi ben! Bu yaşadıklarım da ne!” Şahin ellerine cebinde gayet rahat bir şekilde odanın içinde gezinirken Defneye yaklaştı. Bitkin ve şaşkın kızla artık konuşmanın zamanı geldi diye düşündü. “Baban…” dedi Şahin. Kendi planladığınca olan biteni anlatacaktı. İlk kelimede Defne başını kaldırıp gözlerini Şahine dikti. “Ne babam?” Defne şaşkın bir şekilde gözlerini kırpıştırırken Şahinin her şeyi anlatmasını istiyordu. Artık beynini allak bullak eden bu durumun biran önce son bulmasını istiyordu. Şahinin ağzından kelimeler zorla döküldü. “Baban, dostumdu… İçerden.” “Nasıl yani?” Defne bi anda yataktan doğrulup Şahinin ağzından çıkan kelimelere kulak kesildi. Babasının böyle bir arkadaşı olduğunu bilmiyordu. Hoş… babasına dair aslında hiç bir şey bilmiyordu. Onun gizemli işleri, hiç bir şeye Defneyi karıştırmayıp hep geri planda tutması, ne soğuk ne sıcak tavırları… hepsi Defne için zaten hayatının muammasıydı. Şahin ise Defneye söyleyeceklerini aklında toparladı. “Bana bak küçük hanım… şimdi seninle konuşacaklarımız aramızda kalan bir sır olacak. Seninle olan evliliğimizin sebebi baban…” . . . DEFNE “…seninle evliliğimizin sebebi baban her şeyi o ayarladı. Ama sana anlatacaklarımı başka birine anlatacak olursan inan bana bu evlilik gerçek olur! İşte o zaman beni hiç bir şey durduramaz!” Yatağın bi köşesine şaşkınlıkla çekilirken hayret içinde kalmıştım. Nasıl yani ciddi ciddi ben bu adamla babamın isteği yüzünden evliydim? Nasıl yapardı böyle bir şeyi? Üstelik bana hiç bir şey sormadan, anlatmadan… Akan bi kaç damla göz yaşımı silip, “ne saçmalıyorsun sen?! Her şeyi anlat bana çabuk…” dedim. Sert bir o kadar da kendinden emin adımlarla gelip yatağın ucunda durdu. Elleri cebinde gayet rahat bir şekilde hafifçe öne eğilip, “Birincisi küçük hanım bana asla emir kipi kullanmayacaksın! Ben senin kapıdaki köpeklerine benzemem!” Deyip boynunu yana eğerek devam etti, “…ikincisi de ne olursa olsun asla aramızdaki evliliğin sahte olduğunu kimse bilmeyecek! En yakınından tut en uzağına kadar, hatta o it bile bilmeyecek bunu…” “İt derken?” Bi anda gözlerimi kıstım. Kime it diyor bu hadsiz! “Şu kedi kılıklı şey yok mu…” “Bana bak onun bi adı var! PUFİ!!! Seninle evli olmak meziyetmiş gibi çok ta şey yapma yani! Lakin anlamıyorum ben niye saklıyorum bunu sen neden kabul ettin, babamın amacı neydi?!” “Başka soru yok! Her neyse… Altı ay küçük hanım altı ay sabret her şeyi öğrenirsin! Lakiiiiin…” deyip gözlerimin içine baktı, “anladığın gibi tüm mal varlığınız artık bende sağ sağlim almak istiyorsan bu süreçte çeneni kapalı tutacaksın! Eğer bir kişi bile bu evliliğin gerçek olmadığından şüphe ederseee…” deyip iyice gözlerimin içine kenetlendi. “Seni bu yatakta sike sike o evliliği gerçek yaparım bilmiş ol!” Elime geçen yastığı alıp fırlattım, “mendebur ayı! Sanki çok meraklıyım senin karın olmaya!” Fırlattığım yastığı tek eliyle yakalayınca alayla karışık bi kahkaha savurdu. “Hıh… sonra aşık olmada güzelim. Çok beklersin beni…” “Kimseyi bekleyeceğim falan yok! Ama bana hala yeterli bi açıklama yapmadın! Biz neden evli olmak zorundayız?! Sen kimsin? Sana nasıl güvenebilirim?” “Bunların hepsinin cevabını altı ay sonra alacaksın! Şimdi başka soru yok! Bu küçük anlaşmamızı da kimse bilmeyecek! Hazırlan, aileyle bir kez de karımla birlikte tanışmak istiyorum! Ve bu evde güvenebileceğin tek kişi benim!” Arkasını dönüp çıkarken söylediği tek kelime, “seni bekliyorum karıcım…” oldu. Lanet olsun! Bi kaç ay önce babamın gidişiyle hayatıma çöreklenen amcama güvenemeyeceğimi biliyordum. Lakin bu adam kimdi de ona güvenecektim? Görünene göre her şeyimiz onundu artık. Peki altı ay diye neden tutturuyor bu adam? Oofff ben nasıl bu adamın karısı oldum?! Allahım aklıma mukayyet ol…
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD