"Unutma ki küçüğüm ettiğin ihanet bir gün hepinizin sonu olacak." -Döngü
İyi okumalarrr
Genç kadın duyduğu sözler karşısında sertçe yutkunarak birkaç saniye düşünmeye başlamıştı. Koruyucusu gelmiş miydi?
Hem nasıl gelebilirdi ki? Bu âlem donmamış mıydı?
Donmuş bir âleme kimse giremezdi.
Yüzüstü duvara yaslandığı için adamın boğazına sarılmamak için zor duruyor, olanları idrak etmeye çalışıyordu. Gerçekten Koruyucusu gelmişse onunla daha da kötüleşen bir başlangıç yapmak istemezdi ki şu an kendine itiraf edemes de adamın boğazına sarılacak kadar güçlü değildi.
"Bana saldırmazsan eğer seni bırakırım Melez."
Amari'nin sert sesinden, Melez onun kendisinden korkmadığını fark etmiş bıkkınlıkla derin bir nefes aldığında içten içe ona kızmıştı. Yabani bir hayvan değildi, ona saldıracak hiç değildi. Sadece gözlerini yummadan önce Şeytan'ın inindeydi ve bu durum tüm bedenini endişeye sürüklüyordu.
Adamın inatla ondan çekinmediğini belli eden hareketleri nedeniyle Melez omzunun üzerinden kan kırmızısına döndüğüne emin olduğu irislerini adamın simsiyah gözlerine çevirmiş Amari kendinden emin bir tavırla geri adım atmayarak sol kaşı kavislenmişti.
Melez'den çekinmiyordu, onu dize getirecek tek kişi kendisiydi ve Melez'e boyun eğmeyecekti.
Melez'e boyun eğmek demek, onun durdurulamaz bir varlığa dönüşmesi demekti.
Melez bu tavırları karşısında kollarından kurtulmak için hareket etmesiyle Amari öfkeyle onu duvara daha sert bastırmıştı. Melez'in tehlike sezen vücudu keskin dişlerini çıkarmış ancak duvara daha çok yaslanmasıyla dişleri yanağını kesmişti.
Normal şartlarda canını yakmayacak bu durum küçük bir kesiğe rağmen Koruyucusundan gelen bir hasar nedeniyle canını yakmış Melez acıyla inlemişti.
Melez onunla şu an başa çıkamayacağını anladığında gururuna yediremese de bu durumun devamı yalnızca kendi zararına olacağından emin bir hâlde pes etmişti.
"Tamam, bırak. Ah, gerçekten nasıl bu kadar güçlü olabilirsin?" kendi kendine söylenmesi karşılığında Amari, Melez'e güvenmeyi tercih ederek ellerini vücudundan çekmiş Melez kavuştuğu özgürlüğüyle az önce yüzüstü yaslandığı duvara sırtını dönmüştü.
Daha ismini bile bilmediği Koruyucusu olduğu iddia eden adamı süzmeye başladığında Amari'nin bakışları Melez'den farksız değildi.
Melez az önce gördüğü simsiyah gözlerinin üzerinde gümüş çizgiler bulunmasıyla daha önce bu âlemde böyle bir göz görüp görmediğini sorgulamıştı.
Koruyucu hiçbir türü barındırmazdı, hayatına Koruyucu olmak için gelirdi ancak bunu kendisi dahil kimse seçilene kadar bilmezdi. Koruyucu gerektiğinde istediği her gücü elde edebilirdi.
Küçük şekilli bir burnu, büyük dolgun kırmızı dudakları vardı. Gözleri kadar siyah saçları beyaz teninin tezatlığıyla tuhaf bir çekimi olduğunu kabul etmişti.
Bu yakışıklı veya vücudunun güzel olmasıyla ilgili bir durum değildi. Koruyucudan yükselen güzel bir koku vardı. Melez o an kanının veya teninin kokusu olduğunu düşünmemiş kokunun kaynağını idrak edemese de bunu ona sormamıştı.
Koruyucunun herkesin duyumsadığı bir kokusu yoktu, sadece Melez'in alabildiği bir koku vardı ve bu kokuyu Melez'den gizlemek imkânsızdı. Olası bir durumda Melez bu kokuyla Koruyucusuna ulaşması için bir önlemdi.
Amari, Melez'in kendi rengine dönmüş irislerine bakmaya başladığında istemsizce gözlerini kısmıştı. Melez'in griye dönmüş mavi gözlerinin üzerindeki bal sarısı toz bulutuyla onu incelemeye devam ederken Melez'in de onu incelemeye devam ettiğini bildiği için hiçbir şey söylememişti.
Melez onun sarsılmaz duruşunu göz ardı ederek ondan çekinmediğini belli edercesine başını dikleştirmiş dalgalı kumral saçları salınmıştı.
"Koruyucum olduğunu nereden bileceğim?"
Bu zamana kadar çok fazla kişi Koruyucusu olduğunu iddia ederek yanına gelmiş ve hepsi bedelini canıyla ödemişti.
Melez aslında onun Koruyucusu olduğunu içten içe hissediyordu, bu zamana kadar hiç hislerinde yanılmamıştı ama emin olmak istiyordu.
Emin olmaktan zarar gelmezdi, öyle değil mi?
Ortamda bulunan gergin havayı soluyan Amari rahat bir tavırla Melez'i orada bırakarak az önce oturduğu koltuğa yeniden oturmuştu. Bunu birçok yolla kanıtlayabilirdi.
Melez ile Koruyucusu birbirini bulduğu an ikisinin sol göğsünde küçük bir kılıç izi belirirdi.
"Sol göğsün Melez, iz ortaya çıktı mı?"
Kendinden emin sesine karşılık Melez'in tek kaşı kavislenmişti. Kalkıp bu adamın yanında sol göğsünü açmak ne kadar mantıklıydı bilmiyordu ama Koruyucu onu bu dertten kurtarmış siyah gömleğinin düğmelerini açmaya başlamıştı.
Melez dikkatle gözlerini adamın açtığı gömleğine indirmiş sol göğsünü açmasını beklemişti.
Koruyucu düğmeleri açma işini bitirdikten sonra sol göğsündeki kumaş parçasını kaldırmış görünen iz ile Melez, Koruyucusunun gözlerinin içine bakmıştı.
İzi görmesi ikna olması için yeterliydi, tüm âlemlerde en güçlü büyücüler dahi olsa sol göğsüne kılıcından kanlar sarkan bir iz yapamazdı. Bu Melez ile Koruyucusuna ait bir özellikti ve diğer tüm yaratıklar için yasaktı.
Yasağı isteseler dahi çiğneyemezlerdi, kehanet devreye girer ve bunu yapmak isteyen varlıklar ölürdü.
"İsmin ne?" Melez'in sözleriyle Koruyucu kendini tanıtmış çoktan ikna olan Melez, Koruyucusuna doğru yavaş adımlarla ilerlemeye başlamıştı.
Koruyucu hiçbir şey söylemeden Melez'in yanına gelmesini bekliyordu. Onu ikna ettiğinin farkındaydı ancak Melez'in göz rengi değişmeye başlamış gittikçe koyulaşarak mora evrilmişti.
Koruyucunun zihnine girmek istiyordu, Amari bunun farkına varmış ve Koruyucusu izin verdiği sürece zihninde Melez küçük bir gezintiye çıkmıştı. Çekindiği hiçbir şey yoktu, her şeyi görebilirdi.
Melez'in, Koruyucusunun üzerinde büyü kullanma hakkı Koruyucunun izin verdiği kadardı. Koruyucunun, Melez'in üzerindeki gücüyse gücünü kötüye kullanmaya başlayana kadardı.
Kehanete göre birbirlerine gerçek anlamda kinle zarar vermedikleri sürece birbirlerine fiziksel veya güçleriyle zarar vermelerinde bir sakınca yoktu.
Eğer bir gün birbirlerini gizlemek zorunda kalırlarsa, deşifre olmamak için birbirlerine zarar verebilirlerdi. Birileri zihinlerini karıştırıp birbirlerini öldürmek istediklerinde de bu durum göz ardı edilebiliyordu. Eğitim ve koruma harici birbirlerine zarar verirlerse eğer ikisinin sonu olur ve sonsuz hayatları o an son bulurdu.
Birkaç gün içinde Koruyucu, Melez'in canına okuyacaktı. Onun kemiklerini kıracak, güçlerini etkisiz hâle getirecekti ama bunların hepsi güçlenmek için olduğundan kehaneti tetikleyecek bir durum yoktu.
Melez, Koruyucunun zihninde yalnızca buraya nasıl gelebildiğini merak ettiği için kısa bir sürede zihninden çıkarak tam karşısında durmuştu.
Koruyucunun sol eline uzandığında elinin kemikli kısmını Melez avucuna almış ve Koruyucunun bileğindeki gömleğin düğmesini açarak yukarı doğru sıyırmıştı.
Melez diğer elini Koruyucunun bileğinin üzerine paralel şekilde uzatarak işaret ve orta parmağını birleştirmiş iki parmağının uç kısmında oluşan parıltılara bakan Koruyucu sessiz kalarak ne yapmaya çalıştığını tam olarak anlamamıştı.
Melez, ikisinin bileğinde gizli ve görünmeyen izleri ortaya çıkarmak için ritüele başladığını etraflarında ikisinin gücünden oluşan bir duman sardığında anlamıştı.
"Koruyucu, bana tüm sadakatini vereceğine dair yeminin sözünü veriyor musun? Yeminine uymazsan olacakları bilerek kendini teslim ediyor musun?"
Koruyucu başıyla onayladığında kendinden emin bir sesle konuşmaya başlamıştı.
"Seni koruyamayacağımı anladığım an, sonsuz hayatımı bizzat senin sonlandırman için beni öldürmene izin vereceğine söz veriyorum. Sana tüm ruhumla bağlanıp sana kendimi adayacağıma ve tüm sadakatimi sana kullanacağıma yemin ederim."
Melez, Koruyucunun ciddi yüz ifadesinden bunu yapacağının hissini sezmiş ardından bileğini hafifçe oynatarak Koruyucunun bileğindeki mührün ortaya çıkmasını sağlamıştı.
"Tüm gücümü ikimizi korumaya, seni hiçbir zaman arkamda bırakmayacağıma dair yemin ederim. Sana tüm sadakatimle bağlanacağıma, sonsuz hayatım üzerine yemin ederim. Yeminimi çiğnersem beni bir tek sen öldürebilecek ve tüm gücümü sen alacaksın Koruyucu."
Melez'in sözlerinden sonra Koruyucunun bileğini bırakarak kendi bileğinin üzerinde parmaklarını gezdirmişti. Ritüel gerçekleştiğinde Melez derin bir nefes almıştı. Koruyucu gerçek olmazsa eğer ritüel gerçekleşmezdi ve bir kez daha Koruyucunun onun olduğuna ikna olmak onu tatmin etmişti.
Koruyucunun sol bileğinde Anastasia'nın 'A' harfi belirirken, Melez'in bileğinin üzerinde Querencia kelimesinin 'Q' harfi belirmişti.
Querencia bir dilde kendini en güvende, en güçlü ve evinde hissettiği anlamına geliyordu.
Bu saatten sonra Melez'in tek yaşayan ailesi Amari olmuş, Koruyucunun ise son nefesine kadar koruyacağı tek kişi Anastasia olmuştu...