Vance aniden beni kucağına aldı. Vücudum istemsizce gerildi. Ama geri adım atmadım. İzin verdim. Sınırları o aştı, ben de bunun onun zayıflığı olduğunu not ettim. Beni yatağa doğru taşıdı, kolları sıkıydı ama ben yalnızca iç çamaşırlarımla kaldığımın farkındaydım. Her adımda teni tenime değiyor, nefesi yüzümde hissediliyordu. Onunsa bunun bir tür bağ kurmak olduğunu sandığı belliydi. Ama ben bu yakınlıktan hiçbir şey hissetmiyordum. Sadece içimde büyüyen bir boşluk. Görev yaklaşıyordu. Ve bu sahne, ona duygu sattığım bir gösteriden başka bir şey değildi. Yatağa oturduğunda hâlâ kucağındaydım. Vance’in elleri belimdeydi, ama bu temasın içimi ısıtmasına izin vermedim. Gözlerimi ondan kaçırdım, nefesimi tuttum. Dokunuşu, bir bağ değil, bir tehdit gibiydi. Parmak uçları her hareketinde geçmiş

