bc

Tutkulu Teslimiyet +18

book_age18+
15
FOLLOW
1K
READ
revenge
dark
forbidden
love-triangle
HE
love after marriage
forced
opposites attract
second chance
playboy
badboy
kickass heroine
mafia
gangster
heir/heiress
bxg
city
mythology
secrets
love at the first sight
friends with benefits
like
intro-logo
Blurb

Düğün günümde iki adam vardı.Biri bana yüzük takacaktı.Diğeri beni kaçıracaktı.Babam kaderimi yazdığını sanıyordu.Ama o gece kaderim silah sesleriyle değişti.Miran…İsminden bile korkulan adam.Ben onun düşmanıydım.O ise benim sonum olacaktı.Ya da başlangıcım.

chap-preview
Free preview
Düğün Olacak
DİLAN Davulun sesi duvarları titretiyordu. Sanki bütün Urfa bugün benim için ayağa kalkmıştı. Ve bembeyaz gelinliğin içinde duran kadın benden başkası değildi. Ancak… Gözlerimde bir gelinin heyecanı yoktu. Sadece öfke vardı. Kızgınlık. Ve çaresizlik. Kuaförden gelen kadın saçımın son tutamını düzeltti. “Vallahi maşallah kızım. Çok güzel olmuşsun. Bu yay gibi kaşlar, yemyeşil gözler, altın rengi saçlar... Serhat Ağa çok şanslı vallahi... Allah seni nazarlardan korusun.” İçten gülümsemesine karşılık vermedim. Kadın birkaç saniye yüzüme baktıktan sonra sessizce odadan çıktı. Yalnız kalınca derin bir nefes aldım. Sonra pencereye yürüdüm. Karşıdaki avlu insan doluydu. Aşiretin adamları… Akrabalar… Misafirler… Silahlı korumalar… Davulcular… Zılgıt çeken kadınlar… Herkes aşağıdaydı. Herkes mutluydu. Ama ben değildim. Çünkü aşağıda beni bekleyen adamı sevmiyordum. Hatta ondan iliklerime kadar iğreniyordum. Bu gece gelinliğimin düğmelerini çözecek olması fikri… Tenime değecek o pençelerinin ruhumda açacağı çizikleri düşününce içim ürperiyordu. Serhat Ağa. Babamın uygun gördüğü adam. Babamın dostu. Babamın çıkarları için seçtiği koca. Parmaklarım pencerenin demirlerinde sıkıldı. Bir an için gerçekten kaçmayı düşündüm. Şu an. Bu saniye. Gelinliği çıkarıp arka bahçeden koşsam… Bir arabaya binsem… İstanbul’a gitsem… Belki kurtulabilirdim. Belki. Ama sonra annem geldi aklıma. Hasta yatağında yatan annem. Babamın tek zayıf noktam olduğunu bildiği annem… Kaçamazdım. Çünkü bedelini o öderdi. Hem de çok ağır bir şekilde… Kapı sertçe açıldı. Başımı çevirmeden kimin geldiğini anladım. Babam. Adımlarını tanıyordum. Hayatım boyunca korkuyla dinlediğim adımlardı bunlar. Ne zaman evde kavga çıkaracağını, ne zaman huysuzlaşacağını, ne zaman dayak yiyeceğimi bilirdim. Yürüyüşünden tanırdım babamı. Beni ya da annemi döveceği zaman neredeyse koşar adımlarla gelirdi. İşi düştüğü zaman ağır yürürdü. Eğer tehdit edecekse de… Şimdi ki gibi önce hızlı girer, agresifçe kapıyı açar ve sonra adımlarını yavaşlatırdı. Ağır birkaç adım sonra arkamda durduğunu hissettim. “Misafirler gelmeye başladı.” Sesi her zamanki gibi sertti. Arkamı döndüm. Uzun boylu, sert bakışlı, herkesin çekindiği bir adamdı babam. Şu an istese de bana el kaldıramayacağını bildiğimden olsa gerek; biraz bundan yüz bularak hırçınca baktım ona. El uzatamazdı çünkü ben artık babamın malı olmaktan çıkıp, müstakbel kocamın malı olmuştum. Maalesef çocukluğundan bu yana evde sürekli kavga ve kaos ile büyümüş her birey gibi bende sinir sistemi aşırı uyarılmış bir kadındım. Ve bu da öfke problemlerini beraberinde getiriyordu elbette. “Ben bu evliliği istemiyorum.” Birkaç saniye duraksayıp cümlemi yumuşatmaya çalıştım. “İstemiyorum… Baba.” Babam elindeki tesbihi sıktı ve aşırı sinirlendiğini belli eden bir şekilde alt dudağını dişlerinin arasına sıkıştırdı. “Düğün olacak.” “Ben oyuncak değilim.” “Düğün olacak.” “Ben Serhat denilen o herifi sevmiyorum.” Hışımla elini kaldırdığında anlık bir reflekse geriledim. Ama her nasılsa kendini tutmayı başarıp elini indirdi. “Düğün olacak.” Bir an gözlerimi kapattım. İnsan bir duvarla konuşurken bile daha fazla karşılık alırdı. Babamla değil. Onun için söz vermek her şeydi. Kızı ise hiçbir şey. “Kız” olduğum için beş kuruş değerim yoktu gözünde. Tabii başlık param hariç. “Baba…” Sesim ilk kez titredi. “Lütfen.” Adamın gözleri buz gibiydi. “Dilan.” İlk kez adımı söyledi. “Sana fikrimi sormadım. Canımı sıkma benim.” İçimdeki bütün öfke ayağa kalktı. Gemileri yakacaktım. Aşağıdaki herif iğrenç biriydi. Öküz herif, beni istemeye geldiği gün bile leş gibi ter kokuyordu. Kahvesini ona uzatırken neredeyse kusacak gibi olmuştum. Güya aşiret ağasıydı ama onu ilk gördüğümde taktığı altın kolye mi daha sarı yoksa yamuk yumuk dişleri mi, karar vermekte zorlanmıştım. “Ölürüm de o adama yar olmam! Gel vazgeç bu işten, başka kim dersen tamam varacağım ama o Serhat ağaya verme beni!” Kafamdaki süse uzandım ve bir anda çekip saçımı dağıttım. Bir anda odadaki hava değişti. Babam birkaç adım yaklaştı. İkimiz de birbirimize bakıyorduk. Kim önce geri adım atacak diye. Sonra babam sessizce konuştu. “Annen bugün çok yorgun.” Kalbim durdu. İşte buydu. Her seferinde yaptığı şey. Annemi kullanarak beni tehdit etmesi… Bu cümlenin altında anneme yapacağı eziyetler saklıydı adeta. Babam bunun zaafım olduğunu biliyordu. Sustum… Çünkü kaybetmiştim. “Tamam!” dedim sonunda dişlerimi sıkarak. “İstediğin olacak. Yeter ki anneme dokunma.” Babam kapıya yöneldi. “Ha şöyle…” dedi gülümseyerek. “Ananın daha da yorulmasını, üzülmesini istemezsin Dilan. Anan hatrına bu edepsizliğini görmezden geleceğim. Bundan böyle senin tek gayen kocanı memnun etmektir.” Tam çıkacakken durdu. Arkasını dönmedi. “Aşağıdaki herkes bu düğünü bekliyor.” Sonra ekledi. “Utandırma beni.” Kapı kapandı. Ben ise olduğum yerde kaldım. Utandırma beni… Ne garipti. Hayatımı elimden alıyordu. Ama utandırmaması gereken kişi yine de bendim...

editor-pick
Dreame-Editor's pick

bc

Unscentable

read
2.0M
bc

He's an Alpha: She doesn't Care

read
772.7K
bc

Claimed by the Biker Giant

read
1.9M
bc

Holiday Hockey Tale: The Icebreaker's Impasse

read
996.6K
bc

A Warrior's Second Chance

read
369.5K
bc

Not just, the Beta

read
354.1K
bc

The Broken Wolf

read
1.2M

Scan code to download app

download_iosApp Store
google icon
Google Play
Facebook