bc

Karanlığın Sesi Serisi

book_age18+
290
FOLLOW
1.9K
READ
dark
curse
badboy
enimies to lovers
superpower
like
intro-logo
Blurb

• Hayatı doğduğu andan itibaren cehenneme dönen bir kız, Gece Yıldız.Kendini bildi bileli yaşamak için savaş veren kalbi paramparça bir ruh.. Gerçeği apaçık görmek isteyen ruhu geçmişin engellerine takılıp bir kez daha darmadağın oluyor. Oysa her gerçek gözümüzün önünde olmuyor.. Bazıları bir kuyunun, bazıları cehennemin, bazılarıysa en karanlık kalbin derinlerinde saklanıyor. Ortaya çıkabileceği zamanı bekliyor. Tıpkı vampirlerin ısırıldıktan sonra yeniden dirilmesi gibi..Durmadan dönüp duran zaman, Su gibi akıp giden zaman , Ödetilmesi gereken bir bedel..Dişe diş, kana kan, ölüme ölüm.***"Herkes hayatta bir karanlığın dibine düşmüştür . Çıkamayacağını düşünür ama yanılır.Daima bir umut vardır.Işte ben o umudum.Içinizdeki karanlığa müziğimle ışık tutup size yol göstereceğim.Ben kim miyim? Bunu yakında siz ve tüm dünya öğrenecek.."***"Özledim seni, düştüm ucu bucağı olmayan yollara , rüzgâra bıraktım kendimi , aştım hiçbir engel tanımadan. Yokluğun bende serap etkisi yarattı , ne tarafa baksam seni görüyorum. Çikolata misali olan kokun ise burnumda tütüyor.Hele o gülüşün yok mu güneş misali aydınlatıyorsun ruhumu. Ne zaman gülsen hipnotize oluyorum gülüşüne. Tıpkı uyuşturucu misali bir kere o mükemmelliği görünce sürekli arzuluyorsun. Keşke diyorsun.. Keşke bir tanecik gülse de günüm şenlense , ona olan hasretim gitse."

chap-preview
Free preview
Seninle Konuşmam Gerek?
Ruhumun yıprandığını hissediyorum. Duygularım köreldiğini , Hissizleştiğimi biliyorum. Karamsarlık, kafamın içinde değil hayır Tam tersi ruhumda Öldüm mü? Hayır. Hayır ölmedim, yaşıyorum. Sadece ruhum beni terk etti "Karanlıkta parlamaktan vazgeçmeyen kutup yıldızım bugün nasılmış bakalım?" "Sesini duydum daha iyi oldum ruhum." "Bugün dışarı çıkmaya ne dersin güzelim?" "Bugün evden çıkmak istemiyorum Laçin. Başka zaman gitsek?" "Yapma ama Gece! Hadi lütfen! Bak senin için çok güzel şeyler planladım. Onları gidip öğrenmek istemez misin?" "Ya Laçin çok naziksin ama gerçekten canım istemiyor. " "Ne oldu da modun düştü senin güzelim?" "Bir şey olmadı. Sadece bir şey yapmak istemiyorum. " "Sol yanım, balım hadi kırma beni. O kadar plan yaptım. Hem modun yükselir , neşen yerine gelir." "Ah! Tamam. Kıramayacağım seni. 20 dakikaya hazır olurum. Beni evin karşısındaki parktan alırsın." "Tamamdır canparem." "Görüşürüz sevgilim. " Laçin'in uzun ısrarı üzerine teklifini kıramayıp kabul ettim. Telefonu kapatıp hemen gardıropa giderek siyah crop ve siyah şort alıp üzerime geçirdim. Saçımı hemen tarayıp açık bıraktım. Telefonumu ve çantamı alıp hızlıca aşağı indim. Bizimkilere Laçin ile buluşacağımı söyleyip dışarı çıktım. Parka gidip salıncaklara oturmamın ardından birkaç dakika geçti geçmedi Laçin arabasıyla önümde durdu. Camı açarak bu ne güzellik prenses dedi. Yerimden kalkarken ona sırıtıp yanındaki koltukta yerimi aldım. "Eee nereye gidiyoruz?" "Sürpriz. " "Yapma Laçin. Hadi söyle! " "Tek söyleyebileceğim seni eski bir dostum ile tanıştıracak olmam." "Kimmiş bu eski arkadaş ?" "Gidince öğrenirsin. " "Of ya! Çok gıcıksın." Laçin sözlerime sırıtırken bende omzuna vurup suratımı asarak yolu izlemeye başladım. Bir süre sonra dayanamayıp geri eski halime dönüp saha gelmedik mi diye sordum . "Geldik ,geldik. Bak!" Diyerek önümüzdeki depoya benzer yeri gösterdi. Birkaç kilometre daha gidip durdu. İkimizde arabadan indiğimizde şaşkın bakışlarımı Laçin'e çevirdim. "Endişelenme. İşi gereği burada durması gerekiyor. " "Bana hiç güvenilir gelmiyor." "Endişelenme güzelim. Biraz durup gideriz." Başımı olumlu anlamda sallarken sevgilimin koluna girip yürümeye başladım. Içimden bir ses kötü bir şey olacak diyordu ama neyse.. İçeri girdiğimizde etrafa loş ışık hakimdi. Depo tam olarak at koşturacak kadar büyüktü. Tek anlamadığım neden bu kadar büyük ve ıssız bir yerde buluşuyor olmamızdı. Kalp atışlarım yavaş yavaş artarken çığlık sesi duymam ile olduğum yerde sıçrayıp korku dolu gözlerle Laçin'e baktım. "Korkma Gece. Her şey yolunda. " "Emin misin? Bana hiç öyle gelmiyor." "Sakin ol! Adamlar işini yapıyor? " "İşini yapıyor derken? " "Laçin seninki çok soru soruyormuş. Dikkat et de başka birinin yanında bu kadar soru sormasın." "Ohh abi hoş geldin" "Asıl siz hoş geldiniz Ateş. " "Abi sen buralarda olur muydun hiç?" "Yoğunluktan pek gelemiyorum dostum. Anlarsın ya." "Tabi abi haklısın. " "Sevgilinin bu kadar güzel olduğundan bahsetmemiştin? " "Öyledir benim sevgilim." "Onunla işin bittiğinde bir ara bana ver de birazcık ben de oyun oynayım kendisiyle." 'Tabi abi, nasıl istersen. " "Durun bir dakika! Ne oyunundan bahsediyorsunuz siz?" "Oynayınca görürsün fıstık." Diyerek göz kırpan adamdan hiç hoşlanmamıştım. "Neyse abi hallederiz o işi sonra. Benim patronu görmem lazım. Müsait mi ? " "Müsait ,müsait. Gelin hadi! O da sizi bekliyordu." Laçin başı ile onaylayıp kolumdan çekerek adamın arkasından giderken ayaklarım geri geri gidiyordu. Birazdan olacaklardan hiç hoşlanmayacağıma dair bir his vardı içimde. Yine de akıntıya tutulmuş gibi beni nereye yönlendirirlerse oraya gidiyordum. Deponun arkasına geçtiğimizde küçük bir kulübe bize merhaba diyordu. Kulübesi görür görmez ayaklarım yere çivilendi. Laçin beni çekerek ilerletmeye çalışsa da bir santim bile kıpırdamıyordum. "Hadi Gece! Gelsene. Niye durdun? Bakışlarımla kulübeyi işaret edince gözünü devirip cidden mi der gibi bakıyordu. "Bir şey olmaz gel hadi!" "Hayır , istemiyorum. " "Gece gel dedim!" "Laçin istemiyorum hadi eve gidelim." Odun herif beni dinlemek yerine kucaklayıp omzuna atarak kulübeye doğru ilerledi. Her adımda korku seviyem daha da artıyordu. Geçmişteki anılar zihnimde belirirken biz çoktan içeri girmiştik. Laçin beni yere indirdiğinde "Tam bir odunsun! "Diyerek omuzlarından ittim. "Bakıyorum da kızımız biraz asi imiş." "Yok abi normalde öyle değil. İstemediği bir şeyi zorla yapınca böyle davranıyor." "Hmm. Neyse sorun değil. Biz onu adam ederiz zaten." "Durun durun durun. Ne!? Siz neyden bahsediyorsunuz? " "Ona anlatmadın mı?" "Bana neyi anlatmadın Laçin? " "Onun yerine ben söyleyeyim. Sevgilin Laçin seni bana sattı. " "NE!!?" "Laçin bu kendini bilmez adam ne saçmalıyor?" "Senin kendini bilmez dediğin kişi karanlığın kralı G." "Kim?" "Kim olduğunu zamanla öğrenirsin." "Zamanla mı? Beni bu herife gerçekten satmış olamazsın değil mi Laçin? " "Aslında tam olarak dediğini yaptı güzellik. " Diyerek saçıma dokunmaya çalıştı pislik herif. "Dokunma! Çek elini! " "Gece düzgün konuş. O senin efendin." "Yok artık ne!" "Bundan sonra G senin efendin ve o ne derse onu yapacaksın." Bu çocuk ciddi olamazdı. Geçmişimi bildiği halde aynı şeyleri yaşamama nasıl göz yumabiliyordu? "Laçin ben bu G denen adam kim onu bile bilmiyorum. Üstelik sen onun efendim olduğunu söylüyorsun. Bunu bana neden yapıyorsun? " "Orası seni ilgilendirmez." "Laçin... Lütfen! " Dedim ağlamaklı çıkan sesimle. "Ben söyleyeceğimi söyledim Gece. " "LANET OLSUN! TAM BİR ÖKÜZSÜN LAÇİN!" Diye bağırıp göz yaşlarımın akmasına izin verdim. "Gözün arkada kalmasın Ateş. Ben ona bilmesi gerekenleri kendi yöntemlerimle usulü ile öğretirim." "Bundan hiç şüphem yok Patron." "Burada işin bitti geri dönebilirsin. " "Tabi abi." Beni en büyük korkularımdan biri ile baş başa bırakıp çekip giden Laçin'in arkasından hayal kırıklığına uğramış şekilde gözlerim yaşlı baktım. Gördüğüm lanet olası kâbus yüzünden kan ter içinde uyandım. O kadar gerçek gibiydi ki her şey anlatamam size. Laçin'in davranışları, olay akışları, kalp atışlarımın göğüs kafesimi zorlaması vs hepsi oldukça gerçekçiydi. Başta her şey güzel giderken hiç fark etmediğim bir anda altüst olmuştu bu güzellikler. Laçin'in böyle bir şey yapıp yapmayacağından emin değilim ancak eğer gerçekten yaparsa ne yaparım bilmiyorum. Her halde bu sefer daha önce yapmadığım bir şeye cesaret edim kendimi sonsuzluğun kollarına bırakırdım. Işin ilginç tarafı G diye biri vardı. Daha önce adını hiç duymamıştım. Kimdi bu G denen adam acaba? Hiçbir fikrim yoktu ama bunun üzerine düşünecek durumda değilim. Zaten son zamanlarda başıma gelen şeyler yeterince psikolojimi mahvetmişti. Şimdi bunu da düşünüp derdime dert eklemek istemiyorum. Bu G denen adamı zihnimin karanlık köşelerine gönderip yataktan kalktım. Kendime gelmek için sıcak duş almaya karar vererek banyoya yöneldim. Önce küvetin yanına gidip musluğu açarak sıcak suyun akmasına izin verdim. O dolarken ben de üzerimdeki kıyafetlerin yeri boylamasını sağladım. Su istediğim dereceye gelince musluğu kapattım. İçine girmek için hamle yapacakken banyonun kapısı birden açıldı. Korkuyla ağzımdan küçük bir çığlık kaçtı. Bunu yapanın kim olduğunu görmek için arkamı dönerken dengemi kaybettim. Ağzımdan yine küçük bir çığlık çıkarken belimi kavrayarak düşmemi engelleyen kollarla bakışlarım beni tutan kişiye yöneldi. Karşımda gece mavisi gözler vardı. Kahvelerim onun maviliklerine hapsolurken kalbimin atışı artmaya başlamış, yüzüm olduğum durumdan dolayı kızarmaya başlamıştı. Şuan hiç uygun bir hâlde değildik. En azından ben değildim. Kendime gelmem biraz vakit alsa da olabildiğince hızlı bir şekilde kendimi toplayıp telaşla kollarından kurtulmaya çalıştım. Fakat başarılı olamadım. Laçin'in güçlü kolları beni kendine daha çok çekmiş aramızda mesafe bırakmamıştı. Vücudumda hissettiğim korkuyla karışık adrenalin beni olduğumdan daha zayıf hale getiriyordu. Bakışlarım Laçin'in gözleriyle dudakları arasında mekik dokurken yüzümde sıcaklık hissettim. Elini yanağıma koyup baş parmağı ile yarım daireler çiziyordu. Bende utancımdan kızarıyordum. "Ah Gece ne güzel olduğunun farkında mısın? Özellikle de bu halinde aşırı çekicisin." Pislik herifin sözleriyle yüzüm daha çok kızardı. Bakışlarımı hemen çekince o da çenemi tutup yukarı kaldırarak ona bakmamı sağladı. Utancımdan ne kadar bakmak istemesem de mavilikleri beni çoktan kendine çekmişti. "Senin bu utanınca yaptığın şeyler hoşuma gitmeye başladı güzellik. " Bu sözler bir yandan sinirimi bozsa da hoşuma da gidiyordu. Bir şey söylemek yerine kurumuş dudaklarımı yalayarak ıslatmaya çalıştım. Ben durduğumda Laçin'in parmağı dudağımın alt kısmında gezerken şuan o dudaklarına yapışmamak için kendimi zor tutuyorum diyerek çapkınca sırıttı. Hiçbir şey demeden sadece onu dinleyip alt dudağımı dişlemeye başladım. "Bunu yapınca hiç yardımcı olmuyorsun güzelim. " Ah bu adam beni deli edecekti. Nasıl hem kendinden nefret ettirip bir yandan ondan etkilenmemi sağlıyordu aklım almıyordu. Üstelik biraz daha böyle devam edersek hiç iyi şeyler olacağa benzemiyordu. Hemen toparlanarak onun hiç beklemediği bir andan kendimi geri attım. Küvetin yanına koyduğum bornozu üzerime geçirdim. Ardından Laçin'e dönüp "SEN NE YAPTIĞINI SANIYORSUN!!?" Diye cırladım. "Ne yapıyorum Gece?" "Ben de sana onu soruyorum. Ne yapıyorsun burada?" "Seninle vakit geçiriyorum. " Sinirlerim tepeme çıkmıştı. Ne saçmalıyordu bu yine? "LAÇİN! " "Efendim Gece? " Derin bir nefes alıp "Burada ne işin var?" Diye sordum tekrar. "Umut seni çağırmamı istedi ondan geldim. " "Sabır. Oğlum ben sana onu mu soruyorum? İçeride biri varken neden banyoya dalıyorsun?" "Kendine tekrar bir şey yapacağından korktum. " "Korkma yapmam. Sadece duş alıp çıkacaktım. Şimdi izin verirsen.." Diyerek kapıyı gösterdim. "Izin veremem çünkü dikişlerin tam kapanmadan duş alamazsın. " "Ciddi olamazsın? " "Üzgünüm ama ciddiyim. " "Of! Tamam. Çık da üzerimi giyip geleyim. " "Yardım gerek-" "Gerekmiyor. Sadece çık dışarı. " "Tamam prenses kızma çıkıyorum." Birkaç dakika bekleyip Laçin'in çıktığından tamamen emin olduğumda banyodan çıkıp hızlıca üzerimi giyindim. Ardından aşağı indim. Utangaç gülümsemenle karşımda durma sevgilim. Ellerini tam olarak görebileceğim bi yere koy. Sakın yanlış anlama bu seni tutamayacağım anlamına gelmiyor. Sadece gözlerimi seninkilere kitlemek ve sonsuza kadar öyle kalmak istiyorum. Yeni çekilmiş kahvenin verdiği hazzı hatırlatan kokunuysa sonsuza kadar çekmek istiyorum ciğerlerime. *** Gece'yi o halde görünce kontrolü Alaz devralmıştı. Çapkın herif nerede seksi birini görse hemen kontrolü eline alıyordu. O kadar kişiliğim var sadece bu Alaz'ı kontrol edemiyorum. Ne yapıyor ediyor kontrolü üstleniyordu. Doğruyu söylemek gerekirse, hakkını yememek lazım, Gece hakikaten seksiydi. Kabul ediyorum kapıyı çalmadan izinsiz girmem hiç doğru değildi ancak o da kapıyı kilitleseydi. Hem ben o uyuyor diye odasına çıkmıştım. Su sesini duyunca endişeme yenik düşüp kapıyı açtım. "Ve gördüğün manzara nefes kesiciydi, değil mi? " "Alaz kes sesini!" "Yapma Laçin. Doğru söylediğimi sende biliyorsun. Gece gerçekten ateşliydi." "Kapa çeneni sapık herif. " "Yine de haklı olduğumu biliyorsun." "Sabır. Alaz defolup gider misin? Senle uğraşamam." "Zaten hiç eğlenceli değilsin. Gidiyorum ben." "Cehenneme kadar yolun var." Off! Neden bunlar beni buldu ki? Ne olurdu doğru düzgün bir psikolojim olsaydı? Maviye, Maviye çalar gözlerin, Yangın mavisine, Gecenin karanlığının mavisine. Öyle güzel bakar ki gözlerin asla bıkmazsın seyretmekten. O kadar güzel ki mavilerin , Hem benim özgürlüğüm , Hem de benim hapishanem. "Laçin! Gece nerde?’’ Diye biraz sert bir tonda sordu Umut "Üstünü giyip geliyor." "Üstünü mü giyiyor? Giyinik değil miydi?" "Sanırım duşa girmiş." "Duşa girmiş öyle mi?" "Evet." "Dikişlerine bir şey olmaz mı? " "Açılır. İşte bu yüzden girmemesi gerekiyordu." "Sen gittiğinde girmemiş olsaydı da engelleseydin." "Sen merak etme engelledim ben." "Nasıl?" "Orası bende kalsın kardeşim. " Deyip göz kırptı Laçin. "Laçin!" "Odaya girdiğimde su sesi geliyordu. Ben de kendine zarar veriyor sanıp banyonun içine girdim." "Ne yaptın ? Ne yaptın?" "Abartılacak bir şey Umut." "Yok mu? Lan pislik herif sen kardeşimi çıplak görmedin mi?" Umut artık korumacı iç güdüsü ile kontrolü kaybetmek üzereydi. "Gördüm ne olmuş? Abartılacak bir şey yok. " "Abartılacak bir şey yok öyle mi?" Umut öfkesine yenik düşüp Laçin'in burnuna sert bir kroşe geçirdi. Genç adam aldığı darbe ile sersemleyip birkaç adım yalpalayarak yere düştü. Eş zamanlı olarak Gece de içeri girince olanlara şahit olmuştu. Gözleri şaşkınlıkla açılırken "Lanet olsun! Umut ne yaptın?" Diye haykırdı. Koşarak Laçin'in yanına gidip yere çömeldi. "Laçin ! İyi misin?" "Iyiyim Gece sorun yok. " "Inatlaşma da şu burnuna bakmama izin ver." "Tamam bak." Laçin'in burnuna baktığımda oluk oluk kan aktığını gördüm. Hemen başını yukarı kaldırıp burnunu iyice sıkmasını istedim. "Kanı durdurmadan ne olduğunu anlamam mümkün değil. Hadi benle yukarı banyoya gel de şu kanı durduralım." "Gece sorun değil. " "İtiraz istemiyorum Laçin. Sen yavaş yavaş yukarı çık ben geliyorum hemen." Laçin başıyla onaylayıp ilerlerken ben de Umut'un kolundan tutup kenara çektim. "Umut ne yapıyorsun sen? Çocuk beni kontrol etmek için misafir olarak gelmedi mi? Neden böyle bir şey yaptın? " "Asıl sen onun yanında neden çıplaktın? " Lanet olsun Laçin. Tam adamına söylemişin. "Bilerek durmadım. Kendime tekrar zarar verdim sandığı için biranda girdi. Öyle düşündüğün gibi bir şey de olmadı. Şimdi izin verirsen gidip onunla ilgilenmem gerekiyor." Laçin'in yanına gittiğimde neredeyse merdiveni yarılamıştı. Basamakları ikişer üçer çıkarak hemen yanına gidip koluna girdim. Birlikte basamakları bitirip banyoya girdik. Lavabonun önüne geldiğimizde başını aşağı eğdirip kanın akmasına izin verdirdim. Musluğu açıp suyla burnunu temizlemesini isteyip biraz bekledim. İşini bitirdiğinde bana dönmesini rica ettim. Elimi burnuna götürüp biraz yokladıktan sonra sağ sola hareket ettirdim yavaş yavaş. "Kırıp veya çatlak görünmüyor. Ama yine de sen giderken bir uzmana görün istersen." "Kan durdu zaten. Gerek yok acile gitmeye." "Çok inatsın. " "Biliyorum. " "Egoist." "Bunu iltifat olarak kabul ediyorum." "Gıcıksın ya." "Neyse , senden özür dilemek istiyorum. " "Ne!? Sen ve özür dilemek bir arada. Ciddi misin?" "Bu benim için de ilk ama evet özür dilemek istiyorum. " "Ne için ?" "Banyodaki uygunsuz davranışlarım yüzünden. Öyle davranan ben değildim. Biliyorum kulağa saçma geliyor ama inan bana o kişi benim diğer kişiliklerimden biriydi." "Serter gibi mi?" "Sayılır. Serter psikopat olan. Bu ise çapkın olan." "Hmm. Peki bunun da adı var mı?" "Evet. Adı Alaz. O kadar kişiliğim var ama sadece bunu kontrol edemiyorum. Ne yapıyor ediyor kontrolü eline alıyor." "Desene bu bizi zorlayacak?" "Serter kadar olmasa da evet zorlayacak." "Hmm. Uğraşacağız o zaman. " Başını olumlu anlamda sallayıp bana gökyüzünü hatırlatan mavilikleriyle bakıp bir yandan da gülümseyerek karşılık verdi. Gerçekten çok gülümsüyordu. Ruhumun derinliklerinde solmuş olan gülümü tekrar yaşama çağırıyordu. Uyan ! Yeni bir hayat seni bekliyor , diyordu resmen. Acaba daha önce neden hiç fark etmemiştim? Kahvelerim bir süre onda kilitlense de kontrolü alıp aşağı inmek için kapıya yöneldim. Beraber aşağı inip yemek masasına geçerek Kiraz teyzemin yaptığı enfes yemekleri yedik. Yemeği bitirdiğimizde uzun ısrarla sonucu masayı toplamaya yardım ettim. Laçin eve gitmek için izin isteyince onunla bir şey konuşmak istediğimi söyleyip peşine takıldım. Umut bu durumdan hiç memnun olmasa da beni kırmamak için kabul etti. Gündüzün rengine benzemez gecenin rengi, üşütür ayaz, korkutur karanlık. Ruhumu dağlar. Sadece sen yanımda varsan güvende hisseder bu çelimsiz bedenim. Sadece sen yanımda olursan huzur dolar içim. Evden çıkıp karşıdaki parka gittiğimizde Laçin beklediğim soruyu sordu. "Ne konuşmak istiyorsun güzellik?" "Serter hakkında bir şeyler sormak istiyorum. " "Serter hakkında? " "Evet. Sorun olursa sormayabilirim?" "Hayır olmaz. Sorabilirsin. " "Teşekkür ederim. " "Peki seni dinliyorum. " "Nasıl diyeceğimi bilemiyorum. Gerçekten çok saçma ama beni deli ediyor." "Ne oldu Gece? Çıkar ağzındaki baklayı. " "Şeyyy.. Ben nasıl denir bilemiyorum. " "Söyle direk." "Ya da yok vazgeçtim. Ben en iyisi eve gideyim." Diyerek birkaç adım attım atmadım Laçin kolumdan tutup durdurdu. "Gece! Her ne söyleyeceksen söyle. Sorun değil. Belli ki kafanı kurcalayan bir konu. Anlat ki yardımcı olayım." Laçin haklıydı. Sorununu söylemeyen çözümünü bulamazdı. Ancak ben bunu nasıl söyleyeceğim bilmiyordum. Ona söylemeden de beni bırakacağa benzemiyordu. En iyisi direk söylemekti. "Serter beni satar mı?" "Anlamadım ne? " "Serter kontrolü devraldığında beni başkasına satar mı?" "Nerden çıktı bu?" "Orasını boşver sadece soruma cevap ver." "Gece! " "Laçin lütfen!" "Şöyle yapalım, ben senin sorunu cevaplayım sen de neden bunu sorduğunu bana anlat. Ne dersin?" "Tamam olur." Diyerek kafamı salladım. "Serter ne kadar psikopat olsa da birini başkasına satmak. En azından satacağını sanmam. Özellikle de onu memnun eden birini satacağını hiç düşünmüyorum. " "Başkasına yapar yani? " "Tam olarak hayır. O daha çok kendi işini kendi yapmayı sever. " "Nasıl yani? " "Birinin canını isteyerek yakmak gibi. Anlarsın ya." "Sadist yani?" "Tam üstüne bastın. " "Anladım. " "Şimdi sıra sende. Anlat bakalım bunun nereden çıktığını. " "Ben rüyamda senin beni G diye birine sattığını gördüm." "G mi? Sadece G mi? Başka bir şey demediler mi?" "Maalesef sadece bunu biliyorum. Başka bir şey söylemediler." "Peki hepsi bu kadar mı?" "Özet olarak bu kadar." "Anladım. Söylemek istediğin başka isim veya detay var mı?" "Evet. Biri sana Ateş diyordu." "Bana Ateş diyordu öyle mi?" "Evet. Sana bir şey mi ifade ediyor?" "Hayır. Hiçbir şey ifade etmiyor. Kimse bana öyle seslenmez." "Peki G yi biliyor musun?" "Üzgünüm Gece ama bilmiyorum. Kulağa hiç tanıdık gelmiyor. " "Sorun değil Laçin. Cevapladığın için teşekkür ederim. " "Rica ederim. Geç hadi içeri yorulma daha fazla." "Tamam. Sende dikkatli git. Ve lütfen bir acile gidip burnunu göster. " "Asla vazgeçmeyeceksin değil mi? " "Evet." "Tamam gösteririm." "Teşekkür ederim. Bir de eve gidince bana haber verir misin? Burnun ne durumda bir sorun var mı diye. Biraz endişeleniyorum senin için. " "Endişelenme ben iyiyim. Her şey yolunda. Eve geçince de haber veririm. Şimdi geç hadi eve sen." Başımla onaylayıp karşıya geçip zile bastım. Kapı birkaç saniye sonra Umut tarafından açılınca hızla içeri girip kapıyı kapattım. Son dakika bir tatsızlık çıksın istemiyordum. *** Laçin'in evden ayrılmasının ardından ben de hemen odama geçtim. Kulaklıklarımı kulağıma takıp en sevdiğim çalma listesinden rastgele bir şarkı açarak kendimi yatağa bıraktım. Şarkının melodisinin ardından gelen sözlerle şarkının "çakal ft. Mavi- Gözler " olduğunu anladım. İlk dinlediğimden beri bu şarkının sözleri içimde bir yerlerde beni derinden etkiliyordu. "Bu gözler gerçekten üzgün" Evet bu gözler gerçekten üzgün. "Ordan belli değil mi? " Sadece bakmasını bilenlere gerçeği gösterdiğim için eminim olun belli olmuyordur. "Geçmişim değil elimde" Evet, geçmişimde olanlar elimde değildi. Yine de canım yanıyor . "Şu anda kalamadım hiç" Anda kalmakta zorlanıyorum. "Kötüler cehennemi n'için var bu dünya kötüden ibaretse?" Belki de yaşadığımız dünya kötüler cehennemidir. "Ya bu günler sadece lanetse?" Ya diğer günler de kötülükle lanetlenmişse? "Kaçamam, peşimdeler; yolu çiz" Peşimi asla bırakmıyor, ne kadar karmaşık yol çizsem de beni buluyor. "Artık tiz gelmemeli sesimiz Duymazsan anons verebiliriz" Bunun için çok geç. Ne ben sizin sesinizi duyuyorum, ne de siz benimkini. "Anla ki her şekil çözebiliriz" Kördüğüm olmuş hayatımın bağlarını çözemezsiniz. "Siz yaşıyo'nuz peki niçin?" Bir hiç uğruna. Zihnimde yankılanan 4 kelime kalbime hançer saplanmıştı resmen. O kadar canım yanıyordu ki akmak isteyen göz yaşlarımı serbest bıraktım. Önce bir damla, sonra iki ,sonra üç derken gözyaşlarım sel olup giderken kendimi ağlama krizinde buldum. Yarım saat boyunca kesintisiz ağlarken kulağıma ilişen bildirim sesi ile buğulu gözlerle telefonuma baktım. Tanımadığım bir numaradan mesaj gelmişti. Vücudumu korku dalgaları kaplarken aklıma Laçin geldi. Ona bana haber vermesini söylemiştim. Göz yaşlarımı silip hemen mesajlara girerek okumaya başladım. Mesajda şunlar yazıyordu : "Gece! Bana söylediğin gibi acile gidip burnumu gösterdim. Endişelenecek bir durum yokmuş. Şimdi evdeyim. -Laçin " Ona bir şey olmadığını öğrenmek içimi rahatlatmıştı. "Endişelenecek bir durum olmadığına ve eve sağ salim gelmene sevindim. " yazarak mesajı gönderdim. Telefonu yatağa bırakmamın ardından geçen birkaç saniye sonunda tekrar mesaj geldi. "Sana iyi olduğumu söylemiştim güzellik. :) " yazmıştı. Bir de sonuna gülücük koymuş deli çocuk. "Evet ama yine de endişelenmiştim. (:"Deyip mesajı gönderdim. Cümlenin sonuna ben de ters gülücük koyarak. Saniyeler içinde "beni boşver sen iyi misin?" Diye yanıt geldi. "Iyiyim , birazdan uyuyacağım." Yazıp gönderdim. Aslında iyi değildim ama bunu onun bilmesine gerek yoktu. "Emin misin?" Diye hızla gelen mesaja baktığımda gözümü devirdim. "Eminim Laçin. Şimdi izin verirsen uyuyacağım. " Deyip telefonu komodine bırakıp yatağın içine girdim ve kendim uykunun kollarına bıraktım. **** Yaşanan onca şeyin ardından koskoca iki hafta geçmişti. Bu süre zarfında Gece psikoloğu ile tekrar kendine zarar verme nedenini konuşmuştu. Ne kadar olanları anlatmak onu zorlasa da geçmişi kadar kötü hissettirmediği için görmezden gelmeyi başarıp olanları anlatmıştı. Anlatırken bu yaptığının yanlış olduğunun ve zihnindeki düşüncelerin sadece bir düşünce olduğunu fark etmişti. Doktorun da söylediği gibi zihnimdeki şeytanlarım ne söylerse söylesin sadece bir düşünceydi. Onlar öyle dedi diye öyle olmuyordum ve olmayacaktım. Evet , kabul ediyorum okuduğum tweetler canımı yakmıştı ancak herkes herkesi sevmek zorunda değildi. Hem hayranlar da haklıydı. Ege'nin yerine geçecektim. Beni grubun üyesi olarak benimsemeleri zor olacaktı. Doktorum kendimi ve düşüncelerimi kontrol etmeme yardımcı olması adına psikiyatrist bir arkadaşıyla beni konuşturup bana uygun ilaç yazmasını sağlamıştı. O ilaçları kullanmaya başladığımdan beri kontrolü sağlamam çok daha kolaylaşmıştı. Buna ek olarak bileğimdeki dikişler de yok olup ardında izleri bırakmıştı. Bu izleri ömrümün sonuna kadar taşıyacağımı bilsem de az çok iyileşmesi beni memnun etmişti. Arada Umut yanıma gelip nasıl olduğumu , bir şey isteyip istemediğimi soruyordu. Her seferinde aldığı cevap ise hiç değişmiyordu. Çünkü gayet iyiyim ve canım hiçbir şey istemiyordu. Laçin veya diğer grup üyeleri bu süre zarfında ne yaptı derseniz , Laçin her gün sabah akşam mesaj atıp ne durumda olduğumu sordu. Biliyorum ilk zamanlar ben de şaşırmıştım. Bizim delinin böyle bir şey yapacağını düşünmüyordum. Ancak insanlar matruşka bebeğine benzerler. Tam onları anladığınızı sandığınızda başka bir kişiliği tıpkı açılan bebeğin içinden yeni bir tanesinin çıkması gibi gün yüzüne çıkarak sizi şaşırtır. Diğer grup üyeleri Laçin kadar olmasa da ya benle ya da Umut ile iletişime geçerek benim hakkımda bilgi sahibi oluyorlardı. Ansızın çık gel Gir hayatıma Hiç haber vermeden Ruhumun karanlık sularına dal Bul beni kaybolduğum bilinmezlikte Veya haber yolla Bekle beni geleceğim diye Gece'nin kendine zarar vermesinin üzerinden iki hafta geçmişti. Bu süreçte ona destek olmak için her gün sabah akşam hatta bulduğum her boş vakitte mesaj atıp ne durumda olduğunu öğrenmiştim. Başlarda sadece geçiştirse de ilerleyen günlerde içindeki duygu ve düşünceleri bana açarak kendini rahatlatmıştı. Aynı şekilde ben de ona kendimi açarak benim ve geçmişim hakkında bilgi sahibi olmasını sağlamıştım. Sırf bunları konuştuğumuzu düşünmeyin. Bu konular dışında bir sürü başka şeyler de konuştuk. Hatta bir gün akşam kendimi tutamayıp görüntülü aramıştım. Telefonu açtığında yatağına yatmış, dağınık saçlarındaki tellerin her biri başka tarafa yönelmiş, şaşkın kahveleri benim mavilerime odaklanmıştı. Beni karşısında gördüğünde ise o nefes kesici gülümsemesini bana bahşetmişti. O kadar güzel gülümsüyordu ki karanlığa gömülmüş ruhumu sirius yıldızı misali ışık huzmeleriyle aydınlatıyordu. İşte o an günümün güzelleşmesi için bu gülümsemeye ihtiyacım olduğunu anladım. Ona aynı şekilde karşılık vererek konuşmayı başlamıştım ve saatlerce konuşmuştuk. Şuan fark ediyorum da onu özlemiş olabilirim. Acaba arasam mı veya yanına mı gitsem? "Bakıyorum birileri aşık olmuş? " "Kes sesini Serter!" "Ama havada aşk kokusu var. Ne kadar nefret ettiğimi biliyorsun." "Sabır. Serter kapa çeneni ve cehennemin dibine git!" "Iyi be gittim." Bu Serter'in beklemediğim anda kendini göstermesi beni deli ediyordu. En son ne yapacağımı da unutmuştum. Ne yapacağımı düşünürken telefonun çalmasıyla masanın üzerinden alıp kim olduğuna baktım. Arayan menajerimizdi. Hiç bekletmeden açıp hoparlöre aldım. "Efendim Araz." "Laçin Tweet'i atalı iki hafta oldu. Ne zaman konser vermeyi planlıyorsunuz? " "Abi son olanları biliyorsun. " "Biliyorum ama hayranlar çılgına döndü. Atılan Tweetleri görmedin mi?" "Ne Tweet'inden bahsediyorsun?" "Bekle mail olarak gönderiyorum." Karşı taraftan gelen birkaç saniye klavye sesinin sonunda mailime mesaj geldi. Hızla açarak ekrana şaşkın gözlerle baktım. Bir haber manşetinden alınmış bir yazı vardı ve şunlar yazıyordu : "Bildiğiniz üzere iki hafta önce Scintilla grubu şehrimize gelmiş ve gelmelerinden bir gün sonra apar topar hastaneye gitmişlerdi. Hastaneye neden veya kimin için gidildiği henüz bilinmese de yaptığı coverlar ile ünlü olan Siyah Kuğu ile bağlantısı olduğu düşünülüyor. " "Lanet olsun! Bunların olanlardan nerden haberi oldu!?" "Sakin ol Laçin! Ne olduğu konusunda bir fikirleri yok." "Olabilir ama tahminleri doğru." "Bu demek oluyor ki en kısa zamanda konser vermeniz gerekiyor. " "Önümüzde özel bir gün veya festival var mı?" "Bildiğim kadarıyla yok. Ancak ben yine de araştırıp öğrenir sana dönerim. " "Tamamdır Araz sağ ol. " "Rica ederim. " İkimiz de telefonu kapattığımızda üzerimi değiştirmek için dolabıma yönelmiştim ki kapı biranda açıldı. Ağzımdan küçük bir küfür firar ederken bakışlarım bunu yapan kişiye yöneldi. Arda'ya. "Lan salak herif! Ben sana kaç defa kapıyı çal demedim mi?" "Aman be Laçin! Sanki sende olan bende yok." "Sapık mısın oğlum?" "Hiç kusura bakma abi benim tipim değilsin. Ayrıca benim kız arkadaşım var." Bu çocuk benimle dalga geçiyor olmalı. "Her neyse, ne oldu?" "Haberi gördün mü diye sormaya gelmiştim de gerek kalmadı. Bilgisayarında açık olan ekran sayesinde cevabımı almış oldum." "Evet maalesef öğrendim. Şimdi Gece'nin yanına gitmem lazım." "Neden?" "Haber yüzünden. Gördüyse yine kötü bir şey yapmasını önlemek için. " "Bileğini geçen ki tweetler yüzünden mi kesmiş? " "Öyle tahmin ediyorum. " Aslında hem bu yüzden hem de zihnindeki düşünceler yüzünden olduğunu biliyordum. Ancak ona kimseye söylemeyeceğime dair söz vermiştim. "Yaa! Kıyamam ben ona." "Her neyse, şimdi izin verirsen giyinip çıkacağım." "Tamam çıktım ben." Sonunda! Bu çocuk geldi mi sülük gibi yapışıyor, gitmek bilmiyor. Arda gider gitmez hemen üzerimi değiştirip aşağı indim. Bizimkiler arkamdan seslenince Gece'nin yanına gidiyorum, dedim yüksek sesle. Ardından dışarı çıkıp arabama binerek hızla Umut'un evine sürdüm . *** Sabah uyanır uyanmaz karşıma çıkan haberle neye uğradığımı şaşırdım. Haberde gruptan ve benden bahsediyordu. Üstelik i********: hesabıma aldığım mesajlar da bu haberi doğruluyordu. Şeytanlarım yine kendilerini gösterecekken kendime bunun sadece bir düşünce olduğunu hatırlattım. Ardından da banyoya gidip sıcak bir duş aldım. Çıktığımda kapının çalmasıyla anlık irkilip kendime gelerek elime geçirdiğim beyaz crop ve şortumu hızla üzerime geçirdim. Saniyeler içinde giyinmiş saçımı kurutmak için hazırlanıyordum. Düğmeye basıp sıcak hava dalgalarının saçımla buluşmasına izin verecekken kapım tıklanınca arkamı dönüp girebilirsin dedim. Saniyeler içinde kapı açılıp içeri Laçin girdi. "Bu sefer kapıyı çalmana sevindim." "Ben senin giyinik olman konusunda aynı şeyleri söyleyemeyeceğim." "Laçin !" Dedim uyarır bir tonda. "Tamam , tamam kızma. Demedim bir şey. " Ona sırıtıp önüme dönerek çekmeceden tarağımı çıkardım. Tam saçımı tarayacakken elime değen nasır tutmuş parmaklar ile bakışlarım Laçin'in aynadaki yansımasına kaydı. "Izin ver ben tarayım." Başımla onaylayıp tarağı ona verdim. Saçımı o kadar yumuşak tarıyordu ki sanki sert yapsa canımı yakacağından korkuyordu. Bakışlarımı tekrar aynadaki yansımamıza çevirip "Benim nasıl olduğumu öğrenmek için gelmene gerek yoktu." Dedim. "Biliyorum ama sabah olan bir şey yüzünden yanına gelmem gerektiğini hissettim. " diye yanıtladı. Düğüm olmuş saçımın ucunu açarken. "Ne oldu ki sabah? " "Sanırım haberi görmedin?" "Siz ve benim hakkımda olan haberi mi diyorsun?" "Anlaşılan görmüşün." "Evet, görmemek mümkün mü? Sabah uyandım sosyal medya hesaplarım bu haber ve onunla ilgili sorularla dolup taşmıştı." "Kötü olmuş bu." "Evet ama yapacak bir şey yok. " "Peki, nasıl hissediyorsun?" "Endişelenme gayet iyiyim. Geçen ki gibi bir şey yapmadım. " "Bu cümlenden şeytanlarını kontrol edebildiğini mi çıkarmalıyım?" Deyip taramayı bırakarak şaşkın bir ifadeyle aynadan yansımamıza baktı. "Sanırım evet." "Seninle gurur duyuyorum güzelim. Kontrol edebileceğini biliyordum." "Bana inanıp yanımda olduğun için teşekkür ederim Laçin." "Her zaman güzellik de artık saçını kurutalım. Hasta olmanı istemeyiz." Başımla onaylayıp kurutma makinasını ona uzattım. Elimden alıp çalıştırarak yavaş yavaş saçımı kurutmaya başladı. Parmakları saç diplerimde gezerken içimi hafif deniz dalgaları kapladı. İçimde bir yerlerde olan boşluk sanki bununla dolmaya başlamıştı. Acaba ona karşı bir şey hissediyor olabilir miydim? Yok canım neden psikolojisi bozuk , sürekli kişilik değiştiren birine karşı bir şeyler hissedeyim ki? Gerçi onun yanındayken huzurlu hissediyordum. Sanki zaman, mekan duruyor ve sadece biz ikimiz kalıyorduk. Kendine gel Gece! İkiniz birbirinizden çok farklısınız. İç sesimin uyarısıyla kendime gelip aynadan yansımamızı izledim. Tanrım! Bir insan nasıl hem tatlı hem yakışıklı hem de asi psikopat olabilir? 40 yıl düşünsem aklıma böyle biri gelmezdi. Ancak şuan arkamda saçımı kurutan kişi tam da böyle biriydi. Kafam iyice karışmaya başlamıştı. Makinanın sesinin kesilmesiyle bakışlarım Laçin'in gözleriyle buluştu. Aynadaki yansımamıza karşı verdi sırıtış ile gamzeleri ortaya çıkmış inci gibi dişleri kendini göstermişti. Utanıp başımı yere indirirken saçımda hissettiğim ıslak sıcaklıkla beni öptüğünü anladım. Geri çekilip kabarmış saçlarımı özenle taradı. Tabi bu daha da kabarmasına neden olmuştu. "Düzleştiricin var mı Gece?" "Şey..." Diyerek düşünmek için zaman kazandım. Birkaç saniye sonunda yanımdaki çekmeceyi açıp düzleştiriciyi çıkararak ona uzattım. Elimden alıp ayarlayarak fişe taktı. Yeterli sıcaklığa geldiğinde eline alıp usta bir kuaför misali tek tek ama seri hareketlerle saçımı düzleştirmeye başladı. 10 dakikanın sonunda ise saçımın kabarıkları yok olmuş yerini düzleşmiş saça bırakmıştı. Laçin makineyi soğuması için masaya koyarken ben de oturduğum yerden kalktım. Bana döndüğünde aşağı inelim mi? Diye sordum. "Olur. " Deyip başını sallayarak önden gitmem için elini uzattı. Tam adım atacakken telefonu çaldı. Cebinden hızla çıkarıp ekrandaki isme baktığında özür dilerim buna bakmam gerekiyor , diyerek telefonu açtı. "Efendim Araz." "Laçin her yeri araştırdım ancak hiç özel gün veya festival bulamadım. " "Ee şimdi ne yapacağız? " "Sosyal yardım projesi yapabilirsiniz. " "Sosyal yardım projesi?" "Orada topladığınız parayı ihtiyacı olan kişilere yardım için kullanabilirsiniz. " "Tamam olur. Sen o işi ayarla. Tarih ve saati haber verirsin." "Tamamdır. En kısa sürede dönüş yapacağım. " "Tamamdır Araz sağ ol. " Laçin telefonu kapattığında noldu der gibi gözlerine baktım. "Menajerimiz aradı. Sosyal yardım projesi kapsamında konser vereceğiz. Hem hayranlarımız seni görmüş olacak hem de elde edilen gelir ihtiyaç sahiplerine gidecek." "Yaa! Laçin bu gerçekten çok güzel bir haber." "Beğenmene sevindim. Ancak küçük bir sorun var. " "Ne sorunu?" Bakışlarıyla bileğimi işaret edince bileğimi sallayıp "Ah! O mu? Hiç sorun değil. Gayet iyi durumda. Her şey yolunda. " "Emin misin? " "Aynı soruyu her gün sordun Laçin ve ben aynı cevabı verdim." "Iyi olduğundan emin olmak istiyorum. " "Iyiyim endişelenme." "Peki öyle olsun bakalım. " Başımla onaylayıp kapıya yöneldim. *** Laçin ile aşağı inip kahve içerek sohbet etmemizin üzerinden yarım saate yakın bir süre geçmişti ki telefonuna mesaj geldi. Hepimiz ona sorarcasına baktığımızda bir hafta sonra Wolkswagen Arena da konser vereceğimizi söyledi. "Bu gerçekten harika. Bu kadar erken olacağını düşünmemiştim. " "Ne yalan söyleyeyim ben de düşünmüyordum. Neyse, benim gidip bunu bizimkilere haber vermem gerekiyor. Her şey için teşekkür ederim. " Diyerek yerinden kalktı. Onu yolcu etmek için ben de yerimden kalktım.

editor-pick
Dreame-Editor's pick

bc

(Töre yazgısı serisi +18 ) Kalbinin Esiri

read
29.3K
bc

Sokaklar Çocuk Doğurmaz

read
6.3K
bc

Kanlı Duvak

read
61.4K
bc

Şirin Mafya

read
36.4K
bc

Özgürlükle Gelen

read
3.7K
bc

KANLI YAZGI (+18)

read
33.6K
bc

BEN ONU ÇOK SEVDİM

read
3.9K

Scan code to download app

download_iosApp Store
google icon
Google Play
Facebook