AŞKIM Yekta’nın gözlerine anlamsızca bakarken, odasının kapısı bir anda açıldı. Melisa, elindeki dosyayla koridora doğru adımladığında, hepimizin bakışları istemsizce ona kilitlendi. Başını kaldırdı; nefes alışverişi bile kararsızdı ama gözlerinde belli belirsiz bir isyan vardı. Cebinden çakmağını çıkardı, parmağı tetiğe dokunduğu anda sessizlik bir kıvılcım sesiyle yırtıldı. Dosya alevle tutuştuğunda, yanık kâğıt kokusu havayı doldurdu. Yekta ellerini cebine soktu, bedenini tamamen ona çevirerek başını hafifçe kaldırdı. “Yani… Ölümü göze mi alıyorsun?” dedi, sesi sakin ama tehditkâr bir derinlikle. Melisa’nın dudakları titredi, yine de sesinde kararlılık vardı. “Evet.” dedi. Gözleri bana döndü, orada bir veda saklıydı. “O zaten yeterince ölümlerden döndü, belki de sıra bendedir bu ke

