“Suç Örgütüne Yardım ve Yataklık şüphesiyle gözaltına alınıyorsunuz. Dilerseniz avukat tutma hakkına sahipsiniz.” O an, içimde yankılanan tek duygu tarifsiz bir şaşkınlıktı. Kafamdan geçen düşünceler birbirine dolanmış, kelimeler zihnimde çırpınıp duruyordu. Nefes almak bile unuttuğum bir refleks gibiydi; gözlerim büyümüş, dudaklarım aralıktı. Komiserin ağzından çıkan her kelime sanki ağır ağır havada asılı kalıyor, gerçeklikten uzak bir kâbusun içindeymişim gibi ortam silikleşiyordu. Olayların gidişatına yetişemiyordum. Her şey benden birkaç adım önde akıyordu. Kendime yabancılaştım, sanki dışarıdan bir olayı izliyormuşçasına bakakalmıştım. Abimin bir şeyler söylediğini duydum ama anlamlandıramadım. Kulaklarımdaki çınlama sözcükleri idrak etmemi zorlaştırıyordu. Karşımdaki Komiser’

