Aşk neydi? Sevgi miydi? Tutku muydu? Yoksa acı mıydı? Aslında hepsiydi. Sevgi ve tutku birbiri ile harmanlanır pozitif duygularını öne çıkarırdı. Acı ise bambaşka bir şey idi. Canın yanardı. Onsuz olduğun her an ,her saniye onunla olan hatıralarınız canlanırdı zihninde. Aldığın her nefeste
kokusunu özlerdin.
Gece'nin yanından ayrıldığımda aklım hâlâ ondaydı. İçten içe üzülse de belli etmiyordu, bunu biliyordum. Ancak elimden ona yardım etmek adına bir şey gelmiyordu.
Zaten şu paparazileri de hiç anlamıyorum. Bırakın biz de hayatımızı yaşayalım. Biz de insanız sonuçta. Uzaktan gizli gizli hayatımıza dair kareler yakalayıp hikayeler uydurmaları hiç hoş olmuyor.
Neyse ki şuan o konuyu kafama takacak değildim.
Gece iyi ise benim için hiç sorun yoktu.
"Bana yine kızacaksın ama sen bu kıza karşı bir şeyler hissediyorsun sanki? "
"Ben de diyordum benim canım psikopat kişiliğim Serter nerelerde? Ayrıca sanane bundan?"
"Yapma be Laçin. Onunla ilgili çok güzel planlarımız var. Unuttun mu yoksa?"
"Onlar senin planların Serter!"
"Ben senim, sen de bensin Laçin hatırlatırım."
"Siktir git Serter! Uğraşamam senle."
"Sende hiç konuşmuyorsun."
"Sabır. Bak ya kendi isteğinle git ya da ben göndereyim. "
"Of tamam be gidiyorum. Çok oyun bozansın."
Psikopat kişiliğim sonunda zihnimdeki varlığını sonlandırdığında ben de evin bahçesine gelmiştim. Arabayı park edip anahtarı alarak arabadan indim. Kapısını saniyeler içinde kapatıp hızlı adımlarla kapıya yöneldim. Saniyeler içinde kapının önüne gelmiştim. Tam zile basacakken kapının açılmasıyla biraz irkildim.
Tahmin edin karşımda kim vardı?
Evet doğru tahmin. Sinirimi bozan sırıtışıyla karşımda Arda bana bakıyordu.
"Oğlum yüzünden şu sırıtışı sil de içeri gel." Diyerek onu itip içeri girdim.
O da kapıyı kapatıp hızla yanımda yerini aldı.
"Ee kardeşim Gece ile nasıl gitti?"
"Lan salak herif!" Deyip kafasına bir tane geçirip yürümeye devam ederken " Seni duyan da başka bir şey için gittim zanneder. " Dedim.
"Of! Abi ya ne vuruyorsun ? Elinde ağırmış? " Diyerek başını ovuşturuyordu yanımda beyin yerine saman taşıyan arkadaşım.
"Her neyse, diğerleri nerde?"
"İçerideler. Neden sordun?"
"Araz'dan konsere dair bilgiler aldım onu söyleyeceğim."
"O mu? Gerek yok. Araz her birimize mesaj olarak gönderdi. Ayrıntıları mail olarak göndereceğini de ekledi."
"Madem öyle ben odama geçiyorum. "Diyerek bir şey söylemesine izin vermeden adımlarımı hızlandırıp odama geçtim.
Odama girip kapıyı kapatmamla çalması bir oldu.
Sinirle kapıyı açıp "Yine ne -" Diye bağıracaktım ki karşımda Kumsal'ı görünce dona kaldım.
"Ne oldu? Bir sorun mu var Gece Güneşi ?"
"Konuşmamız gereken konular var. "
"Peki, gel içeri."
Kumsal içeri geçip yatağa oturup elini yanına koyup gelmemi işaret etti. Ondan kurtuluşumun olmadığını bildiğim için hiç ikiletmeden dediklerini yapıyordum.
Yatağa oturduğumda seni dinliyorum, dedim.
"Aranızda ne var?"
"Ne!? Kimle aramızda ne var? "
"Şaka yapıyor olmalısın? "
"Kızım ne diyorsan doğru düzgün söyle."
"Ah tanrım! " Deyip gözünü devirerek devam etti.
"Sen ve Gece'yi diyorum Laçin. İkiniz arasında ne var?"
"Konu bu muydu Kumsal?"
"Laçin!"
"Of! Hiçbir şey yok aramızda. "
"Emin misin? Ben hiç öyle anlamıyorum."
"Ne olabilir kızım? İyi ki onun iyiliğini düşünüyorum. "
"Alışkın değiliz oğlum . İlk geldiğinde neler yaptığını hatırlıyor musun?"
"O ben değildim. "
"Evet ama kız senin olduğunu düşünüyordu. "
"Konuyu nereye getirmeye çalışıyorsan direk söylesen mi diyorum Gece Güneşi. "
"Peki. Ondan hoşlanıyor musun"
"Gece'den mi?"
"Evet."
"Doğruyu söylemek gerekirse bilmiyorum. Tek bildiğim ona bir şey olmasını istemediğim. Onun saçının teline bir şey gelse dünyaları yakacağım."
"Laçin bana ona karşı ne hissediyorsan direk söyler misin?"
"Ona karşı çekiliyorum sanırım. Biliyorum ilk geldiğinde iyi karşılık veremedim ama onunla ben iki yapbozun parçaları gibiyiz. İkimiz de birbirimizden çok farklıyız. Ancak bir araya geldiğimizde tam bir bütün oluyoruz. Tıpkı bir elmanın iki yarısı gibi. Onun yanındayken kendim olduğumu hissediyorum. Sahte davranışlar sergilemiyorum. Hatırlıyor musun sana ruhumda bir şeyin eksik olduğunu söylemiştim? İşte o ruhumda eksik olan şey aslında bir nesne değilmiş, kişiymiş. Üstelik o kişi sanırım Gece. Onun yanında o eksik parçamın dolduğunu hissediyorum. "
"Vay be!"
"Ne oldu?
"Oğlum sen aşık olmuşun. "
"Ciddi misin kızım ?"
"Evet Laçin , çok ciddiyim. Sen basbayağı aşıksın. "
"Peki ne yapacağım?"
Kumsal karşımda kıkırdarken omzunu itip "Ne gülüyorsun deli kız?" Diye sordum.
"Ah Laçin. Kırk yıl düşünsem aklıma senin aşık olacağın gelmezdi."
"Kızım bırak gevezeliği de bana ne yapacağımı söyle. "
"Çok basit. Gidip ona hislerini söyleyeceksin."
"Bu kadar mı?"
"Evet, bu kadar. Hatta direk çıkma teklifi et. Ama öyle sade olanlardan olmasın. Gidip pat diye söyleme. Bir şeyler ayarla."
"Ne gibi?"
"Ne bilim oğlum. Romantik tarafına kontrolü ver. O sana yardım eder."
"Peki , bir şeyler ayarlayım. "
"Unutmadan , sakın çok gösterişli şeyler yapma. Gece daha çok sade ama şık şeylerden hoşlanıyor gibi görünüyorsun."
"Bunu nerden biliyorsun kızım ?"
"Meslek sırrı. " Deyip gözünü kırparak yataktan kalktı.
Kapıdan çıkmadan yardım gerekirse ben her zaman buradayım demeyi de ihmal etmedi.
Eveettt, şimdi kaldım tek başıma. Beyin fırtınası yapma zamanı. Acaba Gece'ye nasıl çıkma teklifi etsem?
Aklıma da hiç bir şey gelmiyor. En iyisi Poyraz'a sorayım.
"Poyraz! Yardımın gerekiyor."
"Ne konuda?"
"Sevdiğim bir kıza çıkma teklifi edeceğim ama nasıl edeceğim konusunda bir fikrim yok. Bana fikir ver."
"Tabi büyük zevkle. Bak şimdi ona şifreli notlar bırakıp seni bulmasını sağlayacaksın. "
"Not mu?"
"Evet. Endişelenme onu sonra hallederiz."
"Peki."
"Seni bulduğu yer sahil kenarı olacak ve ortamı ay ışığı ile mum ışığı aydınlatacak. Hatta belki birkaç tane ampul de olabilir. Yerlerde gül yaprakları olacak. O açtığımız mum ve güllerle süslü yolda ilerleyip yanına gelecek. Sen onun gözlerinin içine bakıp hislerini söyleyeceksin. Ardından onun için aldığın zarif bir hediyeyi ona vereceksin ve seninle çıkmak isteyip istemediğini soracaksın."
"Baya uğraştıracaksın yani?"
"Sevdiğin kız için değmez mi?"
"Değer. Hatta az bile gelir."
"Peki o zaman sorun yok. "
"Kesinlikle. O zaman ben çalışmalara başlayım. " Deyip kontrolü geri devraldım.
Benim güzel kızıma yakışacak türden bir şey hazırlamam gerekiyordu.
Poyraz'ın fikri çok hoşuma gitmişti. Tek sorun bizimkilerin yardımına da ihtiyacım vardı. Bu kadar büyük bir organizasyonu tek başıma ayarlayamazdım.
Bir yarım saat boyunca kafamda bazı şeyleri tasarlayıp bizimkilerin yanına inerek aklımdaki şeyleri anlattım. Bir süre durup sadece yüzüme baktıklarında yardım etmeyeceklerini düşünmeye başlamıştım ki canım kardeşlerim beni hayal kırıklığına uğratmayıp seve seve yardım edeceklerini söylediler.
Ah! Güzel yıldızım benim.
Ne kadar eşsiz olduğunun farkında mısın?
Keşke sen de kendini benim gördüğüm gibi görebilsen.
Belki o zaman bir elmas kadar ,hatta daha fazla,
değere sahip olduğunu anlarsın.
- Laçin Kaya
Poyraz ve bizimkilerle birlikte iki gün boyunca plan yapıp yerine getirmeye başlamıştık.
Yarın kahvelerini sevdiğim güzel kıza açılacaktım. O anı düşünmek heyecanlanmamı sağlasa da kontrolü elimde tutmaya devam ettim.
Plana göre Gece'nin bu akşam bizde kalması gerektiği için sabah ilk iş onu almaya gittim.
Kapıyı Umut açtığında sorar gözlerle bana baksa da sonrasında olanları hatırlayıp Gece daha uyanmadı ama uyanır birazdan o zamana kadar içeride bekle, dedi.
Başımla onaylayıp içeri geçerken durup kardeşime dönerek ben gidip uyandırsam iyi olur, dedim.
Başıyla onaylayıp çıkmam için işaret verince hiç vakit kaybetmeden yukarı çıkıp kapıyı çaldım. Ses gelmeyince kapıyı açıp başımı yavaşça içeri uzattım.
Gördüğüm manzara çok masumdu.
Masmavi yatağının içinde benim güzel Gece'm bebeksi masumiyetiyle uyuyordu. Yanına gidip alnına düşen iki tel saçı elimle yavaşça kenara çekip saçlarını yavaşça okşadım. Bu hareketimle kıpırdanmaya başladı. Saniyeler sonra da nefesi hızlanıp değişik sesler çıkarmaya başladı.
Lanet olsun! Yine mi kâbus görüyorsun!?
Hemen omuzlarından tutup sarsarak uyandırmaya çalıştım. Lakin işe yaramamıştı. Biraz daha şiddetli hâle gelmişti.
Ben ona seslenirken o da bir şeyler sayıklıyordu.
"Hayır, hayır lütfen. G , lütfen yapma. Yalvarırım dur. Ne istersen yaparım ama ona zarar verme. Beni öldür ama ona zarar verme. Dur!.."
Lanet olsun! Yine aynı kâbusu görüyordu.
Onu daha sert sarsarken biranda oturur pozisyona geçince irkilsem de hemen kendime gelip endişe ile ona baktım.
Nefes nefese kalmış , gözleri dolu dolu bana bakıyordu.
Ağzımı açıp konuşacakken boynuma yapışınca dona kaldım.
"Laçin. Ben.. Ben çok korktum. O, sana zarar veriyordu. Ben hiçbir şey yapamıyordum. Ben..."
"Şşştt sakin ol güzelim , sakin ol. Ben iyiyim. Kimse bana zarar vermiyor, veremez de. Her şey yolunda. Ben yanındayım. " Dedim saçlarını okşayıp sakinleştirmeye çalışırken.
Biraz sakinleşince göğsümdeki başını kaldırıp kendimden uzaklaştırdım. Gözleri kızarmış dolu dolu bana bakıyordu.
"Gece her şey yolunda. Kimse ne sana ne bana zarar veremez, tamam mı? "
Başını olumlu anlamda sallarken söz mü diye sordu birbirine karışmış sesiyle.
"Söz güzelim , söz. Hadi şimdi gel elini yüzünü yıkayalım. Sonrasında seni bir yere götüreceğim."
Bir şey söylemeyip başıyla onaylayınca yavaşça yataktan kalkmasına yardım edip banyoya götürdüm. Orda yüzünü bir güzel yıkadıktan sonra hadi sen hazırlanıp aşağı gel , dedim. Tam kapıdan çıkacakken durup arkamı dönerek yanına rahat bir şeyler almayı unutma bu akşam bizde kalacaksın deyip göz kırparak dışarı çıkıp kapıyı kapattım.
Umut'a arabada bekleyeceğimi söyleyerek dışarı çıktım.
***
Gördüğüm kâbus beni ne kadar çok etkilese de Laçin'in beni nereye götüreceğini merak ettiğim için hemen hazırlanıp aşağı indim.
Etrafa bakıp onu ararken canım kardeşim arabada seni bekliyor, dedi.
Teşekkür ederim kardeşim gittim ben, diyerek evden çıktım.
Karşımda siyah spor arabasının önünde durup bana bakan Laçin'i görünce dona kaldım.
Bu çocuk beni zaten etkiliyordu bir de üstüne spor arabasını görünce büyülenmiştim.
Ağır adımlarla yanına gidip önünde durdum. Bakışlarım bir onda bir arabasında geziyordu.
Arabayı daha iyi incelemem için çekilince elimi hafif hafif üzerinde gezdirdim. Gerçekten harikaydı.
"Laçin inanamıyorum. Bu araba efsane. Tanrım aşık oluyorum galiba. Renginin, modelinin güzelliğine bakar mısın ? Tam bir şaheser. "
Kulağıma küçük bir kahkaha ilişince tüm odağım Laçin'e sabitlendi.
"Uraz bana senin araba sevdandan bahşetmişti ama bu kadar olduğunu düşünmemiştim. "
"Ben de arabanın bu kadar olacağını düşünmemiştim. "
Tekrar küçük bir kahkaha atıp kulağıma yaklaşarak içine bakmak ister misin diye sordu.
"Soru mu bu ? Tabi ki isterim. " Dedim heyecan dolu çıkan sesimle.
Tamam o zaman buyurun güzellik diyerek kapımı açtı. Hızla arabaya binip her bir noktasında elimi gezdirip dokusunu hissetmeye çalıştım.
Gözlerim ışıldarken şoför koltuğunda yerini alan Laçin'e baktım.
Bir süre bakıştıktan sonra çok güzel bakıyorsun dedi.
Aldığım iltifat üzerine utanıp başımı öne eğdim ve kendimin bile zor duyduğu bir yükseklikte teşekkür ederim dedim.
Parmakları çenemi tutup başımı kaldırırken bu utangaç halini çok sevdim dedi.
Bu sözü beni daha da utandırırken o kahkaha atıp elini çekerek arabayı çalıştırdı.
5 dakika boyunca sessizce yolu izledim. Ardından merakıma yenik düşüp nere gidiyoruz diye sordum.
"Gidince görürsün fıstık. "
"Ya Laçin yapma ama söyle hadi!"
"Hayır Gece , söylemeyeceğim. Gidince öğrenirsin."
Zihnimde daha önce gördüğüm kâbus canlanırken korkuyla Laçin dedim.
Bana anlamamış bir hâlde bakarken korku dolu bakışlarımı ona yöneltip konuştum.
"Beni ona götürmüyorsun değil mi?"
"Kimden bahsediyorsun? "
"G den."
Söylediğim şey üzerine bakışları ciddileşmişti. Yanlış bir şey mi söyledim diye düşünürken müsait bir yerde arabayı durdurup bana baktı.
"Bu nerden çıktı Gece?
Biraz sert çıkan sesinden korkup
"B-Ben...bi-bilmiyorum. Üzgünüm." Diyebildim sadece.
Bakışları yumuşarken beni kendine çekip saçımı okşamaya başladı.
"Sorun değil. Asıl ben üzgünüm. Böyle davranarak seni korkutmak istememiştim. " Diyerek saçımı öptü.
Dudakları saçlarımdan ayrılınca gördüğün rüya yüzünden mi öyle sordun dedi.
Kendimi geri çekip evet dedim.
"Korkma. Orada ne gördüysen hiçbirini yapmayacağım. Kimse sana zarar veremez. O G bile."
"Teşekkür ederim Laçin. Biraz daha iyiyim. "
"Sevindim. Çünkü gelmek üzereyiz."
"Nereye?"
"AVM ye güzelim. "
"Ne yapacağız orda?"
"Gidince öğrenirsin. "
"Peki tamam. Bunu söylediğin için teşekkür ederim. " Diyerek dışarıyı izlemeye başladım tekrar.
***
Laçin'in beni AVM'ye getirip bir takı mağazasına girdirmesi üzerinden 10 dakika 20 saniye geçmişti.
Bu süre boyunca dikkatimi hiçbir şey çekmezken Laçin'in elinde tuttuğu bileziği görünce gözlerimi büyütüp o yöne doğru gittim.
Elinde birden fazla sol anahtarının birleşiminden oluşan çok şık bir bilezik duruyordu.
"Laçin bu çok güzel!"
"Katılıyorum canım. Tam da senin narin bileğine göre bir takı. "
Cevap verecekken fiyatı gözüme çarpınca söyleyeceğim şeyi değiştirdim.
"Teşekkür ederim ama bunu almayı düşünmüyorsun değil mi? "
"Neden düşünmeyim? "
"Çünkü benim için o fiyata harcama yapmana gerek yok. O takıyı hakkedecek kadar değerli değilim. "
"Aşk olsun Gece. Duymayım bir daha kendin hakkında böyle şeyler söylediğini. Sen düşündüğünden çok daha değerlisin." Diyerek alnıma küçük bir öpücük kondurup elimden tutarak kasa yöneldi.
Kasadaki görevlinin bakışları benim ve Laçin'in üzerinde gezerken Laçin yalandan öksürüp bileziği göstererek ödemeyi yapmak istediğini belirtti.
Görevli saniyeler içinde kendine gelip ödemeyi alarak iyi günler diledi.
Laçin başıyla onaylayıp beni mağazadan çıkarıp bileziği bileğime takıp elimin üstünü öptü. Vücut ısım artmaya başlarken parmaklarını parmaklarımın arasından geçirerek elimi tuttu. Yüzümde şaşkınlıkla karışık kocaman bir gülümseme belirdi.
Hadi gidelim diyerek yürümeye başladı.
Beni çok güzel kahve yapan bir yere götürdü.