Kaybolan gerçekler... *** Oğuz'dan; "Neydi benim bu yaşadığım? Bir hayal mi, yoksa korkunç bir kabus mu?" Kırık dökük kuş yuvaları ve eşyaların arasında adımlarımı zorla atarak ilerleyip koltuğun üzerine bıraktım kendi mi. 'Erkekler ağlamaz!' diye kim söylemiş çok merak ediyorum. Ruhsuz taş kalpli biri mi, yoksa sadece iki kelimenin arkasına sığınmak isteyen gözü yaşlı biri mi? Ben ne kadar istesemde yere düşen damlalara engel olamıyordum. Ne yapmıştım da böylesi nefretle, ihanetle cezalandırılıyordum. Oysa ben zaten çoktan vazgeçmiştim hayattan, tek başıma bu bilinmezliğin için de kaybolmaya gelmiştim. Bunu tam başaracakken neden girdin hayatıma Mucizem, neden? Şimdi beraber yaptığımız her şeyi kırıp dökerek mi çıkacağını düşündün hayatımdan, yoksa yeniden en başa dönecek kuvveti

