Jiyan Dilşad Kalbim o an adeta yerinden çıkacak gibi atıyordu. İçimdeki duygular öyle karmaşıktı ki, hangi birine tutunacağımı bile bilmiyordum. Nasıl bir güç geldi de onu üzerimden ittirdim, bilmiyorum. Ama bildiğim tek şey, dudakları dudaklarımın üzerindeyken sağlıklı düşünmemin mümkün olmadığıydı. Tanrım! Ne hale geldim ben? Oysa bir zamanlar bana dokunduğu an, tiksinmem gerekiyordu değil mi? Onca yaşattığından sonra, bana yaptığı eziyetlerden sonra... Ama olmuyordu. O lanet olası adamı seviyordum! Evet, kendime bile itiraf etmekten kaçındığım şey buydu işte! Seviyordum. Hem de delicesine seviyordum. Ne olurdu sanki bana en başından aşkla baksaydı? Ne olurdu sanki evlendikten sonra “Jiyan, bu bir oyun ama ben sana zarar vermeyeceğim.” Deseydi? Yine de her şeye razı olurdum. Ama

