İSYANKAR.....

1818 Words
BARTU Ağır basan yanı hep isyankar haklıydı onun yerine aynı tepkiyi verirdim. Üzgünüm sana kendimce sebeplerimden söz edemem ama nefretin aksine kalbini kazanmak için savaşmaya hazırım. Benden sana asla zarar gelmeyeceğini anlayacaksın belki de hiç batmamak üzere yeniden güneş misali doğacaksın. İşte o zaman kendimi affedeceğim her ne kadar bu evliliği geçerli saymasan da hiçbir şeyden mahrum kalmayacaksın. Keşleri hayatında barındırmak istemiyorum inada bindirmiş tarafı arkadaşlarıyla sahnenin ortasında bana nispet yaparcasına hünerlerini sergilemesi. Aklımı başımdan alırken küçücük şeylerden mutlu olduğunun farkında mı? Dans, müzik sanki bütün öfkesini, hüznünü unutturuyor. Her halinden belli oluyor yüzündeki tebessümü kaybolmaması için varımı yoğumu ortaya koyarım yeter ki gül yüzü solmasın. “ ee.. damat bey istediğin oldu bundan sonrası için ne düşünüyorsun? “ “ bilmiyorum zamana bırakmak en iyisi “ “ ona karşı düşüncelerinin değiştiğine sevindim yalnız böyle bir ailenden nasıl ayrı dünyanın insanı çıkmış hayret doğrusu “ “ orasını bende düşünmediğim değil kan bağının olmasına rağmen onlarla uzaktan yakından alakası yok “ Anladım der gibi başını salladı bileğimden kavrayıp elimden bardağı kaptı. “ hızlı gidiyorsun yavaş “ “ karışma “ “ arkanı toplamak mesele değil efkarlısın anladık fakat sarhoş kafa ile hareket etmeni istemem “ “ başka türlü nasıl başa çıkacağım? Bitmeyen sorularına yanıt veremiyorum bu beni çileden çıkartıyor “ “ zorla imzayı attırırken düşünmedin ceremesine de katlanacaksın “ “ çok saol nasıl yardımcı oldun anlatamam “ “ dost acı söyler bu işten hasar bırakmadan nasıl sıyrılacaksın? Şimdi sen düşün neyse düğün sona ermek üzere yerimi alayım davetlileri uğurlama zamanı “ Şahin yanımdan ayrılırken Asel ‘den gözlerimi çekmedim bundan sonrasında olacakları akıl edemiyorum….. Yol boyunca sessizce dışarıyı izledi evin avlusunda vardığımız sırada araçlardan indik. Hiçbir tepki göstermiyor davul zurna sesleri yankılanırken eş, dost beni aralarına almış. Teyzem ise koluna girmiş önden evden içeri adım attılar. Aklım onda kafam ise dumanlı şimdi ne olacak?..... Bir süre sonra teyzem evin kapısından dışarı çıkışını görmemle vakit geldi diyerek sırtıma inen yumruklardan kaçmayı başarabildim. Koşarak evden içeri girişimle kapıyı ardımdan kapattım kapatmasına da aklım kalbim harp çıkarmıştı. Git kapısına dayan helalimsin benim karımsın diyor. Diğer yandan karın olmayı ret ediyor boşa nefesini tüketme diye bağırıyor. Hangi birini dinleyeceğim sağlıklı karar veremezken ayaklarım benden bağımsız harekete geçmiş farkında değilim. Merdivenleri çoktan aşmışım odanın kapısına gelene kadar geçen süre ışık hızı misaliydi. Elim kapının kulpunda derin soluk aldım kapıyı araladım ne var dercesine karşılayan bakışlarını yakaladım. Uyuşuk beynim bakışlarını es geçerek beyazlar içinde güzelliğine hapsoldum ayaklarım beni ona götürüyor. Yaklaştıkça yerinden kıpırdamadı sert bakışlarını mavilerimden çekmedi “ çık dışarı “ Başımı iki yana salladım iki adım daha atıp önünde durdum. Ceketim cebinden onun için özel tasarlattığım yüz görümlüğünü çıkartım. Kutuyu açıp içinden çıkarmama fırsat tanımadan elimi savurmasıyla kutu yerle bir oldu. “ seni nede sen gelen hiç bir şey istemiyorum defol “ “ istesen de istemesen de sen benim karımsın “ “ asla senin karın olmayacağım “ Belinden kavrayıp kendime çektim farkına varamadığım arkasına sakladığı hançer ortaya çıktı. Refleks olarak hançeri saplayacakken bileğini havada yakaladım “ beni bunla mı durduracaksın? “ “ senin olmaktansa ölürüm öldürürüm “ Sesi yükselişe geçti nafile elinden almaya çalıştım ikimizin direnişi sürüp giderken sırtını duvara sabitledim. Galip gelen bendim elinden çekip aldım bedenini çevirdim kıpırdayacak alanı kalmadı. “ bırak beni “ Sırtını kaplayan gelinliğini tülünü hançerle keserek tenini açığa çıkardım. Hançeri odanın içine fırlattım tenine dudaklarımı bastırdım “ bırak dokunma bana “ Duyma kabiliyetini kaybettim işitmiyordu kulaklarım bedenini sıkıca sarmış ayağını yerden kestim. Yatağanın ucundan savurdum yay gibi bedeni yatakta kavislendi kaçmasını müsemma göstermeden. Üzerinde yerimi aldım bedenimin altında çırpınışı gücü gücümle nerede ise eş değere yakın. Karşılıklı mücadele sonunda ellerini başının yanına sabit tuttum dudaklarını mühürleyecektim. Başını çevirmesiyle teğet geçerek boynuna temas eden dudaklarım tadına varırken elime süzülen yaş kendime getirdi. Ne yaptığımı sorgulamaya başladım hayır ona böyle bir şeyi reva göremem. Zorla nikah masasına oturmasını sağlamış olabilirim. Asla zorla bedenine sahip olmamam bunu hak etmiyor. Üzerinden kalktım yüzüne bakmaya cesaretim yok ardımda bırakarak hızlıca odayı terk ettim….. Kendime saatlerce lanetler yağdırdım nasıl böyle bir hataya meyilliydim yol yakınken dönmeyi akıl edebildiğim akan yaşı oldu. Ankara ‘ya geliş sebebim belliydi kafama koyduğum şeyi yapacaktım elimde olmadan çoktan rota sapmış istikamet onun yollarına çıkıyor. Nefret etmem gerekirken ilk andan itibaren benliğime kazındı anlamsızdı ona çekilişlerim. Gün geçtikçe zihnimi meşgul edip duruyor onu tanıdıkça beklentilerimin dışında farklı alt yapıya sahip kişiliği. Ailesi desen nevrimi döndürmeyi iki günde başarmışlardı oysa o bambaşka uzaktan yakından alakası yoktu. Meğer umduğumun gibi değilmiş dik duruşunun güçlü yanının ardına sakladığı hakikat başkaymış. Böyle birini planlarımın arasına yer edinemem saf dışı bırakmak en doğrusu bedel ödeyecek en son kişi yerine koyamam. Hayatını düzene girmesi hayallerine ulaşması için elimden geleni yapacağım. Sorgu suali bitmiyor sebebi bendim sessizliğimi bozamıyorum sorularına ne yazık ki yanıt bulmasına izin veremem. Nefretini sürdürürken hakikatten bahsedemem gerçeği öğrendiğinde doğacak tepkisi beni ürkütüyor. Benden gitmesini istemeyecek kadar seline kapıldım peki sonrasında ne olacak? Kestiremiyorum. Şimdiden tepkisi belli zorla ilişkinin içine sürüklemenin vicdan azabını yaşarken. Bu evliliğin sahiciliğini kazanmasını sağlamak ne kadarı doğru? İmkansızı dilediğimi farkındayım. Sessizliğimle birlikte aşılamak istediğim hayatına var oluşumu kabullendirmek adil mi? Bilemiyorum. Bile isteye lades oynuyorum kim karlı kim zararlı çıkacak? Muamma tek taraflı mücadele hep bir bahane yolunun sonunu bilmeden kalbimin sesini dinliyorum. Başka şekilde karşılamış yollarımız kesişmiş olsaydı her şey farklı olacaktı benden nefret etmek yerine başka boyuta. Sahte olmayan evliliğin içinde barınmak bir tek onunla nefes almayı eğlerim. Sabah ışıkları çoktan doğmuş bir tek ben karanlığa gömülmüştüm çıkamıyorum işin içinden. Telefonumun acı içinde çalan melodisi sinirlerimi alt üst ediyor arayan dışarıdaki adamlarımdan biri. “ ne var? “ “ şey patron “ “ gevelemede söyle “ “ patron yengenin ailesi geldi kapıda bekliyorlar “ “ ne? “ “ içeri girmek için zorluk çıkartıyorlar “ Sabahın köründe dertleri ne kapıma dayanmışlar? Hızlı adımlarla çalışma odasından çıkıp merdivenlere yöneldim. “ iki dakika sonra içeri al ben döne kadar salonda ağırla başlarından ayrılma “ “ peki patron “ Basamakları katlederek odaya ulaştım kapısını tıklattım içeriden ses gelmiyordu. Mecbur destursuz daldım odada yerler esiyordu banyoda olduğunu düşünerek adımlarımı yönelttim. Kapıya varamadan banyodan yarı çıplak havluya sarılmış halde karşıma çıktı zor yutkundum bakışlarımı kaçırmakta vasattım. “ aile gelmiş aşağıda “ “ ne? “ “ geleceklerinden haberin yok muydu? “ Başını iki yana salladı onu es geçerek banyoya girdim kapıyı kapatmamla yerde parçalara ayrılan gelinliği gözlerime sergilendi. Kendime bir kez daha sayıp sövdüm telefonum tekrar çalışı tavan yapmış sinirlerimi zorluyor. Ekranda yazan isimle sakinleşmeye çalışarak yanıtladım “ günaydın oğlum “ “ günaydın “ “ rahatsız ettim kusura bakma uyandırdım mı? “ “ estağfurullah ne kusuru dede? “ “ oğlum müsaitseniz ayak üstü uğrayıp emanetleri teslim edelim dedik “ “ ayak üstü ne demek? “ “ olmaz oğlum öyle şey yeni evlendiniz yakışı kalmaz malum İstanbul ‘a geri döneceğiz yoksa sabahın bir körü rahatsızlık vermek istemeyiz “ “ ne rahatsızlığı dede? Burası senin… “ “ eehh uzattın eşek sıpası ben ne diyorum? Sen başka telden türkü çalıyorsun “ Ah dede herkes senin gibi düşünse keşke sabah fırçasını kaymadan duramadı. Beklediğimi söyleyerek telefonun kapatıp duşun altına kendimi attım tez vakit ayılmam gerek….. Odaya geri döndüğümde pencerenin önünde dikilmiş dışarıyı izliyordu. Arkasını dönüp bakma gereği duymadı giyinme odasından içeri girip dolaptan kıyafetlerimi çıkartıp hızlıca giymeye başladım…. Birlikte salondan içeri girdik bizim gelişimizle adamım salonu terk etti. Utku etrafı tararken diğerleri koltuklara kurulmuş bu ne rahatlık? “ sonunda teşvik edebildiniz? “ Canını alacağım haberi yok Utku ‘un sözlerinden rahatsızlık duymuş gözlerini benden kaçırdı Asel ‘in bakışlarından mahcubiyet sezdim. “ hoş geldiniz “ Kibarlık olsun diye söze girdim tabi anlayana “ hoş bulduk damat “ “ düğün sabahı gelişinizi neye borçluyuz? “ “ adı üstünde düğün sabahı “ Utku ‘nun ağız dolusu sözleri “ sen yine ne imada bulunuyorsun? “ “ hemen dellenme damat “ Babasına destek atarcasına söze girdi “ bize karşı tehditlerini savurduğun o mesele madem raporu çok gördün bizde zamanındır teyit edelim emin olalım istedik “ “ senin ağzından çıkanı kulağını işitiyor mu? “ Babası olacak adam baş işaretiyle karısı harekete geçirdi elimi havaya kaldırdım “ olduğun yerde kal kimin namusunu sorguluyorsunuz?” “ bizden raporu esirgedin alt tarafı annem kontrol edecek ne var bunda? “ “ lann benim ayarlarımla oynama benim namusum halka açık arz edilecek mal mı? “ Salona giriş yapan ailem çıka geldi “ hoş geldiniz dünür “ Dedem şaşkındı baş selamı verip geliş sebeplerini idrak etmek istercesine göz gezdirdi. “ bir tek biz tescillenmesi için icap etmemişiz “ “ neden söz ediyorsunuz? “ Sert bakışlarıma aldırmadan it konuya açıklık getirmesi ailemi konuya dahil etmesinden. Asel geriye doğru sendeledi dengesini kaybedecek oldu elini sıkıca tuttum. “ tövbe estağfurullah “ Dedem işittiği sözlerden rahatsızlık duymuş “ ne günlere kaldık? “ Ailemin her biri tepkisini esirgemedi “ bildiğim kadarı erkek tarafı görevi üstlenirdi ne ara kızın ailesi konuya dahil oldu? Hem hangi çağda yaşıyoruz? Bu adetler geride bırakıldı lütfen evli çiftlerin özel alanına girmeyelim bize yakışmaz “ Teyzem lafını esirgemedi aldığı cevap tatmin ettiğini zannetmiyorum Asel ‘e baktım gözlerini yere sabitlemiş. Tırnaklarını etime sapladığını farkına varamayacak halde. “ yeter bu kadar kimse namusumu sorgulayamaz evimi terk edin “ “ ama.…“ “ aması falan yok ben son sözümü söyledim karımın namusu beden sorulur kimseyi alakadar etmez. Şimdi evimi terk edin yapmak istemediğim şeylere mecbur bırakmayın “ Kapıyı gösterdim düşürmediğim gardımdan memnun kalmadılar. Ağızlarının içinden homurdanarak çıkışa doğru yöneldiler Utku ağırdan ilerken. “ kızım emanetini getirmiştik “ Teyzemin uzattığı sandığı alırken Utku ‘nun bakışları tekin değildi. Bir anlık onunla göz göze geldi sonra bakışlarını Utku ‘dan çekti benim bilmediğim. Söyleme gereği duymadığı aralarında geçen mesele her ne ise iyiye işaret değil. “ Bartu biz gidiyoruz kızıma iyi bak ne demek istediğimi anladın sen “ Dedem olaydan haberdardı gayet ne demek istediğini biliyorum onu korumak görev meselesi arz etmiyor. Evliliğimiz kabullenmese bile karım benim namusum başka söze ne gerek var mı? Ailem iyi dileklerini sunuyordu fakat ağzını bıçak açmıyor takı sandığından hırsını almak istercesine sıkıca kavramıştı. Ailemi kapıdan uğurladı bahçeye kadar eşlik ettiğim sırada evin girişinde çoktan kaybolmuş. Ailemin tembihleri üzerimde Asel ‘in yanında söyleyemediklerini sıraladılar. Ailesine karşı korumamı istedikleri baskı kurmaları onu kıracak üzecek şeylerden kaçınmamı söyleyerek yola çıktılar…. Soluğu odanın kapısının aldım içeriden gelen ses biriyle telefon görüşmesi yaptığına şahitlik ettim. “ ben hiç iyi değilim “ Titreyen sesi “ hayır sorun Bartu değil benim has ailem “ Kiminle konuşuyor? “ ben ne günah işledim Özkan? Neyin bedelini ödüyorum. En çok ne zoruma gidiyor biliyor musun? “ İç çekerek Özkan ‘a dert yanarak ağlaması kor misali canımı yakıyor. “ ailemden görmediğim sevgi, şefkati hiç tanımadığım insanlar tarafından görüyor olmam. Kaç gün geçti beni tanımadan benimsemeleri, koruyup kollama arzuları sahici. Belki görmediğimden ben yanılıyorum ama öyle de olsa onların yüzünden. Ailesinin yanında utancımdan yerin dibine girdim. Bir daha yüzlerine nasıl bakacağım? Kurduğu tezgahla ağına düşüren celladım bunu söylemekten nefret ediyorum ama onlardan daha insaflı “ Beni celladın olarak görebilirsin ama sana söz veriyorum saçının tek bir teline zarar gelmesine izin vermeyeceğim. Kalbinin kapılarını benim için açmasan da değişen hiç bir şey olmayacak seni korumaktan vazgeçmeyeceğim. Gözünden bir damla yaş süzülmesine seyirci kalmamam seni üzen her ne varsa yakınından geçmeyecek……
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD