Meryem’in taburcu olacağı gün geldiğinde, hastane odasının sessizliği yerini sabırsız bir heyecana bıraktı. Sarvan, elinde hafifçe toparlanmış çantalarla yanındaydı. Hemşireler son kontrolleri yaparken, Meryem gözlerini Miran Efe’den ayırmıyordu. Küçük bebek, battaniyesine sarılmış, uykusunun derinliğinde huzurla nefes alıyordu. Araba, konağın yolunu tuttuğunda Meryem pencerenin kenarına yaslanmış, Sarvan ise direksiyon başında sessiz ama hafif gülümseyerek yola odaklanmıştı. Konağa vardıklarında, ön bahçe çoktan hareketlenmişti. Zılgıtlar çalıyor, davul sesleri uzaktan yankılanıyor, kurbanlar kesiliyor, konak misafirlerle dolup taşmıştı. Herkes Miran Efe’nin gelişini kutlamak için oradaydı; aynı zamanda Küçük Ağa’nın doğumu da sevinçle anılıyordu. Sarvan, Meryem’in arabadan inmesine yar

