Yüzüme düşen saçlarımı nazikçe kulağımın arkasına götüren parmaklarla içim gıdıklandı. Kollarımın arasında kalan yastığı kendime çekip daha sıkı sarıldım Yastığın gövdesine başımı yasladığım vakitlerde saçlarımın okşandığını hissettim. Bu his, beni bulutların üstüne çıkarırken "Hocam..." diye mırıldandım. "Fakültede değiliz Hera." hocamın sesi babamın sesi olarak kulağıma dolunca burnumu kırıştırdım. Yine de onunla konuşmaktan geri durmadım, "Alışmış kudurmuştan beterdir deyip beni mazur görün." "Ne yaptın ki mazur görülmek istiyorsun, bir tanem?" yine babamın sesini duyar gibi olunca bu işte bir gariplik olduğunu sezdim. "Neyi alışkanlık haline getirdin?" Art arda duyduğum iki soruyla içimden 'işte şimdi hapı yuttun' diye geçirirken gözlerimi usulca araladım. Babam iki kişilik yatağım

