Her yanımdan çekiştiriliyormuş gibi hissediyordum: ruhum, aklım, kalbimin ortak hiçbir noktası kalmamıştı sanki. Abimle yaşadığımız belki de en büyük tartışmanın izlerini taşıyorken dün gecemi mahveden adamların olduğu şirkete çalışmaya gelmek, duygu durumumu gitgide kötüleştiriyordu. Sabah evden kaçarcasına hızlıca çıkıp bir yerde kahvaltı etmiştim, şimdiyse nefret ettiğimi iddia ettiğim adamların işini yapmak için ofiste, bilgisayarımın başındaydım. Odaklanmam o kadar zorlaşıyordu ki rakamlar ve faturaların üstündeki bilgiler birbirine geçiyor, baktığım ekran bulanıklaşıp duruyordu. Önümden süzülerek masamın üstüne düşen minik kâğıttan uçağı görene dek içimde yaşadığım kaosun emarelerini saklayabildiğimi düşünüyordum. Ali’ye dönüp baktığımda hevesli bakışlarını bana diktiğini fark etti

