AŞKIM Kanlı ellerimle gözlerimdeki yaşları sildim, yavaşça ayağa kalktım. Çizimlerle dolu kağıdı katlayıp cebime yerleştirdim. Silah sesleri, bağırışlar, gürültü… Hepsi durmuştu. Geriye sadece ismimi fısıldayan yankılar kalmıştı. Sanki çok uzaktan geliyorlardı. Jartiyerime sakladığım telefonu titreyen parmaklarımla çıkardım, ses kaydını durdurdum. Nefeslerim düzensizdi; adamın söyledikleri hâlâ kulaklarımda uğulduyordu. Yavaşça eğildim. Kanlı çakıyı göğsünden çektim. Bir damla daha sıçradı yüzüme, sıcak ama yabancı… Sonra ayak seslerini duydum. “Aşkım!” Tayfun’un sesiyle irkildim. Başımı kaldırdım, gözyaşlarıyla bulanıklaşmış görüşümde onu çift görüyordum. “Tayfun…” dedim kısık bir sesle. Boğuk, kırık, kısılmış. Ellerde kanın değil, bir katilin soğukluğu vardı. Ben… Daha önce kimsey

