ÖYKÜLEYİCİ ANLATIM Deri divanın üzerinde yatan Aşkım’ın dudakları titredi; parmakları usulca kıpırdandı, ama gözlerini henüz açacak gücü bulamıyordu. Her nefes alışında göğsünde keskin bir sancı hissediyor, acı ciğerlerine işliyordu. Bu dayanılmaz his, gözlerinden usulca süzülen yaşlara karışıyordu. Gözlerini açmak için çabalıyordu, ama kafası karmakarışıktı, hafızası sisler içinde kaybolmuş gibiydi. Ne zamandır burada olduğunu, ne zamandır uyuduğunu bile bilmiyordu. Ne olduğunu da… Neden bedeninin bu kadar paramparça hissettiğini de. Ama zihninin en derin köşesinde üç isim yankılanıyordu: Ekin, Tayfun ve Yekta. Onların nerede olduğunu merak ediyordu. Ve onları bulamamanın verdiği korku, acılarına bir yenisini daha ekliyordu. Gözlerini usulca açtı, dudaklarından güçsüz mırıltılar dö

