bc

Güneşin altında bir yalan

book_age16+
1
FOLLOW
1K
READ
contract marriage
confident
heir/heiress
sweet
bxg
city
highschool
lies
musclebear
like
intro-logo
Blurb

Güneşin Altında Bir YalanBölüm 1 — Çiçekler ve YalanlarMarbella'da düğünler iki şekilde olurdu.Ya küçük, sessiz ve romantik...Ya da Valdés ailesinin düğünü gibi, bütün şehrin günlerce konuştuğu gösterişli bir şölen.Sofia Morales ikinci türden nefret ediyordu.Çünkü zengin insanların düğünlerinde çiçeklerin sayısı bazen davetlilerin sayısını geçiyordu.Ve o gün tam üç yüz kırk iki beyaz gül taşımıştı.Son kutuyu yere bıraktığında belini tuttu.— Bir daha zengin bir aileye çiçek satarsam beni durdurun.Yanında çalışan yaşlı kadın gülümseyerek ona baktı.— Bunu geçen ay da söylemiştin.Sofia başını çevirdi.— Geçen ay iki yüz kırk gül vardı.— Demek ilerleme var.— Ne açıdan?— Daha fazla para kazanıyorsun.Sofia gözlerini devirdi.— Daha fazla bel ağrısı kazanıyorum.Kadın güldü.Sofia ise son çiçekleri yerleştirmek için yeniden eğildi.Marbella'nın merkezindeki küçük çiçekçi dükkânı onun için yalnızca bir iş yeri değildi.Burası babasının yıllar önce açtığı dükkândı.Duvarlarda hâlâ babasının seçtiği eski ahşap raflar vardı.Kapının üzerindeki tabela bile onun zamanından kalmıştı.Morales Flores.Sofia çocukluğundan beri bu dükkânın içinde büyümüştü.Çiçek kokusunu, sabahın erken saatlerinde gelen müşterileri ve dükkânın önünden geçen turistlerin seslerini seviyordu.Ama son birkaç ayda çiçek kokusunun üzerine başka bir koku sinmişti.Endişe.Babası yıllar önce onları bırakıp gitmişti.O günden sonra Sofia ve annesi Elena, dükkânı birlikte ayakta tutmuştu.Elena artık eskisi kadar çalışamıyordu.Bu yüzden Sofia hem dükkânı işletiyor hem de evin masraflarını karşılıyordu.Üstelik şimdi yeni bir sorun vardı.Dükkânın bulunduğu bina satılıyordu.Yeni sahibi kirayı artırmak istiyordu.Sofia'nın iki ay içinde yaklaşık seksen bin avroluk borcu kapatması gerekiyordu.Aksi hâlde dükkânı kaybetme ihtimali vardı.Banka kredisi için başvurmuştu.Reddedilmişti.Başka bir bankaya gitmişti.Yine reddedilmişti.O yüzden o gün yüzlerce beyaz gülün arasında dolaşırken aklından geçen şey romantizm değildi.“Bu dükkânı kaybetmeyeceğim.”Tam o sırada arkasından bir erkek sesi geldi.— O buket yanlış yerde.Sofia yavaşça arkasını döndü.Karşısında siyah takım elbiseli, uzun boylu bir adam duruyordu.Adamın yüzü o kadar ciddi görünüyordu ki Sofia birkaç saniye boyunca hiçbir şey söylemeden ona baktı.Sonra kaşını kaldırdı.— Nesi yanlış?Adam çiçekleri işaret etti.— Gelinin giriş yolunu kapatıyor.Sofia bukete baktı.Sonra adama.— Gelin henüz burada değil.— Birazdan gelecek.— O zaman birazdan kaldırırım.Adam kaşlarını çattı.Sofia da kollarını bağladı.İkisi birkaç saniye boyunca birbirlerine baktılar.Sonunda Sofia iç çekti.— Bakın Bay Takım Elbise...Adamın kaşı havaya kalktı.— Bay Takım Elbise mi?— Adınızı bilmiyorum.Adamın dudaklarının kenarı hafifçe kıvrıldı.— Alejandro.— Güzel. Alejandro Bey...Sofia elindeki makası gösterdi.— Şimdi çekilebilir misiniz? Elimde üç yüz tane daha çiçek var.Alejandro kenara çekildi.— Rica ederim.Sofia yürümeye başladı.Sonra durdu.Arkasına baktı.— Bir de çiçekler hakkında yorum yapmayı bırakın.Alejandro şaşırdı.— Çiçekler hakkında ne söyledim?— Yüzünüz söylediniz.Alejandro birkaç saniye ona baktı.Sonra ilk kez gülümsedi.Sofia hemen arkasını döndü.“Sinir bozucu.”Tam o anda gelinin sesi duyuldu.— Sofia! Buket!Sofia gelin buketini aldı.Koşarak salona yöneldi.Ama ayağı halının kenarına takıldı.— Ah!Buket havaya fırladı.Sofia dengesini kaybetti.Ve birkaç saniye sonra...Buket doğrudan Alejandro'nun göğsüne çarptı.Salonda bir anda sessizlik oldu.Sofia gözlerini kapattı.“Harika.”Yavaşça gözlerini açtı.Alejandro hâlâ göğsündeki bukete bakıyordu.Sonra başını kaldırdı.— Bunu bilerek mi yaptın?Sofia ciddi bir ifadeyle başını salladı.— Kesinlikle.Alejandro şaşırdı.Sofia devam etti:— Çünkü biraz önce çiçeklerimi eleştirdiniz.Salondan birkaç kişi kıkırdadı.Alejandro ise birkaç saniye boyunca Sofia'ya baktı.Sonra kahkaha attı.Sofia onun ilk kez gerçekten güldüğünü gördü.Ve istemese de düşündü:“Demek gülebiliyormuş.”Ama bu düşünceyi hemen kafasından attı.Çünkü onunla bir daha karşılaşacağını düşünmüyordu.Yanılıyordu.........

chap-preview
Free preview
Yüz Bin Avroluk Teklif
Üç ay sonra... Sofia o düğünü çoktan unutmuştu. Alejandro ise unutmamıştı. Özellikle de göğsüne gelin buketi fırlatan kadını. Ama Alejandro'nun o gün Sofia'yı düşünmesinin asıl nedeni, güzel olması değildi. Kadın ona karşı korkmadan konuşmuştu. Valdés ailesinin çevresindeki insanların çoğu Alejandro'ya konuşurken kelimelerini dikkatle seçerdi. Sofia ise onun kim olduğunu bile bilmeden ona “Bay Takım Elbise” demişti. Bu durum Alejandro'nun aklında gereğinden fazla kalmıştı. Fakat üç ay sonra karşısına çıkacak asıl problem Sofia değildi. Büyükannesi Isabel Valdés'ti. — Alejandro! Malikanenin yemek salonunda yankılanan sesle masadaki herkes sustu. Alejandro gözlerini kapattı. — Evet, büyükanne? Isabel yetmiş yaşındaydı. Ama ailedeki herkes onun tek bir bakışıyla bile susmayı bilirdi. Masadaki gümüş çatal bıçakların arasında dimdik oturuyordu. — Otuz beş yaşındasın. — Farkındayım. — Hâlâ bekârsın. — Bunun da farkındayım. — Ve evlenmeye hiç niyetin yok. Alejandro çatalını bıraktı. — Şu anda şirkete odaklanıyorum. Isabel soğuk bir gülümsemeyle ona baktı. — Şirketin başına geçmek istiyorsun ama aile kurmaya gelince birden kariyerin aklına geliyor. Masadaki Mateo gülümsemeye başladı. Alejandro ona sertçe baktı. Mateo hemen başını eğdi. Isabel devam etti: — Bir ay içinde nişanlanmazsan yönetim kurulundaki bazı yetkilerini Mateo'ya devredeceğim. Alejandro'nun yüzündeki ifade değişti. — Bunu yapamazsın. — Yapabilirim. — Büyükanne... — Bana nişanlını getir. Alejandro sustu. Isabel gözlerini kıstı. — Yoksa nişanlın yok mu? Alejandro birkaç saniye düşündü. Hayatında ilk kez söyleyeceği yalanın bu kadar büyük olacağını o anda bilmiyordu. Sonra aklına beyaz güllerin arasında duran kadın geldi. — Var. Masadaki herkes ona döndü. Mateo'nun gülümsemesi kayboldu. Isabel'in gözleri parladı. — Kim? Alejandro'nun aklına tek bir isim geldi. — Sofia. — Soyadı? — Morales. Isabel gülümsedi. — Ne güzel. Alejandro rahat bir nefes aldı. Ta ki Isabel şu cümleyi söyleyene kadar. — O hâlde yarın akşam yemeğe getir. Alejandro'nun yüzü düştü. — Yarın mı? — Yarın. — Ama... — Üç ay sonra düğününüzü konuşuruz. Alejandro sandalyesine yaslandı. “Bu iş sandığımdan daha kötü.” Telefonunu çıkardı. — Daniel. — Efendim? — Sofia Morales'i bul. Daniel birkaç saniye sustu. — Hangi Sofia Morales? Alejandro pencereye doğru yürüdü. — Çiçekçi olan. — Onu neden arıyoruz? Alejandro derin bir nefes aldı. — Ona bir iş teklif edeceğim. — Ne tür bir iş? Alejandro gözlerini kapattı. — Üç aylık nişanlılık. --- Ertesi sabah Sofia dükkânın kepengini açtığında kapının üzerinde beyaz bir zarf gördü. Zarfın üzerinde yalnızca adı yazıyordu. Sofia Morales. Kaşlarını çattı. Zarfı aldı. İçinden kalın bir dosya çıktı. İlk sayfada tek bir isim vardı. Alejandro Valdés. Sofia'nın yüzü düştü. — Bay Takım Elbise... Dosyanın ilk sayfasını çevirdi. Sonra ikinciyi. Sonra üçüncüyü. En sonunda gözleri sayfanın ortasındaki rakama takıldı. 100.000 € Sofia birkaç saniye boyunca hiçbir şey söylemedi. Ardından dosyayı kapattı. — Hayır. Bir saniye düşündü. Dosyayı tekrar açtı. — Kesinlikle hayır. Tam o sırada annesi Elena içeri girdi. — Kiminle konuşuyorsun? Sofia dosyayı arkasına sakladı. — Hiç kimseyle. Elena şüpheyle baktı. — Sofia... — Anne, gerçekten hiç kimseyle. Elena dosyayı fark etti. — O ne? Sofia istemeden dosyayı masanın üzerine bıraktı. Elena rakamı görünce gözlerini büyüttü. — Yüz bin avro mu? Sofia başını salladı. — Evet. — Sana mı verecek? — Evet. — Neden? Sofia derin bir nefes aldı. — Nişanlısı olmamı istiyor. Elena birkaç saniye sessiz kaldı. Sonra sakin bir şekilde sordu: — Peki sen ne dedin? Sofia dosyayı kapattı. — Hayır. Elena başını salladı. — İyi. Sofia şaşırdı. — Gerçekten mi? — Elbette. Elena dosyayı tekrar ona uzattı. — Ama önce şartlarını oku. Sofia annesine baktı. Sonra dosyaya. Bir kez daha açtı. Ama bu kez yüzünde gülümseme yoktu. Çünkü bunun bir şaka olmadığını anlamıştı. Alejandro Valdés gerçekten ona yüz bin avro teklif ediyordu. Ve Sofia henüz bilmiyordu... Bu teklifin yalnızca hayatını değil, kalbini de değiştireceğini.

editor-pick
Dreame-Editor's pick

bc

Pars

read
473.3K
bc

AKIL ve TUTKU

read
12.6K
bc

ÇAKIRBEY

read
46.4K
bc

SESSİZ YANGIN

read
2.0K
bc

AĞA'NIN GÜNÂHSIZ GELİNİ (+21)

read
204.4K
bc

Ay Işığının Gölgelerinde

read
1.7K
bc

SENİNLE BİR ÖMÜR

read
5.2K

Scan code to download app

download_iosApp Store
google icon
Google Play
Facebook