dokuz

233 Words
Behzat Zorlu: Levent'e ulaşamıyorum Behzat Zorlu: Ulaşabilirsen söyle gelsin şu tavuğu alsın Okan Kalender | Yazıyor... Behzat Zorlu: İbriğine tüküreyim ya Behzat Zorlu: Birde şekil şükul bir tavuk seçmiş Behzat Zorlu: Bağırıp bağırıp duruyor kafamı sikti Behzat Zorlu: Eskiden şakanın da bir dozu vardı Okan Kalender: Levent'in ufkunu açtığını biliyorum ama öyle bir espri yapmak ona bile fazla olurdu Behzat Zorlu: Yapmış işte Oktay Behzat Zorlu: Yoksa engeller mi o beni Behzat Zorlu: Söyle nereden aldıysa oraya geri götürsün. Hani devamlı bağırmasını geçtim kendi evimde yürürken dikkat etmek zorundayım artık. Metre kareye bir bok düşüyor Behzat Zorlu: Gerçi devamlı bağırması da büyük sıkıntı Okan Kalender: Engellediyse o yapmıştır gerçi haklısın Okan Kalender: Gece onu sana bulaşmaması konusunda uyarmıştım ama dinlememiş belli ki Okan Kalender: Şerefsizin tek görevi seni kapına kadar götürmekti Okan Kalender: Ona bile yorum katmış Behzat Zorlu: Bu konuyu kendisiyle uzun uzun konuşacağım ama önce şu tavuktan kurtulmam lazım Okan Kalender: Hâlâ evde mi? Behzat Zorlu: Bahçe kapısını açtım oraya çıktı Okan Kalender: İyi bari karnını doyurur Behzat Zorlu: Bahçemde solucan veya böcek yok Okan Kalender: Bulur o toprak altından bir şeyler Okan Kalender: Hem fotoğrafını at bakayım yengenin Behzat Zorlu: Al birini vur ötekine Behzat Zorlu: *fotoğraf Okan Kalender: HOROZ LAN BU DHSKHSKSJSKS Okan Kalender: Levent iki eli kanda olsa bile şakasını yarım yamalak yapmaz bdkshslsjkskd Okan Kalender: Dün geceyi düzgün hatırla Behzat Okan Kalender: Bunu sen bile almış olabilirsin
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD