Gözleri bağlı halde bir sandalyede oturuyordu. Elleri önündeki masaya kelepçelenmişti ve birkaç saattir kıpırdamamıştı. Uyuşan ayaklarının parmaklarını kıpırdattı ama rahatsızlığına dair başka hiçbir belirdi göstermedi. Buraya neden getirilmişti? Sevgilisinin sürpriz bir fantazisi olmasını umardı ama olmadığını biliyordu. Kendisini kaçıran kadın ve adam sert davranmakta bir sakınca görmemiş, zarar verebildikleri kadar vermişlerdi. Hayatında hiç bu kadar aşağılanmamıştı Eflal. Metal kapı tıkırdadı ve ağır ağır açıldı. Kapının ağır bir kapı olduğunu sesinden anlamıştı Eflal. Kaçıranların insafına ya da aptallığına kalmıştı. Yumuşak ayakkabılar sessizce yürüdü odanın içine. Adam ayakkabının sesinden karşısındaki hakkında çıkarım yapmaya çalıştı. Adımları kısa ve sıktı. Ya uzun boylu bir kad

