Sabaha karşı ancak uyuyabildim. Düşünceler zihnimde dönüp dururken gözlerimi kapatmak zor olmuştu ama sonunda uykuya yenik düştüm. Gözlerimi açtığımda odanın içi loştu. Perdelerden süzülen gün ışığı, yeni bir günün başladığını haber veriyordu. Telefonumu elime alıp saate baktım—öğlene yaklaşıyordu. Yataktan kalkıp pencereye yürüdüm. İzmir’in sokakları, sabahın erken saatlerinden beri hareketlenmiş olmalıydı. Aşağıdaki insanları izlerken içimde tuhaf bir his belirdi: Bugün bir şeyler yapmalıydım. Hızlıca giyindim ve çantamı hazırladım. Dışarı çıktığımda sıcak hava yüzüme çarptı. İzmir’in sokaklarında yürümeye başladım. Şehrin gürültüsü, motor sesleri, insanların konuşmaları... Hepsi bir araya gelip büyük bir senfoni oluşturuyordu. İlk durağım, internette hakkında en çok araştırma yaptığı

