Quart’ın Hikâyesi
Dr. Amelia Grant birkaç saniye boyunca salondaki öğrencileri inceledi.
Ardından arkasındaki dev ekran değişti.
Quart Laboratories’in eski bir fotoğrafı belirdi.
Fotoğrafta yalnızca küçük, iki katlı bir bina vardı. Binanın çevresi ağaçlarla ve geniş boş arazilerle kaplıydı. Bugünkü dev kompleksle kıyaslandığında, sıradan bir araştırma laboratuvarından farksız görünüyordu.
Amelia konuşmaya devam etti.
“Bugün Quart Laboratories, dünyanın en büyük araştırma merkezlerinden biri olarak kabul ediliyor. Ancak başlangıcı oldukça mütevazıydı.”
Ekrandaki görüntü değişti.
Bu kez eski bir laboratuvarın içi görünüyordu.
Dar çalışma alanında büyük bilgisayarlar, kalın kablolar, enerji üniteleri ve metal masalar bulunuyordu. Fotoğrafın arka tarafında beyaz önlüklü birkaç araştırmacı çalışıyordu.
“Quart Laboratories, elli iki yıl önce, 2046 yılında kuruldu. O dönem burada yalnızca sekiz araştırmacı çalışıyordu.”
Ekranda dört kişinin yan yana durduğu eski bir fotoğraf belirdi.
Altlarında isimleri yazıyordu.
Dr. Victor Hale
Dr. Sarah Mitchell
Prof. Daniel Ross
Dr. Henry Walker
Amelia eliyle fotoğrafı işaret etti.
“Bu dört isim, Quart Laboratories’in resmî kurucuları olarak kabul edilir. Victor Hale enerji sistemleri, Sarah Mitchell biyolojik araştırmalar, Daniel Ross işlemci teknolojileri ve Henry Walker ise deneysel fizik alanında çalışıyordu.”
Ethan, son ismi görünce hafifçe kaşlarını kaldırdı.
Walker.
Kendi soyadıyla aynıydı.
Elbette bunun bir tesadüf olması mümkündü. Dünyada aynı soyadı taşıyan milyonlarca insan vardı.
Yine de Henry Walker’ın ismi dikkatini çekmişti.
Fotoğraftaki adam diğerlerine göre daha genç görünüyordu. Kameraya bakarken yüzünde belli belirsiz bir gülümseme vardı. Bir eli beyaz önlüğünün cebindeydi, diğer elindeyse siyah kaplı küçük bir defter tutuyordu.
Ethan, adamın yüzüne birkaç saniye daha baktı.
Onu daha önce gördüğünü düşünmedi.
Yine de içinde açıklayamadığı garip bir his oluşmuştu.
Amelia konuşmasını sürdürdü.
“Quart’ın ilk hedefi, gelecekte ortaya çıkabilecek enerji krizlerine çözüm bulmaktı. Kurucular, enerji kaynaklarının tükenmesinin insanlığın bilimsel gelişimini durdurabileceğini düşünüyordu.”
Ekranda kuruluş yıllarına ait farklı görüntüler gösterilmeye başlandı.
Deneysel enerji hücreleri.
İlk nesil yüksek yoğunluklu bataryalar.
Eski işlemci sistemleri.
Metal halkalardan oluşan enerji aktarım düzenekleri.
Ethan son görüntüye fazla dikkat etmedi.
Fotoğraf yalnızca birkaç saniye ekranda kaldıktan sonra değişti.
“İlk yıllarda araştırmaların büyük bölümü enerji üretimi, enerji depolama ve kablosuz enerji aktarımı üzerineydi. Ancak Quart kısa süre içerisinde büyümeye başladı.”
Ekrandaki küçük bina, yerini yıllar içinde genişleyen araştırma merkezlerine bıraktı.
Yeni laboratuvarlar inşa edilmişti.
Yer altı tesisleri açılmıştı.
Farklı ülkelerden araştırmacılar projelere katılmıştı.
Amelia anlatmaya devam etti.
“Kuruluşundan yalnızca birkaç yıl sonra Quart, devlet destekli araştırma programlarına ve uluslararası projelere dâhil oldu. Zamanla enerji çalışmalarının yanında başka bilimsel alanlarda da faaliyet göstermeye başladı.”
Ekranda farklı dönemlerden görüntüler belirdi.
İlk kararlı füzyon enerji reaktörlerinden biri.
Mars görevlerinde kullanılan keşif araçları.
Gelişmiş yapay zekâ sistemleri.
Tıbbi nanoteknoloji projeleri.
Her yeni görüntüde salondan hafif bir uğultu yükseliyordu. Bazı öğrenciler gösterilen teknolojileri tanıyor, bazılarıysa bunların Quart tarafından geliştirildiğini ilk kez öğreniyordu.
Amelia sahnenin ortasında yürümeye başladı.
“Bugün Quart, on farklı araştırma alanında faaliyet gösteriyor.”
Ekranda araştırma sektörleri sıralandı.
Sektör 1: Mikroişlemci Teknolojileri
Sektör 2: Enerji Sistemleri
Sektör 3: Yapay Zekâ Araştırmaları
Sektör 4: Uzay Teknolojileri
Sektör 5: Malzeme Bilimi
Sektör 6: Robotik Sistemler
Sektör 8: Biyoteknoloji
Sektör 9: Savunma Teknolojileri
Sektör 10: İleri Araştırmalar
Liste birkaç saniye boyunca ekranda kaldı.
Sektör 6’dan sonra doğrudan Sektör 8’e geçiliyordu.
Ancak Ethan listeyi ayrıntılı biçimde incelemedi. Salondaki öğrencilerin çoğu gibi o da Amelia’nın anlattıklarına odaklanmıştı.
Eksik olan numarayı fark etmedi.
Amelia konuşmayı sürdürdü.
“Quart’ın bütün araştırmaları kamuoyuna açıklanmaz. Burada geliştirilen teknolojilerin büyük bölümü yıllarca gizli tutulur. Bazı projelere yalnızca özel yetkiye sahip araştırmacılar erişebilir.”
Bu cümle salondaki öğrencilerin ilgisini daha da artırmıştı.
Noah hafifçe öne eğildi.
“İşte şimdi ilginçleşmeye başladı.”
Olivia dirseğiyle ona hafifçe vurdu.
“Sessiz ol.”
Noah omuz silkti.
Amelia’nın yüzünde belli belirsiz bir gülümseme oluştu. Noah’ın söylediklerini duymuş gibiydi ama konuşmasını kesmedi.
“Bilim bazen insanların hayal ettiğinden çok daha hızlı ilerler.”
Salondaki herkes dikkatle onu dinliyordu.
“Ve bazen tek bir keşif, dünyayı sonsuza kadar değiştirebilir.”
Ethan o sırada bunun öğrencileri etkilemek için söylenmiş sıradan bir motivasyon cümlesi olduğunu düşünüyordu.
Ancak Amelia’nın son sözleri nedense aklında kaldı.
Amelia birkaç saniye boyunca sessiz kaldı. Salondaki öğrencilerin dikkatinin tamamen kendisinde olduğundan emin olduktan sonra konuşmasına devam etti.
“Ancak bugün sizi doğrudan laboratuvarlara göndermeyeceğiz.”
Salonda hafif bir hayal kırıklığı uğultusu yükseldi.
Noah başını geriye yasladı.
“Benim bugün robot yapmam gerekmiyor muydu?”
Olivia gözlerini devirdi.
“Daha ilk gün.”
Amelia konuşmasını sürdürdü.
“Önümüzdeki birkaç gün boyunca Quart’ın çalışma sistemini öğrenecek, araştırma sektörlerini gezecek ve farklı ekiplerle tanışacaksınız.”
Ekranda kompleksin üç boyutlu haritası belirdi.
Birçok öğrenci istemsizce öne eğildi.
Harita, dışarıdan gördüklerinden bile daha büyüktü. Birbirine bağlı binalar, laboratuvarlar, araştırma merkezleri, test alanları ve yer altına uzanan servis yolları ekranda ayrıntılı şekilde gösteriliyordu.
Ethan haritaya bakarken buranın bir araştırma merkezinden çok küçük bir şehre benzediğini düşündü.
“Her stajyer bir çalışma grubuna atanacaktır,” dedi Amelia. “Gruplarınız farklı sektörlerde dönüşümlü olarak çalışacak. Böylece Quart’ın yalnızca tek bir bölümünü değil, farklı araştırma alanlarını da tanıma fırsatı bulacaksınız.”
Ekrandaki görüntü yeniden değişti.
Bu kez grup numaraları görünmeye başladı.
Noah heyecanla doğruldu.
“Bu güzelmiş.”
Olivia ona baktı.
“En azından kaybolmak için daha fazla yerin olacak.”
Noah itiraz edecek gibi oldu ama vazgeçti.
Yakınlarında oturan birkaç öğrenci hafifçe güldü.
Amelia’nın arkasındaki listeler ilerlemeye devam ediyordu. Öğrenciler isimlerini bulabilmek için dikkatle ekrana bakıyordu.
Ethan da kendi adını aramaya başladı.
Liste birkaç saniye boyunca kaydı.
Sonra gördü.
Grup 14
Ethan Walker
Olivia Bennett
Noah Carter
Ethan istemsizce gülümsedi ve yanında oturan ikisine baktı.
“Sanırım aynı gruptayız.”
Noah hemen ekrana döndü. İsmini görünce yüzünde rahatlamış bir ifade oluştu.
“Harika.”
Olivia ona baktı.
“Nesi harika?”
“En azından tanıdığım iki kişi olacak.”
“On dakika önce tanıştık.”
“Detaylar.”
Olivia istemsizce güldü.
Amelia konuşmaya devam ediyordu.
“İlk turunuzu bugün öğleden sonra gerçekleştireceksiniz. Grup liderleriniz, konferans salonunun çıkışında sizi karşılayacak.”
Ekranda kompleksin haritası yeniden belirdi. Bu kez gidilecek bölgelerden biri beyaz bir çizgiyle işaretlenmişti.
“İlk ziyaret edeceğiniz araştırma merkezi Sektör 1 olacak.”
Salonda yeniden uğultular yükselmeye başladı.
Ethan ekrana bakarken heyecanlandığını hissetti.
Birkaç saat önce evinde uyanmış, sıradan bir staj gününe hazırlanmıştı. Şimdiyse dünyanın en gelişmiş araştırma merkezlerinden birinde oturuyordu.
Quart’ın elli iki yıllık geçmişi dev ekranlarda birkaç dakikada anlatılıp geçmişti.
Ethan, bu geçmişin başlangıcında kendi izlerinin bulunduğunu henüz bilmiyordu.
Resmî kurucuların arasında yalnızca dört isim vardı.
Victor Hale.
Sarah Mitchell.
Daniel Ross.
Henry Walker.
Fakat tarih kitaplarında bulunmayan beşinci bir kişi daha vardı.
O kişi henüz geçmişe gitmemişti.