Yatak odasında loş ışık hala yanıyordu, abajurun sarı ışığı çarşaflara vuruyordu. Bahoz sırtüstü yatmıştı, nefesi yavaş yavaş düzeliyordu. Eli hala göğsümdeydi, parmakları meme ucumun etrafında tembel tembel dolaşıyordu. Terimiz soğumuştu, ama tenlerimiz hala sıcaktı birbirine yapışık. Gece bitmemişti, ama ben artık başka bir şey istiyordum. Bir süredir aklımdaydı. Köyde bazıları çocuk bekliyordu. Bende istiyordum. Gerçekten istiyordum. Bahoz ’un çocuksu saf hali, o bitmek bilmeyen isteği… Bunlar bana yetiyordu, ama bir çocuk daha da tamamlayacaktı sanki. Hamile kalmak istiyordum. Ve bunun için en iyisi altta olmak, derinlere kadar almaktı her şeyi. Doğruldum yavaşça. Bahoz gözlerini açtı, şaşkın baktı. “Karım… bir daha mı?” diye sordu hemen, o bildik sesiyle. Gülümsedim. “Evet, am

