Büyük taş konağın avlusu ışıl ışıldı. Kalabalık, geniş misafir salonunda toplanmış, kahkahalar ve sohbetler havada uçuşuyordu. Erkekler ağır divanlara yayılmış, kadınlar bir köşede fısıldaşarak birbirleriyle şakalaşıyorlardı. İsteme gecesi olduğundan, herkes en şık kıyafetlerini giymişti. Soner, en ön sırada, geniş sedire yayılmış, rahat ve kendinden emin bir ifadeyle etrafı izliyordu. Yanında Hakkı Ağa, ağır duruşuyla baş misafir koltuğuna kurulmuş, bir yandan tespihini çekiyor, bir yandan olan biteni izliyordu. Mercan ve Ömür, heyecanla bir şeyler konuşuyor, Kenan ve Cenan ise arada bir kahkahalar atarak konuşmalara dahil oluyordu. İpek ve Furkan hariç herkesin yüzünde bir gülümseme vardı. İpek, salonun köşesinde duruyor, elindeki ince işlemeli mendili sıkarak, gözlerini yere dikiyord

