Koşar adımlarım mermer zemine vurdukça tıkırdıyordu. Sesleri duydukça kendimi Ömer Seyfettin hikayelerinde bir karakter gibi hissediyordum. Hayatının en ağır dramını yaşayacaktım birazdan. Ruhumun her bir zerresi bir kuşun gagasıyla parça pinçik ediliyordu. Ben yavaş yavaş ölüyordum. Merdivenleri koşar adımlarla tırmandım. Çantam omzundan düşünce yerde sürükleyerek götürmeye başladım. Gürültüleri takip etmem yetiyordu aslında. Vakit gelmişti ve ben geç kalmak üzereydim. Kapıya vardığımda durdum. İçeri girmeye cesaretim yoktu. Sevdiğim adama dur demeye hakkım yoktu. Kapının kenarına dikildim, o, bir zamanlar sevdiği kadını görebilirdi şimdi. Bir zamanlar uğruna ölmeyi bile göze aldığı kadının gözlerine bakarak hayatından çıkıp gidebilirdi. Bekledim. Masanın ardında geliniyle oturan adam

