Zülfikar, Berfin’le o gün ayrıldıktan sonra eve dönerken düşünceli adımlar atıyordu. Hasan Amca’nın tavrı aklından çıkmıyordu. Evlerinin önüne geldiğinde, bahçede babası Osman Ağa’yı gördü. Adam, eski tahta sandalyeye oturmuş tütün sarıyordu. "Geç kaldın oğlum," dedi Osman Ağa, başını kaldırmadan. "Okuldan geldik… Berfin’le birlikte yürüdük," diye cevapladı Zülfikar. Babası tütünü ince kağıda sararken göz ucuyla ona baktı. "Hasan Bey’le karşılaştınız mı?" Zülfikar başını salladı. "Evet… Pek sıcak davranmadı. Sanırım… hoşuna gitmiyor bu yakınlığımız." Osman Ağa, sarma işini bitirip sigarayı dudaklarına koydu, çakmağı çaktı. Dumanı yavaşça üflerken derin bir sesle konuştu: "Bak oğlum, bazı insanlar kendi aklıyla değil, başkasının lafıyla yaşar. Hasan da öyle olmuş gibi geliyor bana.

