BÖLÜM 2

941 Words
Quart Laboratories Ethan birkaç saniye boyunca olduğu yerde durup karşısındaki manzarayı izledi. Çocukluğundan beri bilim ve teknolojiyle ilgili ne okuduysa bir noktada Quart Laboratories'in adına rastlamıştı. Dünyanın en gelişmiş enerji sistemlerinden bazıları burada geliştirilmiş, Mars görevlerinde kullanılan teknolojilerin büyük kısmı yine bu kompleksin laboratuvarlarından çıkmıştı. Üniversitedeki profesörleri bile Quart'tan bahsederken farklı bir saygıyla konuşuyordu. Şimdi ise bütün bunlar yalnızca bir internet sayfası ya da belgesel görüntüsü değildi. Gerçekti. Ethan derin bir nefes aldı ve girişe doğru yürümeye başladı. Meydandaki kalabalık dikkatini çekmişti. İnsanlar aceleyle bir yerlere yetişiyor, bazıları yürürken şeffaf ekranlar üzerinden veri inceliyor, bazıları ise teknik konular tartışıyordu. "...eğer yeni çekirdekteki enerji kaybını azaltamazsak tüm üretim hattını yeniden düzenlememiz gerekecek." "Yüzde ikinin altına düşmeden onay vermeyecekler." Ethan istemeden konuşmaları dinledi. Üniversitede derslerde gördüğü şeyler burada gerçekten uygulanıyordu. Ana giriş binasına ulaştığında güvenlik kontrolünden geçti. Kimliği tarandıktan sonra görevli ona geçici erişim kartını verdi. Kartın üzerinde adı, fotoğrafı ve büyük harflerle STAJYER yazıyordu. Kartı boynuna takıp içeri girdiğinde bir anlığına durdu. Bina dışarıdan büyük görünüyordu ama içerisi çok daha etkileyiciydi. Salonun yüksek tavanı neredeyse görünmeyecek kadar yukarıdaydı. Dev ekranlar sürekli veri akıtıyor, danışma noktalarında insanlar sıra bekliyor, araştırmacılar koridorlarda hızlı adımlarla ilerliyordu. Ethan kayıt masasına gitmek yerine birkaç saniye etrafı incelemeyi tercih etti. Hayatında ilk kez kendini gerçekten bilim dünyasının merkezinde hissediyordu. Tam o sırada salonun ortasındaki dev ekrana takıldı. Ekranda araştırma sektörlerinin listesi bulunuyordu. Sektör 1: Mikroişlemci Teknolojileri. Sektör 2: Enerji Sistemleri. Sektör 3: Yapay Zekâ Araştırmaları. Sektör 4: Uzay Teknolojileri. Sektör 5: Malzeme Bilimi. Sektör 6: Robotik Sistemler. Sektör 8: Biyoteknoloji. Sektör 9: Savunma Teknolojileri. Sektör 10: İleri Araştırmalar. Ethan listeyi birkaç saniye boyunca inceledi. Quart'ın düşündüğünden çok daha büyük olduğunu fark etti. Her sektör neredeyse başlı başına bir araştırma merkezi büyüklüğündeydi. Bir gün bu bölümlerin tamamını gezebilecek miydi? Tam kayıt masasına yönelmişti ki sağ tarafından biri hızla ona çarptı. Bir deste dosya yere dağıldı. "Hay aksi!" Genç kızın sesi oldukça sinirli çıkmıştı. Ethan hemen eğilip dosyaları toplamaya başladı. "Dur, yardım edeyim." "Teşekkürler. İlk günümde geç kalmamak için koşmasaydım bunlar olmayacaktı." Kız da çömelip belgeleri toplamaya başladı. Ethan dosyalardan birini uzatırken üzerindeki ismi gördü. Olivia Bennett. Bir an duraksadı. Olivia aynı üniversitedeydi. Hatta aynı bölümdeydiler. Ethan onu birçok kez görmüştü ama Olivia'nın onu hatırlama ihtimali oldukça düşüktü. Kampüste herkes Olivia'yı tanıyordu. Olivia ise kampüsteki herkesi tanımıyordu. Kız son dosyayı da aldıktan sonra ayağa kalktı. Sonra Ethan'a biraz daha dikkatli baktı. "Seni bir yerden tanıyor muyum?" Ethan gülümsedi. "Muhtemelen. Aynı üniversitedeyiz." Olivia birkaç saniye düşündü. "Bir dakika... Fizik bölümü?" "Evet." "Tamam, şimdi hatırladım." Ethan bunun gerçekten doğru olup olmadığından emin değildi ama ses çıkarmadı. Tam o sırada hoparlörlerden bir anons yükseldi. "Yeni stajyerlerin Ana Konferans Salonu'na geçmeleri rica olunur." Olivia dosyalarını kolunun altına sıkıştırdı. "Sanırım macera başlıyor." Ethan gülümsedi. O an bunun sıradan bir staj programı olacağını düşünüyordu. Ne kadar yanıldığını öğrenmesine ise çok az kalmıştı. Olivia anonsun geldiği yönü gösteren ekranlara baktı. "Sanırım şu taraftan." Ethan başını salladı. "Öyle görünüyor." İkili kalabalığın arasına karışarak koridora doğru yürümeye başladı. Giriş salonundan uzaklaştıkça kompleksin büyüklüğü daha da belirginleşiyordu. Koridorların iki yanında cam duvarlar bulunuyordu. Bu duvarların arkasında farklı laboratuvarlar görülebiliyordu. Bazı araştırmacılar büyük ekranların önünde çalışıyor, bazıları toplantı odalarında hararetli tartışmalar yürütüyordu. Ethan yürürken etrafına bakmayı bırakamıyordu. "Burada çalışmak nasıl bir şey acaba?" Olivia omuz silkti. "Bilmiyorum. Ama şu an kendimi öğrenci gibi değil de yanlışlıkla gizli bir üsse girmiş biri gibi hissediyorum." Ethan güldü. "Aslında aynı şeyi düşünüyordum." Koridorun bir bölümünde Quart'ın geçmiş başarılarını gösteren büyük ekranlar vardı. Bir ekranda Mars yüzeyinde hareket eden keşif araçları gösteriliyordu. Başka bir ekranda ise yeni nesil enerji reaktörlerinin test görüntüleri yer alıyordu. Her birkaç metrede bir yeni bir teknolojiyle karşılaşıyorlardı. "İnsanlığın geleceği merak edenlerle başlar." Ethan yürürken duvardaki yazıyı okudu. Nedense bu söz diğerlerinden farklı hissettirmişti. Koridorun sonunda büyük kapılar görünmeye başladı. Kapıların üzerinde Ana Konferans Salonu yazıyordu. İçeri girdikleri anda uğultu kulaklarına çarptı. Salon neredeyse tamamen doluydu. Yüzlerce öğrenci sıralara yerleşmiş, kendi aralarında konuşuyordu. Sahnenin arkasında bulunan dev ekranda Quart Laboratories logosu yavaşça dönüyordu. "Vay canına..." Olivia da aynı anda aynı şeyi söyledi. İkisi birbirlerine bakıp güldüler. Boş koltuk aramaya başladıkları sırada arkalarından bir ses duyuldu. "Affedersiniz, şu koltuklar boş mu?" İkisi de dönüp baktı. Dağınık saçlı, gözlüklü bir genç ellerindeki dosyaları düşürmemeye çalışarak onlara bakıyordu. "Evet, boş," dedi Ethan. "Harika." Genç rahatlamış gibi nefes verdi. "Eğer dolu olsaydı muhtemelen dördüncü kez kaybolacaktım." Olivia kaşlarını kaldırdı. "Dördüncü mü?" "Evet." "Binaya gireli ne kadar oldu?" "Yirmi dakika." Ethan gülmemek için kendini zor tuttu. Genç de bunu fark etmiş olacak ki omuz silkti. "Tamam, kabul ediyorum. Yön bulma konusunda pek başarılı değilim." Yanlarına oturduktan sonra elini uzattı. "Ben Noah Carter." "Ethan." "Olivia." "Tanıştığımıza memnun oldum." Noah salona bakıp başını iki yana salladı. "Hâlâ buraya kabul edildiğime inanamıyorum." "Yalnız değilsin," dedi Ethan. "Bu sabah kabul mailini üç kez kontrol ettim." Noah güldü. "Ben beş kez kontrol ettim." Olivia başını iki yana salladı. "Siz ikiniz gerçekten güvensizsiniz." "Temkinli," dedi Noah. "Arada fark var." Konuşmaları devam ederken salon yavaş yavaş doldu. Birkaç dakika sonra ışıklar hafifçe karardı. Uğultu giderek azalmaya başladı. Sahnenin yan tarafındaki kapı açıldı. Salona beyaz laboratuvar önlüğü giymiş bir kadın girdi. Yaklaşık kırklı yaşlarındaydı. Omuzlarına kadar uzanan koyu renk saçları vardı. Önlüğünün sol tarafında Quart Laboratories logosu, hemen altında ise adı yazıyordu. Dr. Amelia Grant Salondaki uğultu kısa sürede kesildi. Amelia kürsüye doğru yürüdü. Onu gören birçok öğrenci birbirine bakıyordu. Görünüşe göre salondakilerin bir kısmı onu tanımıştı. Ethan ise ilk kez görüyordu. Kadının yüzünde sakin ama kendinden emin bir ifade vardı. Yıllarını laboratuvarlarda geçirdiği ilk bakışta anlaşılıyordu. Kürsüye ulaştığında mikrofonu açtı. "Quart Laboratories'e hoş geldiniz." Salondaki herkes sessizleşti. "Eğer bugün burada bulunuyorsanız, bunu hak etmişsiniz demektir." Ethan farkında olmadan biraz daha dik oturdu. Bu kadının neden Araştırma Direktörü olduğu daha ilk cümlesinden belli oluyordu.
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD