“Hayır teyzecim… Halil İbrahim, tam olarak burada işte. İpek’i vuran köpek ile Bade’yi şişleyen şerefsizin ensesinde!” Tuğrul’un coşkulu açıklamasının ardından annem birkaç saniye donakaldı. Başını ağır ağır televizyona çevirdi. Kadın spiker, susmuştu. Ekranda iki adamın direğe bağlı oldukları ve başlarını yere eğerek yüzlerini sakladıkları bir video oynatılıyordu. Bade, duvara monteli televizyonun altında kaldığı için birkaç adım öne çıkmak zorunda kaldı, Gülendam abla ise yanımda “Helal aslanıma,” diye gaza gelmekle meşguldü. Hüma gülümsüyordu, Alparslan ona göz kırptı. Annem, video kapandığı an, Tuğrul’a döndü. Gözleri arkaya yuvarlanırken bedeni dengesizce sallandı. “Anne!” diye bağırdım doğrulmaya çalışırken. Kolumda hissettiğim ani acıyla kımıldayamadım, çok şükür ki Tuğrul annemi

