Aslan Miroğlu Odayı hızla taradım, Jiyan’ın kime işaret ettiğini anlamaya çalışıyordum. Ama sonra… Gözlerim ona takıldı. Kalbim, o an göğüs kafesimden çıkacakmış gibi çarptı. Bacaklarım yerinden kıpırdayamadı. Gözlerimi kırpmadan, nefes bile almadan baktım. O oradaydı. “Kardelen’im...” diye zar zor fısıldadım. Sanki nefes almayı bile unutmuştum. Yatağın içinde, solgun ama hâlâ hayatta, hâlâ benim biricik kız kardeşim olarak oradaydı. Kardelen… Dünya durdu, zaman sanki hiç işlemedi bize, aklımdaki tüm sesler sustu. Sadece kalbimin deli gibi atan sesi vardı kulaklarımda. “Benim… kış çiçeğim…” Boğazım düğümlendi, nefesim kesildi ama düşünmeden, tereddüt etmeden koştum. Adımlarım yere çarptıkça içimdeki acı, haftaların hasreti, pişmanlığı, öfkesi yerle bir oldu. Dizlerimin üzerine

