"suskun kalplerin şifası"

1276 Words

Yemek sonrası kalabalık dağılırken, Sahîde Hanım, usulca Solîn’in koluna dokundu. > “Gel… Az konuşalım. Çok susmuşuz zaten.” Konaktaki küçük oturma odasına geçtiler. Kapı kapandı. Geriye sadece bir anne ve bir kızın kalbi kaldı. Solîn, başını eğdi. Eliyle başörtüsünü düzeltmeye çalıştı. Ama Sahîde, onun başına uzandı. Yavaşça yazmayı çözdü. Ve saçlarını gördü… Omzuna zar zor inen, yamuk kesilmiş, uçları sanki çığlık atan o saçlar… Bir an sustu. Sonra gözlerinden yaşlar süzüldü. Ama sessiz ağladı. > “Ben seni küçücükken bile böyle görmedim… Ben sana hiç makas değdirmedim. Gölge düşmesin diye başına elimle örtü örttüm ben…” Solîn, başını eğdi. > “Anne…” Ama Sahîde, onun saçlarına dokundu. Titreyen parmaklarıyla usulca arkadan düzeltti. > “Kırılmışsın. Ama

Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD