Günümüz... Ilgaz hâlâ içten içe olanlara sinirliydi. O ağzı leş kokan pisliğe mi sövse yoksa Erdem'in dediklerinde haklı oluşuna mı kızsa bilemedi. Kan beynine fırlamıştı, çareyi eğitim alanına gitmekte buldu. Bir süre çalışıp her zaman olduğu gibi kafasını boşaltmak istemişti. Kapıdan çıkarken Serhat'la karşılaştı. Sert bakışları Serhat'ın üzerinde gezindikten sonra "Benimle gel" deyip cevap beklemeden önden ilerledi. Serhat kısa bir duraksamanın ardından Ilgaz'ı takip etmeye başaldı. Eğitim alanına geldiklerinde Ilgaz vakit kaybetmeden gömleğini çıkarıp demir direğin üzerine attı. Ekim ayının gelmiş olmasıyla havalar bir nebze olsun serinlemeye başlamıştı. Üşütmeyen fakat insanın içini ürperten soğuk bir esinti vardı. Serhat'a dönüp "Mekik çekeceğim, yardımcı olur musun diye sor

