VEDA
Güneş Diyarbakır tepesinde bütün sıcaklığını vuruyordu.Berçem kızını kucağına alıp mutfağa gitmişti
kızını bebek sandalyesine koyup " can parçam " kızını öpüp dolaptan mamasını çıkarıp mamasını hazırladı
Meriç mutfaktaki seslerle mutfağa gidip Berçem'i izliyordu . Berçem farkında olmadan kızıyla ilgileniyordu " Aşir kızım " diye kızına seslenmişti
Berçem Meriç'in sesiyle korkmuştu Meriç bunu fark edip karısının yanına gidip " canımın canı korkutum mu seni "
Berçem minetle kocasına bakıp " yok Meriç Ağam " diyip söylemişti
Meriç karısının hayla alışamadığını anlamıştı " derin bir nefes alıp karısının boynundan öpüp " sabırlı ol " diye fısıldadı
Berçem üstündeki bu yükü alamıyordu aldığı nefes çok ağırdı . Böyle nefes almaktansa ölmeyi isterdi
Meriç kızını kucağına alıp " Anne yine ağladı demi kızım" diyerek kızını öpüp
mutfaktan çıkmıştı
" Rabbim bana yardım et yaralı kocama yara bandı olayım o benden çok yaralı" diyerek rabbine dua etti
Kahvaltıyı hazırlayıp çayları ocaktan alıp masaya bırakıp. odasına gitti
yatakta uzanmış kocası ile küçük kızına baktı onların yanına gitti kızının yanağından öpüp kocasına bakıp elini saçlarına dokunup .
" Ben seni haketmiyorum Meriç sen o kadar mükemmel bir adamsın ki ...
dilim susuyor Meriç yüreğimdeki kaburgalar çok ağır... Allah razı olsun senden sen hep bana derdini söyle dedin ama Meriç ben senin yüzüne nasıl bakarım ki ...
benim en güzel nasibim sensin kızımda şanslı senin gibi bir babaya sahip
senin öz kızın olmasa da seviyorsun onu kendi kızın gibi ... beni affet Meriç ben sana gerçekleri söyleyemem" dedi elleri istemsizce kocasının saçlarına gitti her zaman ki gibi ...
Meriç uyanıktı karısının uyumasını sanmasını dilindeki öbür sırıda söylemesini beklemişti ama olmamıştı ne yani Aşir benim çocuğum değil mi diye düşündü peki Aşir kim kızı diye düşündü
Aylarca sevdiği çocuk onun çocuğu değilmiy di
Gözlerini açılmış gibi yapıp karısına baktı " Ne oldu sen neden ağlıyorsun" diye sordu belki bir umut " iyim ben Ağam kahvaltı hazır demeye geldim " dedi çekingen sesiyle
yine Ağam demişti oysaki az önce ne güzel Meriç diyordu
Meriç eleriyle Berçem'i yüzüne dokundu " şöyle artık dilindeki Sırrı Berçem hem sen yanıyorsun hemde ben farkında olmadan yuvamız dağılıyor ben seni tanıyorum Berçem ben deli dolu olan kadınımı istiyorum tıpkı yılar önceki gibi " diyip baktı berçem
" benim suçum yok Ağam ben suçsuzum " dedi " olayı şöyle berçem belki yardım ederim sana " berçem başını iki yana salayıp koşarak odasındaki banyoya gitti kapıyı kilitleyip kapının önünde oturup ağladı
bugün yine ağladı
16 ay hep devamlı ağlıyan olmuştu
Meriç peşinden gidip " kapıyı aç berçem " Berçem'in hıçkırık sesleri Meriç'i körkuturken ne yapacağını anlayamamıştı .
" BERÇEM AÇ KAPIYI " diye bağırdı masada olan aile fertleri koşarak Meriç'in odasına gelmişti
" Abi ne oluyor " diye söyledi Mert " yine kıriz geçirmesin mi ?" dedi Meriç kardeşi Derya bakıp " ne kırizi?" diye sordu
karşı tarafta Awzem hanım vardı kaş göz işareti ile kızına kızıyordu Derya epey tedirgin olunca etrafa bakmaya başlamış
" Yeterrrrrrrr artikkkkk " diye bağırma sesiyle herkes banyonun kapısına baktı
içerden kırılma sesleri geliyordu bununla beraber Meriç dayanamayıp kapıyı kırmıştı içerde kanlı bedenin görmesiyle Meriç bağırmıştı
Meriç'in kabusu canlanır ken berçem buğulu gözleriyle " kıydılar bize Meriç'im vefasız insanlar " diye fısıldadı
Mert ve diğer evin erkekleriyle ambulansı arayıp hastaneye gitmişlerdi
???
Zaman nedir bilinmez di .
Bir tutsaklık vardı Diyarbakıra ait olan tutsaklık
Aşirin ağlaması da durmamış tı
Aran yeğenine baktı bakışlarının hemen çevirip duvara baktı
Hakı varmıydı bakmasına !
Yoktu o masum küçük çocuğun bunu yaşamasına sebep olandı
Mert Aşiri kucağına alıp hastaneden çıkmıştı
Aranın yanına varıp " Aran Aşiri alsana sabahtan durmuyor E başuna dememiş Teyze anne yarısı "
Dedi gülerek
Aran kucağındaki yeğenine baktı sonra Merte baktı " tamam ben emzirme odasında onu uyuturum" diyerek
Odaya girdi
Aşiri koltuğun üzerine bırakıp baktı
Gözyaşları eşlik eti kızına bakarken
Kucağına alıp " beni afet kızım seni Teyzene vermek zorundaydım kızım "
Hem ağlıyordu hem kızını öpüyordu kaç ayın özlemi vardı
Ama mejburdu kızından ayrılmak zorundaydı
" Kızım kınalı kızım Afet garip ananı " feryat yaktı
Feryadı kendineydi
İçi yanıyordu da kimse görmüyordu bunu
Kızıydı ama diyemiyordu
Berçem gözlerinin açıp karşı odada tarafta kocasının görmüştü sonra etrafına baktı hastanede olduğunu anlamıştı
Etrafa bakınca perdede onu izlediği ailesi olduğunu anlamıştı ama kızı neredeydi
Kızı olmayan kızı neredeydi
Alıştı artık Aşire
Öbür tarafta kızıyla özlem gideren bir kadın öbür tarafta mejbur kaldığı bir hayat
Herkes mejbur kalmıştı bir hayata
Aran kızına doymak bilmezken kapının açılmasıyla Zelal hanım görmüştü " Aran kızım ne yapıyorsun burda " dedi Aran basının eğip göz yaşlarının temizleyip
" Hanım ağam Mert Bey Aşiri bana verdi uyutmam için buraya getirdim " dedi
Zelal hanım gülüp " E kızım tabi sende Aşirimin Anasının kopyasısın seni anması belledi "
İçi yandı Aranın benim kızım diyemedi diyemedi ben sevdiğim adamı Kardeşime verdim
Diyemedi herşeye hasret kaldım
" Hadi kızım gel kardeşini gör " dedi
Nasıl bakıcak yüzüne , nasıl bakıcak bir zamanlar sevdiği adama
' yüreğine göm sevdanı artık evli bir adam senin döl yanının kocası ' dedi içinden
Bir yandan kendini teseli ediyordu bir yandan Aşiri kucağına alıp Berçem'in bulunduğu odaya giti
Berçem kapının sesiyle o tarafa baktı
Sol yanı ikizi gelmişti kucağındaki kızı olmayan kızına baktı
Gözünden bir yaş döküldü ...
Hesabı sorulmayan göz yaşlar
" Siz biraz özlem giderin kızım ben bir Meriç'ime bakayım" diyip iki kardeşi yalnız bıraktı
Aran berçeme yaklaştı " iyi misin sol yanım " dedi
Özlemişti onu bu seçimler ikisinin de suçu değildi
" Değilim Aran değilim yaram çok derin yavrumun acısı tazeyken ben nasıl yaparım bagerimin acısı dinmiyor Aran dinmiyor " dedi göz yaşları aktı
"Ağlama Berçem ağlama bizim göz yazımızı temizleyecek kimse yok "
Bir kızın gözyaşı babası tarafından temizlenmediyse kimse temizlemezdi
" Annemizin yanına gömdüm değil mi oğlumu ?" Dedi
Tam kardeşine bakıp " orda Bercem'im orda oğlun Annemizin yanıda " dedi
Berçem nasıl dayanacaktı bu acıya
Berçem kardeşine bakıp " Aran olmak nasıl " dedi
Bir şeyler bilmek istiyordu
Aran derin nefes alıp " yorgun , ölü, bitmiş, kimsesiz, çaresiz" dedi
Aran çaresizdi Berçemse çaresizliğin zinciridi bir rüzgar vardı kimse görmezdi
Kumarbaz Hasan'ın kızları ödedi bu bedeli onlar sesiz kaldı ,bedel ödemeye değil
" Onu seviyor musun?" Dedi berçem bilmek istiyordu hayla seviyor muydu
" Berçem geçmişi kazıp bir yere gelmeyiz çok bilmek istiyorsan hayır berçem başlarda evet ama artık evli biri ben onu sevemem , bir zamanlar benimdi evet ama şimdi değil " dedi sakin kalarak
Nasıl evet denilirdi nasıl hayla denilirdi
" Ama ben sevemiyorum Aran ? , Ben kardeşimin sevdasını sevmiyorum" dedi
Kim kardeşinin sevdasının koynuna girer ki
Burnunu çekip " hani kocaları ölenler kayinpederiyle evleniyor ya o bile bundan acı değil ama kimse anlamıyor" dedi
Acı neydi !!!
Bir imkansızdır burası
Tarihi eser kakan Diyarbakır bı o kadar acıda kokuyordu
Kapının açılmasıyla Aran kapıya baktı Meriçi gördü
Nefes almadı sanki ...
Berçem ikisine baktı ...
Meriç içeri girip " baldız bi an seni karım berçem sandım " dedi karısına bakarak
Meriç Berçem'in yanına gidip eliyle yüzünü okşayıp " iyi misin " dedi Meriç seviyordu Berçem'i
Gerçek gülümseyip " biraz , sen nasıl oldun " dedi
" İyim ben karıcım sen beni düşün me" dedi
Karıcım dedi Aran yandı ...
hangi fırtınanın ateşiydi berçem kardeşine bakıyordu dili laldı
Meriç karısının elini tutup Arana dönüp
" Baldız bir şey söyle sol yanına " dedi
Aran Berçem'in yanına gelip " niye Meriç Abi " dedi
Berçem'in gözlerine baktı ...
" Ben diyorum ki kedine iyi bak yok Hanım efendi çalışmak istiyor sonrada hastane köşelerinde ..." Sahte bir kızgınlıkla bunları söyledi ...
Ama kalbi farklı söylüyordu
Aşir kaslarının berçeme doğru götürüp " Anni " diye sesle berçem ile Aran birbirine baktı
Kızı teyzesine anne demişti...
Meriç gülerek " bak karıcım kızımız sana anne dedi " diyerek kızını Arandan alıp Berçeme verdi
Berçem ise Arana baktı oysa burda olması gereken o olduğunu düşünüyordu onun yanında kızını kocasının nasıl sevebilirdi
Aran bunu anlamıştı" Meriç Abi bize. biraz müsade edebilir misin " diyerek yalnız kalmaları için izin istedi " tamam baldız bende odama gideyim yoksa tekrar serun verirler bana " diyerek odadan çıkmıştı
İkisi yine yalnızdı ama bu sefer Aşirde onlarlaydı
" Bana neden öyle bakıyorsun berçem "
" Senin yanında nasıl sevdiğin adamı seveyim ,yada kızının nasıl bağrıma basarım? " Dedi derin bir nefes alarak
" Ben senin hayatının mahfetim Aran " dedi hıçkırıkları arasında
Aran berçeme sarılıp
" sakın berçem sen suçlu değilsin benim başıma gelenlerden tek bir suçlu var oda Viyan Tanış , bana söz ver berçem Kızıma anana olacan , ben Meriç'i çoktan unuttum kendi yolunu çiz buraya sana veda etmeye geldim , sen artık kumarbaz Hasan'ın kızı değilsin bunu unutma baba evimize git anamın yetimleri sana emanet can parçam
Ben yokum şimdilik ama gelicem geldiğimde ise Diyarbakır'da tozu dumana bırakmayacağım
Artık güçlü olmalısın Berçem mejburuz buna
Sen benim için berçem oldun bese Aran sanan söz veriyorum kendi isminin sana yine vericem ama şimdi gitmem gerekicek, yine konuşucağız seni gelistirmelerden haberdar edicem . " Diyerek konuştu
Belki şimdi
Yada sonra gidicekti
Gerçekler için gitmek zorunda kalmıştı Berçem'i öpüp" ben gidiyorum uçağa bir saat var kendine iyi bak ve kimseye söyleme " diyerek Aşirde öpüp
" Kardeşim sana emanet kızım " diyerek onunda öptü
Kapıya kadar gelip son kez onlara baktı
"bir zamanlar sevdiğin adamı veremem ama kızını sana mutlaka vericem Aran " aran Berçem'in sesiyle
" Kızım artık senin kızın Aran , sen hiç berçem olmadın sen hep Aransın öylede kal berçem olmak sana yakışmıyor banada Aran olmadığı gibi " diyerek odadan çıkmıştı
Herkes bir çıkmazın peşindeydi
' Evet ben berçem değilim ben Aranım , 17 'sinde küçük gelin olan kadınım ben eğtim almayan cahil bir kadınım okula gidenlere özenerek bakan kızım , yediği alındığı hesaplanan kızdım, ama artık olmayacağım Berçem gelene kadar berçem olucam ama sevdiğim adama değil o bütün gerçeği bilicek ' diyerek içinden geçirdi
Kızının öpüp " Anne yarın sana anneni unuturmayacak Aşirim sen sadece annenin gelmesini bekle " dedi kızının öpüp kucağına sokup uyudular
Öncelikle merhaba arkadaşlar size gerçek bir hayat hikayesi ile geldim
Hastane köşelerinde tedavi olmak için beklerken tanıştığım tonton bir nine bana hayatının anlatı
Ondan izin alarak kitaba aktarıcağım ama mutlaka kurgu giricek araya yani bu kadar zorlu bir yaşamda nasıl yaşamış diyeceksiniz ama olucak bekleyin siz sadece bekleyin
Güneş Diyarbakır tepesinde bütün sıcaklığını vuruyordu.Berçem kızını kucağına alıp mutfağa gitmişti
kızını bebek sandalyesine koyup " can parçam " kızını öpüp dolaptan mamasını çıkarıp mamasını hazırladı
Meriç mutfaktaki seslerle mutfağa gidip Berçem'i izliyordu . Berçem farkında olmadan kızıyla ilgileniyordu " Aşir kızım " diye kızına seslenmişti
Berçem Meriç'in sesiyle korkmuştu Meriç bunu fark edip karısının yanına gidip " canımın canı korkutum mu seni "
Berçem minetle kocasına bakıp " yok Meriç Ağam " diyip söylemişti
Meriç karısının hayla alışamadığını anlamıştı " derin bir nefes alıp karısının boynundan öpüp " sabırlı ol " diye fısıldadı
Berçem üstündeki bu yükü alamıyordu aldığı nefes çok ağırdı . Böyle nefes almaktansa ölmeyi isterdi
Meriç kızını kucağına alıp " Anne yine ağladı demi kızım" diyerek kızını öpüp
mutfaktan çıkmıştı
" Rabbim bana yardım et yaralı kocama yara bandı olayım o benden çok yaralı" diyerek rabbine dua etti
Kahvaltıyı hazırlayıp çayları ocaktan alıp masaya bırakıp. odasına gitti
yatakta uzanmış kocası ile küçük kızına baktı onların yanına gitti kızının yanağından öpüp kocasına bakıp elini saçlarına dokunup .
" Ben seni haketmiyorum Meriç sen o kadar mükemmel bir adamsın ki ...
dilim susuyor Meriç yüreğimdeki kaburgalar çok ağır... Allah razı olsun senden sen hep bana derdini söyle dedin ama Meriç ben senin yüzüne nasıl bakarım ki ...
benim en güzel nasibim sensin kızımda şanslı senin gibi bir babaya sahip
senin öz kızın olmasa da seviyorsun onu kendi kızın gibi ... beni affet Meriç ben sana gerçekleri söyleyemem" dedi elleri istemsizce kocasının saçlarına gitti her zaman ki gibi ...
Meriç uyanıktı karısının uyumasını sanmasını dilindeki öbür sırıda söylemesini beklemişti ama olmamıştı ne yani Aşir benim çocuğum değil mi diye düşündü peki Aşir kim kızı diye düşündü
Aylarca sevdiği çocuk onun çocuğu değilmiy di
Gözlerini açılmış gibi yapıp karısına baktı " Ne oldu sen neden ağlıyorsun" diye sordu belki bir umut " iyim ben Ağam kahvaltı hazır demeye geldim " dedi çekingen sesiyle
yine Ağam demişti oysaki az önce ne güzel Meriç diyordu
Meriç eleriyle Berçem'i yüzüne dokundu " şöyle artık dilindeki Sırrı Berçem hem sen yanıyorsun hemde ben farkında olmadan yuvamız dağılıyor ben seni tanıyorum Berçem ben deli dolu olan kadınımı istiyorum tıpkı yılar önceki gibi " diyip baktı berçem
" benim suçum yok Ağam ben suçsuzum " dedi " olayı şöyle berçem belki yardım ederim sana " berçem başını iki yana salayıp koşarak odasındaki banyoya gitti kapıyı kilitleyip kapının önünde oturup ağladı
bugün yine ağladı
16 ay hep devamlı ağlıyan olmuştu
Meriç peşinden gidip " kapıyı aç berçem " Berçem'in hıçkırık sesleri Meriç'i körkuturken ne yapacağını anlayamamıştı .
" BERÇEM AÇ KAPIYI " diye bağırdı masada olan aile fertleri koşarak Meriç'in odasına gelmişti
" Abi ne oluyor " diye söyledi Mert " yine kıriz geçirmesin mi ?" dedi Meriç kardeşi Derya bakıp " ne kırizi?" diye sordu
karşı tarafta Awzem hanım vardı kaş göz işareti ile kızına kızıyordu Derya epey tedirgin olunca etrafa bakmaya başlamış
" Yeterrrrrrrr artikkkkk " diye bağırma sesiyle herkes banyonun kapısına baktı
içerden kırılma sesleri geliyordu bununla beraber Meriç dayanamayıp kapıyı kırmıştı içerde kanlı bedenin görmesiyle Meriç bağırmıştı
Meriç'in kabusu canlanır ken berçem buğulu gözleriyle " kıydılar bize Meriç'im vefasız insanlar " diye fısıldadı
Mert ve diğer evin erkekleriyle ambulansı arayıp hastaneye gitmişlerdi
???
Zaman nedir bilinmez di .
Bir tutsaklık vardı Diyarbakıra ait olan tutsaklık
Aşirin ağlaması da durmamış tı
Aran yeğenine baktı bakışlarının hemen çevirip duvara baktı
Hakı varmıydı bakmasına !
Yoktu o masum küçük çocuğun bunu yaşamasına sebep olandı
Mert Aşiri kucağına alıp hastaneden çıkmıştı
Aranın yanına varıp " Aran Aşiri alsana sabahtan durmuyor E başuna dememiş Teyze anne yarısı "
Dedi gülerek
Aran kucağındaki yeğenine baktı sonra Merte baktı " tamam ben emzirme odasında onu uyuturum" diyerek
Odaya girdi
Aşiri koltuğun üzerine bırakıp baktı
Gözyaşları eşlik eti kızına bakarken
Kucağına alıp " beni afet kızım seni Teyzene vermek zorundaydım kızım "
Hem ağlıyordu hem kızını öpüyordu kaç ayın özlemi vardı
Ama mejburdu kızından ayrılmak zorundaydı
" Kızım kınalı kızım Afet garip ananı " feryat yaktı
Feryadı kendineydi
İçi yanıyordu da kimse görmüyordu bunu
Kızıydı ama diyemiyordu
Berçem gözlerinin açıp karşı odada tarafta kocasının görmüştü sonra etrafına baktı hastanede olduğunu anlamıştı
Etrafa bakınca perdede onu izlediği ailesi olduğunu anlamıştı ama kızı neredeydi
Kızı olmayan kızı neredeydi
Alıştı artık Aşire
Öbür tarafta kızıyla özlem gideren bir kadın öbür tarafta mejbur kaldığı bir hayat
Herkes mejbur kalmıştı bir hayata
Aran kızına doymak bilmezken kapının açılmasıyla Zelal hanım görmüştü " Aran kızım ne yapıyorsun burda " dedi Aran basının eğip göz yaşlarının temizleyip
" Hanım ağam Mert Bey Aşiri bana verdi uyutmam için buraya getirdim " dedi
Zelal hanım gülüp " E kızım tabi sende Aşirimin Anasının kopyasısın seni anması belledi "
İçi yandı Aranın benim kızım diyemedi diyemedi ben sevdiğim adamı Kardeşime verdim
Diyemedi herşeye hasret kaldım
" Hadi kızım gel kardeşini gör " dedi
Nasıl bakıcak yüzüne , nasıl bakıcak bir zamanlar sevdiği adama
' yüreğine göm sevdanı artık evli bir adam senin döl yanının kocası ' dedi içinden
Bir yandan kendini teseli ediyordu bir yandan Aşiri kucağına alıp Berçem'in bulunduğu odaya giti
Berçem kapının sesiyle o tarafa baktı
Sol yanı ikizi gelmişti kucağındaki kızı olmayan kızına baktı
Gözünden bir yaş döküldü ...
Hesabı sorulmayan göz yaşlar
" Siz biraz özlem giderin kızım ben bir Meriç'ime bakayım" diyip iki kardeşi yalnız bıraktı
Aran berçeme yaklaştı " iyi misin sol yanım " dedi
Özlemişti onu bu seçimler ikisinin de suçu değildi
" Değilim Aran değilim yaram çok derin yavrumun acısı tazeyken ben nasıl yaparım bagerimin acısı dinmiyor Aran dinmiyor " dedi göz yaşları aktı
"Ağlama Berçem ağlama bizim göz yazımızı temizleyecek kimse yok "
Bir kızın gözyaşı babası tarafından temizlenmediyse kimse temizlemezdi
" Annemizin yanına gömdüm değil mi oğlumu ?" Dedi
Tam kardeşine bakıp " orda Bercem'im orda oğlun Annemizin yanıda " dedi
Berçem nasıl dayanacaktı bu acıya
Berçem kardeşine bakıp " Aran olmak nasıl " dedi
Bir şeyler bilmek istiyordu
Aran derin nefes alıp " yorgun , ölü, bitmiş, kimsesiz, çaresiz" dedi
Aran çaresizdi Berçemse çaresizliğin zinciridi bir rüzgar vardı kimse görmezdi
Kumarbaz Hasan'ın kızları ödedi bu bedeli onlar sesiz kaldı ,bedel ödemeye değil
" Onu seviyor musun?" Dedi berçem bilmek istiyordu hayla seviyor muydu
" Berçem geçmişi kazıp bir yere gelmeyiz çok bilmek istiyorsan hayır berçem başlarda evet ama artık evli biri ben onu sevemem , bir zamanlar benimdi evet ama şimdi değil " dedi sakin kalarak
Nasıl evet denilirdi nasıl hayla denilirdi
" Ama ben sevemiyorum Aran ? , Ben kardeşimin sevdasını sevmiyorum" dedi
Kim kardeşinin sevdasının koynuna girer ki
Burnunu çekip " hani kocaları ölenler kayinpederiyle evleniyor ya o bile bundan acı değil ama kimse anlamıyor" dedi
Acı neydi !!!
Bir imkansızdır burası
Tarihi eser kakan Diyarbakır bı o kadar acıda kokuyordu
Kapının açılmasıyla Aran kapıya baktı Meriçi gördü
Nefes almadı sanki ...
Berçem ikisine baktı ...
Meriç içeri girip " baldız bi an seni karım berçem sandım " dedi karısına bakarak
Meriç Berçem'in yanına gidip eliyle yüzünü okşayıp " iyi misin " dedi Meriç seviyordu Berçem'i
Gerçek gülümseyip " biraz , sen nasıl oldun " dedi
" İyim ben karıcım sen beni düşün me" dedi
Karıcım dedi Aran yandı ...
hangi fırtınanın ateşiydi berçem kardeşine bakıyordu dili laldı
Meriç karısının elini tutup Arana dönüp
" Baldız bir şey söyle sol yanına " dedi
Aran Berçem'in yanına gelip " niye Meriç Abi " dedi
Berçem'in gözlerine baktı ...
" Ben diyorum ki kedine iyi bak yok Hanım efendi çalışmak istiyor sonrada hastane köşelerinde ..." Sahte bir kızgınlıkla bunları söyledi ...
Ama kalbi farklı söylüyordu
Aşir kaslarının berçeme doğru götürüp " Anni " diye sesle berçem ile Aran birbirine baktı
Kızı teyzesine anne demişti...
Meriç gülerek " bak karıcım kızımız sana anne dedi " diyerek kızını Arandan alıp Berçeme verdi
Berçem ise Arana baktı oysa burda olması gereken o olduğunu düşünüyordu onun yanında kızını kocasının nasıl sevebilirdi
Aran bunu anlamıştı" Meriç Abi bize. biraz müsade edebilir misin " diyerek yalnız kalmaları için izin istedi " tamam baldız bende odama gideyim yoksa tekrar serun verirler bana " diyerek odadan çıkmıştı
İkisi yine yalnızdı ama bu sefer Aşirde onlarlaydı
" Bana neden öyle bakıyorsun berçem "
" Senin yanında nasıl sevdiğin adamı seveyim ,yada kızının nasıl bağrıma basarım? " Dedi derin bir nefes alarak
" Ben senin hayatının mahfetim Aran " dedi hıçkırıkları arasında
Aran berçeme sarılıp
" sakın berçem sen suçlu değilsin benim başıma gelenlerden tek bir suçlu var oda Viyan Tanış , bana söz ver berçem Kızıma anana olacan , ben Meriç'i çoktan unuttum kendi yolunu çiz buraya sana veda etmeye geldim , sen artık kumarbaz Hasan'ın kızı değilsin bunu unutma baba evimize git anamın yetimleri sana emanet can parçam
Ben yokum şimdilik ama gelicem geldiğimde ise Diyarbakır'da tozu dumana bırakmayacağım
Artık güçlü olmalısın Berçem mejburuz buna
Sen benim için berçem oldun bese Aran sanan söz veriyorum kendi isminin sana yine vericem ama şimdi gitmem gerekicek, yine konuşucağız seni gelistirmelerden haberdar edicem . " Diyerek konuştu
Belki şimdi
Yada sonra gidicekti
Gerçekler için gitmek zorunda kalmıştı Berçem'i öpüp" ben gidiyorum uçağa bir saat var kendine iyi bak ve kimseye söyleme " diyerek Aşirde öpüp
" Kardeşim sana emanet kızım " diyerek onunda öptü
Kapıya kadar gelip son kez onlara baktı
"bir zamanlar sevdiğin adamı veremem ama kızını sana mutlaka vericem Aran " aran Berçem'in sesiyle
" Kızım artık senin kızın Aran , sen hiç berçem olmadın sen hep Aransın öylede kal berçem olmak sana yakışmıyor banada Aran olmadığı gibi " diyerek odadan çıkmıştı
Herkes bir çıkmazın peşindeydi
' Evet ben berçem değilim ben Aranım , 17 'sinde küçük gelin olan kadınım ben eğtim almayan cahil bir kadınım okula gidenlere özenerek bakan kızım , yediği alındığı hesaplanan kızdım, ama artık olmayacağım Berçem gelene kadar berçem olucam ama sevdiğim adama değil o bütün gerçeği bilicek ' diyerek içinden geçirdi
Kızının öpüp " Anne yarın sana anneni unuturmayacak Aşirim sen sadece annenin gelmesini bekle " dedi kızının öpüp kucağına sokup uyudular
öncelikle merhaba
Wattpad: sardunyalar_
Wattpad: esma_akkus
iki hesapta şahsıma aittir
çalıntı ve kopyala gibi durumda Avukat babam yasal işlemler tarafından başlatılacaktır
bu hikaye ilk fikir benden çıkmıştır