bc

[Kül Olan Bekleyiş 3 ]Terkedilen Rüya +18

book_age18+
868
FOLLOW
16.2K
READ
revenge
dark
love-triangle
fated
forced
opposites attract
badboy
neighbor
mafia
heir/heiress
drama
bxg
lighthearted
serious
kicking
campus
city
office/work place
small town
secrets
addiction
villain
like
intro-logo
Blurb

Şırnak'ın suskun sokaklarında yankılanan bir hikâye bu…Aşkın, ihanetin ve intikamın iç içe geçtiği bir yangın.İki amca oğlu…İnanç Şehzadeoğlu ve Demirkan Şehzadeoğlu.Biri, bir kadının kalbini oyuncak gibi kırabilecek kadar acımasız…Diğeri, geçmişin hesabını sormak için yanıp tutuşan bir adam.Ve bir kadın…Meyra.Sevmeyi bilmeyen bir adama, hayatını verecek kadar körkütük âşık olan bir kadın.İnanç’ın yalanlarına, dokunuşlarına, sahte sevgisine inanacak kadar saf…Ve bir gecede terk edilecek kadar yalnız.Ama bu hikâye sadece bir aşkın ölümü değil…Bu, bir adamın intikam yemini ettiği, bir kadının küllerinden doğacağı bir hikâye.Demirkan, Meyra’yı gördüğü günSadece bir kadını değil…İnanç’ın en büyük zaafını buldu.Aşkın yerini nefret alırken,Geçmişin hesabı kanla mı ödenecek,Yoksa kalpler yeniden mi yazılacak?Çünkü bazı aşklar…Ya öldürür,Ya da yeniden yaratır....

chap-preview
Free preview
Tanışma ❤️
Meyra ve Hasret, üç gün sonra çarşıya çıkmıştı. Hava sıcaktı ama çarşının kalabalığı her zamanki gibiydi. Esnafların sesleri birbirine karışıyor, dükkânların önünden geçen insanlar telaşla bir yerlere yetişmeye çalışıyordu. Hasret, bir yandan vitrinlere bakıyor, bir yandan kardeşinin heyecanlı adımlarına ayak uydurmaya çalışıyordu. Meyra ise normalden daha sessizdi. Ama gözleri sürekli etrafı tarıyordu. Bir şeyi arar gibi… Ya da birini. Tam o sırada yolun köşesindeki kafeye yaklaştılar.Kafenin önündeki masalardan birinde üç adam oturuyordu. İnanç Şehzadeoğlu… Sandalyeye yaslanmış, bir elinde çay bardağıyla karşısındaki adamı dinliyordu. Üzerinde koyu renk bir gömlek vardı. Sert yüzü, sakin ama dikkat çekici bir ifadeyle duruyordu. Yanındaki adamlardan biri hafifçe öne eğildi, bakışlarını Meyra’ya çevirip sırıttı. “Aha… geldi abimin ki,” dedi alçak ama alaycı bir sesle. Meyra’nın kalbi o an sertçe çarptı. Adımlarını yavaşlattı. Ve başını hafifçe kaldırıp baktı. Gördü. Onu gördü. Yıllardır zihninde taşıdığı o yüz, şimdi tam karşısındaydı. Aynı sert bakışlar… aynı duruş… Kalbi göğsüne sığmamış gibiydi. Hasret, Meyra’nın bir anda duraksadığını fark etti. “Ne oldu?” diye sordu kaşlarını çatarak. Meyra, dudaklarını hafifçe aralayarak çaktırmadan başıyla işaret etti. “Abla…” diye fısıldadı. “... sana bahsettiğim çocuk o.” Hasret’in gözleri bir anda büyüdü. Başını çevirip baktı. İnanç’ı görür görmez yüzü gerildi. “Kızım…” dedi sertçe, sesi alçaktı ama uyarı doluydu. “O… annemizin amcasının oğlunun oğlu.” Bir saniye durdu. Sonra dişlerini sıkarak ekledi: “Belalı tipler bunlar. Uzak dur.” "Anneme neler yaptılar , ne olur uzak dur ablam " Meyra’nın yüzündeki ifade yavaş yavaş değişti. “Düşmanız biz,” dedi Hasret, kesin bir tonla. O kelime… Düşman.Meyra’nın içine bir bıçak gibi saplandı.Gözleri doldu. Başını tekrar İnanç’a çevirdi.Adam hâlâ oturuyordu. Hiçbir şeyden habersiz… hiçbir şey bilmiyormuş gibi. Ama Meyra için dünya bir anda değişmişti. Çünkü o adam…Sadece hoşlandığı biri değildi. Kalbine yıllar önce giren adamdı. Ve o an, istemsizce geçmişe gitti zihni… GERİYE DÖNÜŞ — DÜĞÜN GECESİ (İLK GÖRÜŞ) Yaz gecesi…Gökyüzü yıldızlarla doluydu. Bağ evlerinin yakınındaki geniş avlu ışıklarla süslenmiş, davul ve zurna sesleri geceyi doldurmuştu.Meyra o zaman on yedi yaşındaydı.Üzerinde açık mavi bir elbise vardı. Saçları omuzlarına dökülüyordu. Kuzenleriyle birlikte halayın kenarında gülüşüyor, arada sırada halaya katılıp tekrar kenara çekiliyordu. Her şey normaldi.Ta ki… Onu görene kadar. Meyra su almak için masalara doğru yürürken bir anda adımları yavaşladı. Kalabalığın biraz ilerisinde, erkeklerin arasında duran birini gördü. Uzun boylu bir adamdı. Siyah gömlek giymişti. Kollarını dirseklerine kadar sıvamış, bir elini cebine atmış şekilde ayakta duruyordu. Yüzü yarı ışıkta, yarı gölgede kalmıştı. Ama o duruş… Bir anda dikkatini çekmişti. Meyra’nın kalbi sebepsiz yere hızlandı.Gözlerini ayıramadı. “Kim o…adam , ah kalbim ” diye mırıldandı kendi kendine.Adam bir an başını kaldırdı. Ve yüzü tamamen göründü.O an… Meyra’nın içi titredi.Sanki biri gelip kalbini avucunun içine almış gibi hissetti. Nefesi daraldı. İlk kez bir erkeğe böyle bakıyordu. İlk kez birinin varlığı onu bu kadar etkiliyordu. Adam yanındaki biriyle konuşurken hafifçe gülümsedi.O kısa gülümseme… Meyra’nın içini sıcacık yaptı. Ama aynı zamanda korkuttu. “Ne oluyor bana…” diye fısıldadı kendi kendine. Kalbi durmadan çarpıyordu. Adam bir süre sonra kalabalığın içinden yürüyerek uzaklaşmaya başladı. Meyra gözleriyle onu takip etti. Adımlarını izledi.Gidişini izledi. Ve o an içinden geçen cümle, kendisini bile şaşırttı: “Bir daha görsem…” diye düşündü. “… tanırım belki .” O gece…Kim olduğunu bilmiyordu. Adını bilmiyordu.Hangi aileden olduğunu bilmiyordu.Ama kalbi…Çoktan onu seçmişti. Ve İnanç Şehzadeoğlu… O gece, bir genç kızın kalbinde yer ettiğinden habersizdi.Meyra'nın kalbi deli gibi attı , gözleri doldu. Başını hafifçe kaldırdı. Ve baktı.Uzun uzun baktı.Gözlerini ondan ayıramadı. İnanç tam o sırada çayından bir yudum aldı. Başını hafifçe kaldırırken bir şey hissetmiş gibi oldu.Bir bakış…Keskin bir his… Sanki biri onu izliyordu.Kaşları hafifçe çatıldı. Başını çevirdi.Ve…Meyra’yı gördü.Bir saniye… İki saniye…Bakışları birbirine değdi. İnanç’ın yüzündeki ifade değişmedi ama gözleri daraldı. O bakışta alışılmadık bir şey vardı.Genelde kadınlar ona bakardı. Ama bu bakış…Farklıydı.Çekinerek değil… Korkarak değil…Tutularak bakıyordu kız. Meyra’nın gözleri dolu doluydu. Ama yine de kaçırmıyordu bakışını. İnanç hafifçe başını yana eğdi. "Ne oluyor amına koyayım lan ! " Tanıyor muydu?Yoksa… Daha önce bir yerde görmüş müydü? İçinde tuhaf bir merak kıpırdadı. Ama o anda yanında oturan Demirkan, İnanç’ın bakış yönünü fark etti. Demirkan başını kaldırdı, Meyra'nın baktığı yöne baktı . Gözleri, İnanç’ın baktığı yöne kaydı. Ve… Meyra’yı gördü.Bir an durdu. Sonra dudaklarının kenarı gerildi. Ama bir saniye sonra yüzündeki ifade değişti. Çünkü gördüğü şey sadece bir kız değildi. Bir bakıştı.Meyra’nın bakışı… İnanç’a kilitlenmişti.Başka hiçbir yere bakmıyordu. Sadece ona.Demirkan’ın içi bir anda karardı. Kaşları çatıldı. “Baktığın kişi yanlış kişi ” diye geçirdi içinden. Tam o sırada İnanç, bakışlarını Meyra’dan ayırmadan cebinden telefonunu çıkardı. Gözleri hâlâ kızın üzerindeydi. Bir numara çevirdi.Telefon kulağına gitti. Karşı taraf açar açmaz kısa konuştu. “Merdan lan ” dedi sakin ama dikkatli bir sesle. "Senin düşman kızı burda gel.” Bir saniye durdu.Bakışlarını hâlâ Meyra’dan ayırmamıştı. “Kız burada, kardeşi ile .” Karşı taraftan bir şey söylendi. İnanç kısa cevap verdi: “Evet.” Telefonu kapattı.Demirkan bunu fark etti. “Merdan mıydı o ?” dedi kaşlarını çatarak. İnanç hafifçe başını salladı. “Evet bro , hem senin ki hem onun ki burda ya oda gelsin .” Ama gözleri hâlâ Meyra’daydı. Demirkan tekrar kızın yüzüne baktı. Ve o an…İçinde bir şey koptu. Çünkü kız… Hâlâ İnanç’a bakıyordu.Ne Hasret’e… Ne etrafa…Sadece ona.İnanç’a. Demirkan’ın nefesi sertleşti.Kalbi hızlandı.Ama bu kalp çarpıntısı aşktan değildi.Öfkedendi. İçindeki intikam ateşi bir anda harlandı. “Niye…” diye geçirdi içinden. “bana bakmıyor lan bu kız , bana bakması lazım lan ?” Çenesini sıktı.Gözleri sertleşti. “İntikam benim lan…” diye homurdandı içinden. “… benim intikamım!” Masadaki çay bardağını sertçe masaya bıraktı.İnanç başını çevirip ona baktı. “Ne oldu sana?” dedi kısa bir sesle. Demirkan cevap vermedi. Sadece Meyra’ya baktı.Uzun uzun… Sert sert… Ve içinden geçen cümle, zihninde yankılandı: “Niye bana bakmıyor bu kız?” “Niye ona bakıyor?” Bir an için içindeki öfke kabardı. Velat’ın sesi yankılandı zihninde. “Unutma…” demişti babası. “İntikam soğuk yenir.” Ama o an… Demirkan soğuk kalamıyordu. Deliriyordu.Çünkü yıllardır kafasında kurduğu planın merkezinde bir kız vardı. O kız…Şimdi başka bir adama bakıyordu. Ve o adam…Onun öz amca oğluydu. Bu düşünce Demirkan’ın içini zehir gibi sardı. Başını hafifçe öne eğdi. Dişlerini sıktı.Ve içinden hırladı: “İntikam benim…” “… o kız da benim olacak.” "Babası geberip ölecek kızı bendeyken . " O sırada Meyra nihayet bakışlarını kaçırdı. Kalbi o kadar hızlı atıyordu ki, nefesi daralmıştı.Hasret bunu fark etti. “Meyra…” dedi alçak sesle. “Kızım bakma dedim be ben sana .” Ama çok geçti.Çünkü o an… Üç adamın hayatında da bir şey değişmişti. İnanç’ın içinde bir merak doğmuştu. Demirkan’ın içinde bir kıskançlık patlamıştı. Ve Meyra’nın kalbinde…Yıllardır sakladığı aşk ilk kez gerçek bir tehlikeyle karşılaşmıştı. Bu, sadece bir bakış değildi. Bir savaşın ilk kıvılcımıydı... Not 📌💌✍️ Kitap Kül Olan Bekleyiş kitabının üçüncü serisidir. Meyra ve Demirkan işlenecektir. Demirkan , Velat'ın oğludur . Kitabı anlayarak okumak için ilk seriyi okuyun önce . Şervan ve Berfin'in kızı Meyra'nın hikayesi için 'Bismillah ' diyip başlıyoruz....

editor-pick
Dreame-Editor's pick

bc

MARDİN KIZILI [+18]

read
580.9K
bc

ÖTEKİNİ SEVMEK

read
1.7K
bc

Ağanın Sözde Karısı

read
99.1K
bc

MENZİL 🧭🧭🧭

read
4.7K
bc

AŞKLA BERDEL

read
95.8K
bc

EFSUN: AĞANIN GELİNİ

read
77.5K
bc

CEO'NUN FİRST LADY'SI (+21)

read
62.6K

Scan code to download app

download_iosApp Store
google icon
Google Play
Facebook