Derde düştüm dermanımı aradım

971 Words
Haklıydı her şeyi bilerek kabul etmiştim bunu. Bana böyle davranacağı hiç aklıma gelmemişti ama. Ne olursa olsun biz arkadaştık. “Peki böyle mi davranmaya devam edeceksin bana.” Derin bir nefes çekip kafa salladı. “Suçum olmadığını biliyorsun. Benim de seçim şansım yoktu. Canım ya da bu evlilik. “ Yalandı onunla evlenmeyi bu dünyadaki herşeyden daha çok istiyordum belki de. “Biliyorum ama benden sana başka şekilde davranmamı bekleme. Yüzüne bile zor bakıyorum. Her şey benim için de zor. Biraz da beni anla lütfen. “ Haklıydı onun içinde kolay değildi. O sigara dumanını üflemeye devam ederken belki sırası değildi bu konuları konuşmanın biliyorum ama merak ediyordum. Bizim bundan sonraki halimizi artık ne olduğumuzu. “Artık olan oldu hiçbir şeyi değiştiremeyiz farkındayım. Seni de anlamaya çalışıyorum ama yarın düğün var. Ne olcak bundan sonra ben bilmiyorum kafamın içinde bin tane şey var kafamda. “ Çok merak ediyordum daha fazla dayanamamıştım. Şu an ikimizde sonsuz dipsiz karanlık bir kuyudaydık. Beyinlerimiz bir şeyi düşünmeye çalışıyordu ama sadece çalışıyordu. Şu anki durumumuza bir öneri ve çözüm üretemiyordu. Halimize bir çıkış yolu bulamıyordu. “Şahin “ dedim yine en içten sesimle. Şaşkınca bana baktı. “Ben senin mutluluğunu isterdim Hazala da söyledim ama dinlemedi. Onun adına senden ben özür dilerim.” Tepkisizce bana bakmaya devam ediyordu. Bu konuşmayı sanki tek başıma yapıyordum o beni dinlemek istemiyordu. “Ben herkes için şu an hazalım ama senin için hazan olarak kalmak istiyorum. Herkes hazal dese de ne olur sen hazan de. “ ”neden “ dedi. “Senin beni hazal olarak görmeni istemiyorum.” “Çok üzgünüm çok sevgili nişanlım. Hazalsın düğün gecemizde bunu daha iyi anlarsın.” Dedi ve arkasını dönerek içeri geçti. Beni orda kendi halimde bırakıp içeri geçti. Ben balkonda boş boş dışarı bakarken kaç dakika geçti bilmiyorum. Sonra içerden sesler gelmeye başlamıştı. Herkes kalkmak için hazırlanıyordu. Şahin ağa ardından nilüfer teyze kapıdan çıktılar. Nilüfer teyze yine bana sarılıp beni bağrına bastı. Ardından şahin geçerken bana baktı. İmalı bir şekilde gülüp “yarın görüşürüz” dedi. Arkasından bakakaldım. Yabancı gibi davranıyordu bana. Ortalığı topladıktan sonra odama geçtim. Kafamdaki sesleri susturmak için taktım kulaklığımı. Neşet baba benim için söylüyordu. “Derde düştüm dermanını aradım Derdimin dermanı yar imiş meğer Yari arar ıkan yardan ıradım Yardan ayrı kalmak ya dost ya dost ya dost Zor umuş meğer.” Çok zor ondan bu kadar uzaklaşmak benim için de zordu. Hemde çok zordu. Ağlaya ağlaya uyumaya çalıştım. Yarın kına gecem vardı. Göz yaşlarımı yarına saklamak istedim . Gelinlik ve kınalığı hazalın seçtiklerini giyecektim kendi gelinliğimi bile seçmeye hakkım yoktu benim. Onun hayatını yaşıyor gibi hissediyorum kendimi. Ki öyleydi. Tek farkla şahin onu seviyordu ama beni sevmiyordu. Uyandığımda penceremden ışık yüzüme vuruyordu. Yandaki yatağa bakınca boş olması beni çok yaralıyordu. Keşke yanımda olsaydı keşke bu zamanımda yanımda olsaydı. Onun eksikliğini herşeyden çok hissediyordum. Hiç böyle hayal etmemiştim hiç bir şeyi. Bu odada son gecemdi. Bende artık bu odada kalmayacaktım. Bu acı düşünceler yüzüme vurdukça kendimi daha kötü hissediyordum. Annem ağlamaklı gözlerle odaya girdi. Hazalın yatağına doğru baktı. Gözlerinden yaşlar akmaya başladı. Yanına gidip sarıldım ona. “Annecim merak etme şu an ki halinden daha mutlu. Bu düğün olsaydı sonsuza kadar mutsuz olacaktı en azından sevdiğinin yanında şimdi.” Annem yaşlı gözlerle bana baktı. “Ya sen kızım senin sevdiğin ile evlenmeye hakkın yok muydu. Senin hayatın mahvoldu.” Daha fazla üzülmesine dayanamazdım. “Anne “ dedim artık ona da söyleyecektim. “Bana kızarsın belki biliyorum ama kızma. Ben kendimi bildim bileli Şahine aşığım ondan başkasıyla mutlu olamazdım zaten. “ Annem şaşkın donmuş şekilde bana bakıyordu. “Biliyorum eniştemdi bunu söylerken bile utanıyorum ama hazal ile o evlense ben buraları bırakıp giderdim.” Annemin ağlamaları sanki mutluluğa dönmüştü. “Ben üzülmeyim diye yalan demiyon demi” “Vallahi yalan değil anne ben Şahinden başkası ile evlenemezdim bu hayatta. O beni istemiyor biliyorum ama ben mutlu olacam merak etme.” Annem yüzümü avuçlarının arasına yüzümü aldı “Güzel kızım ben yuvayı dişi kuş yapar sen ona güzel davran sahip çık o sana iki günde gönlünü kaptırır. Kadın severse herşey olur bu hayatta.” Gözlerimden yaşlar akmıştı. “Sever mi beni” “Sever güzel kızım sever sen hiç merak etme.” Sonra odaya babam girmek için kapıyı çalınca ikimizde göz yaşlarımızı sildik. İkimizi öyle görünce onun da aklına hazal geldi biliyordum. O da yaşıyor olmasına şükrediyordu. “Nilüfer hanımlar geldi hadi aşağıya gelin. “ Hemen toparlanıp kuaföre gitmek için hazırlandım. Bu akşam kınam vardı ama kardeşim yoktu. Bunu düşünmek bile hüngür hüngür ağlatırdı beni. Sonra telefonum çaldı bilinmeyen bir numara aradı. Kimse yokken açtım. “Alo” “Ben hazal” “Hazal kardeşim nasılsın iyi misin “ “İyiyim çok iyiyim beni merak etmeyin annemle babama da söyle aklınız bende kalmasın ben çok mutluyum” Ağlamaya başlamıştım. “Aklınız bende kalmasın sizi çok seviyorum” dedi ve kapattı en azından yaşadığını ve iyi olduğunu biliyordum bu bile bana yeterdi. Kuaföre gidince hazırlanıp makyajımı yaptılar. Kırmızı bindallıyı giydim artık hazırdım. Hazal ile bedenimiz aynı olduğu için bana da aynı olmuştu. Kapıdan çıkmak için hazırdım. Şahin arabanın kapısında beni bekliyordu. Çok yakışıklı olmuştu. Zaten hep öyleydi. Bana bakıyordu ama hazala baktığı gibi aşkla değil nefretle bakıyordu. Arabanın kapısını açınca içine bindim diğerleri başka araba ile gelecekti. Arkamızda 15 kişilik bir akraba ordusu. Aşiret gelini de olmak kolay değildi. Arabanın şöfor koltuğuna da şahin oturdu. Ona bakmaktan kendimi alamıyordum. “Nasılsın” dedim. Bu gün ilk defa görmüştüm onu ama benimle konuşmaktan kaçıyordu. “İyi” dedi kestirip atarak suratıma bile bakmıyordu. Sabredecektim başka çarem yoktu belki annemin dediği gibi kalbi bana ısınırdı. “Bakmayacak mısın yüzüme “ dedim kafamı ondan tarafa uzatarak. “Hayır hazal” dedi. O an sinirlendim çenesinden tutup kendime çevirdim. Arabayı inletecek kadar yüksek sesle bağırdım. “Ben hazanım hazal değil.” Şaşkın bir şekilde yüzüme bakıyor bu tepkiyi beklemiyordu. “Hazalsın ve benim için de öyle kalacaksın”
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD