bc

Aşk kapanı [+18]

book_age18+
165
FOLLOW
1.9K
READ
dark
family
love after marriage
forced
opposites attract
mafia
tragedy
bxg
serious
kicking
city
cruel
musclebear
addiction
like
intro-logo
Blurb

İçim içimi yiyordu. O sinirle saçma bir şey yapmasından deli gibi korkuyordum. Son sürat sürdüğüm arabayla orman içindeki eve geldim. Kararmaya yüz tutmuş, günle bakarışlarımı havaya çevirdim. Günün güneşli olup akşamında simsiyah bulutların toplanması günün özeti gibiydi. Gökyüzüne bakarken içim ürperdim. Emniyet kemerini çözüp hızla arabadan indim.

Yağmur ince ince atıştırmaya başlamıştı. Gözlerim bir an eve kaydı ve an sevdiğim adamla göz göze geldik. Elindeki bardaktan içtiğini anladım. Bakışları o kadar soğuktu ki içim üşüdü. Yine de tereddütsüz adımlarla ilerledim. Anahtarımla kapıyı açtığımda hâlâ dışarıyı izlemeye devam ettiğini gördüm. Ona doğru yürüdüm. Yanaklarımdan süzülen yaşlarla adını fısıldadım.

"Malik?"

Bana döndü. Ama bakışları beni görmüyor gibiydi.

Bir anda bardağı yere atmasıyla yerimde sıçradım. Geriye doğru bir adım attım. Gözlerindeki karanlıktan korkmuştum. Adım adım üzerime geldi ve sertçe kolumu kavradı. Burnuma dolan alkol kokusuyla yüzümü buruşturdum. Çok fazla içmişti. Kendinde gibi görünmüyordu. Parmaklarının baskısı tenime acı verirken, bakışlarıyla içimdeki tüm umutları kırıyordu. Gözleri buz gibiydi. Dudaklarından dökülen sözler, içimi titreten bir fısıltıyla yankılandı.

"Ödeşme zamanı, abinin anladığı dilden!"

chap-preview
Free preview
Gülru
Beklediğim gün nihayet çatıp gelmişti. Bugün mezun oluyordum. Dün gece bunun heyecanıyla yatakta dönüp durmuştum. Neredeyse sabaha karşı gözlerimi kapatmıştım. Hızla telefonun saatine baktım. Hiih on bire geliyordu. Elif beni çiğ çiğ yiyecek! Aceyle yerimden kalktım. Elimi yüzümü yıkayıp üzerimi olabildiğince hızla giyinmeye başladım. Yengemin bugün için özel olarak aldığı, dizlerimde biten kalın askılı ve çapraz göğüs detaylı beyaz elbisemi özenle üzerime geçirdim. Kumaşın hafifliği, üzerimde umut ve tazelik gibi duruyordu. Elif'le birlikte saçlarımı yapacaktık; her zamanki gibi uzun uzun konuşup kahkahalarla hazırlanmaya şimdiden can atıyordum. Tam çantamı kapatmak üzereydim ki kapı hafifçe tıklatıldı. "Gülru, hazır mısın kızım? Malik abin bıraksın seni." Yengemin şefkatli sesi koridorda yankılandı. " Gel yenge, hazırım. Abim zahmet etmesin, kendim giderim." Yengem kapıyı açıp yüzünde her zamanki o içten gülümsemesiyle içeriye adım attı. "Oy oy, maşallah! Benim kızımın güzelliği dillere destan" Bana bakarken gözleri parlıyordu. Hiç vazgeçmezdi beni övmekten, iyi hissetmem için elinden geleni yapardı. Annemi hiç tanımamıştım, ama o bana hep bir anne gibi olmuştu. Hakkını asla ödeyemezdim. Kollarını sımsıkı boynuma doladı, ben de ona sıkıca sarıldım. Yüzümdeki gülümseme gölgelenmeden konuştum. "Sen güzel baktığın için sultanım, yoksa abartılacak bir şey yok." Yengem tam bir şeyler söylemek üzere kaşlarını çatmıştı ki Malik abim araya girdi. "Başladınız yine! Her gün aynı muhabbet, sıkılmadınız mı?" Beni baştan aşağı süzüp kaşlarını hafifçe çattı. "Gülru, bu elbise biraz kısa olmamış mı? Hani rahat edemezsin, onun için diyorum." Tam ağzımı açacakken yengem hızla atıldı, ellerini beline koyarak Malik abime doğru yürüdü. " Hayde hayde, boş boş konuşma! Kızı gideceği yere bırak, akşam da sakın yalnız bırakma, oyarım gözlerini!" Malik abim ellerini havaya kaldırarak geriye doğru birkaç adım attı. Ciddi bakışları alaylı sesiyle kendinden emin konuştu. " Merak etmeyin sultanım, tüm emirlerinize harfiyen uyup asla sizi hayal kırıklığına uğratmayacağım" Sonra bana bakıp ekledi. " Hadi çıkalım Gülru, kapıdayım. Beş dakikan var." Arkasını dönüp gitti. Ben de hemen yengemin yanağını öpüp koşarak çıktım. Yengem ardımdan bir şeyler söylüyordu ama kalbimin gümbürtüsü ve gençliğin verdiği heyecanla hiç bir şey duymuyordum. Arabaya hızlıca binip, köydeki tüm kızların gözdesi Seher ablanın dükkanının önünde durduk. "Ben akşama anca gelirim, sorun olmaz di mi?" Sorusunu biraz dalga geçerek cevapladım. "Yok abi ama dans da kavalyem olacaksın ona göre! Saat dokuzda yanımda ol, beni yabancı kollara bırakma." Abim saçlarımı karıştırtı. Aynı tonda cevapladı. "Merak etmeyin prensesim, sizi asla kurbağa öpmek zorunda bırakmayacağım. Tam saatinde oradayım, sadece beni bekle. Herkese ne kadar yakışıklı ve göz alıcı bir abin olduğunu gösterelim." Gömleğinin yakasını düzeltip göz kırptı. "Amanın, senin kendini övmen bitmez! Ben gidiyorum." Zaten yeterince heyecanlıydım. Üzerine Malik abimin egosunu çekemezdim. Arabadan inip kuaföre yöneldim. Dükkana girdiğimde gözlerim fal taşı gibi açıldı. Hay maşallah, köyün tüm kızları da buradaydı. Ben biraz merkeze giden olur diye düşünmüştüm ama büyük yanılmıştım. Saat on iki idi, balo 3'te başlayacaktı. Nasıl olacaktı ki şimdi? "Kız Gülru, ne dikiliyorsun öyle? Gel şöyle!" Sitemle konuşan Elif'in yanına vardım. Sinirli duruyordu, adeta gözlerinden ateş fışkırıyordu. Tek temennim beni yakmamasıydı. "Ben sana dün ne dedim? Bak, herkes burada! Neymiş, merkeze de giden olurmuş. Bir kere de beni dinlesen dişimi kırıcam! Hayır, bir de öğlene doğru geliyorsun!" Çantamı yanına attım. Umutsuz bakışlarım etrafta çaresizce konuştum. "Bitti mi azarlaman? Ne bileyim ben böyle olacağını! Bırak söylenmeyi de, ne yapacağız onu söyle." Burnundan derince bir nefes verdi. Kalabağına bakarak konuştu. "Biz merkeze gideceğiz. Onda geldim ama zaten yarısı doluydu. Kalk, oyalanmayalım." Ayağa kalkıp çıkışa yöneldi. Bende onu takip ettim. "İyi de nasıl, kim götürecek? 1 saat gidiş dönüş zamanımız yok." Telefonunu çıkardı bir iki tuşa basıp birini aradı. "Hemen bizi Seher ablanın dükkanının önünden al, acil." Kimi aradın demeye kalmadan, koşarak bir kızın bize doğru geldiğini gördüm. Uzun saçları ve mürdüm rengi elbisesiyle kız halimle aşık olacaktım. Ağzım açık, gözlerim büyülenmiş bir şekilde onu inceledim. "Yardım edin, peşimdeler." Nefes nefese konuşmaya çalışıyordu. "Yok, bugün her işimiz ters! Şimdi 'imdat' diye ben bağıracağım." Kızın yardım isteğini aldırmayan Elif'e susması için kaş göz yapsam da nafileydi. Susmak bir yana, bir de kızı iterek yola devam etti. Tabii, beni yanında göremeyince kaşlarını çatıp ellerini beline koydu. Arkasını dönüp sordu. "Ne bekliyorsun?" Gerçekten bugün sınanıyorduk... evet, ama benden can havliyle yardım isteyen kızı nasıl böylece burada bırakırdım? Gözlerim ikisi arasında mekik dokurken, koşarak gelen üç kız daha gördüm. "Aha, burada! Koşun!" Azıcık soluklanan kız gelen sese yine koşmaya başladı. Koşarak gelen üçlü Ece, Mehtap ve Sevgi'ydi. Kız cidden başına büyük bela almıştı. Okulda herkes bu üçlüye bulaşmaması gerektiğini bilirdi ama bu kız kimdi ki bu manyakları tanısın? İşte şimdi ona gerçekten acımıştım. Ben arkalarından bakarken kafama yediğim taşla irkildim. "Hay deli, koş! Geç kalacağız!" Elif, yanıma kadar gelip sabırsızca kolumdan çekiştirdi. "Keşke yardım etseydik, bu manyaklar kızı parçalar." Elif aldırmadı. İçim huzursuz olmuştu. "Aman, ne yapalım? Acelemiz var. Başka zaman olsa yardım ederdik, bu günü mü bulmuş canım." Gözlerimi devirdim. "İstersen bir de randevu verelim insanlara yardım etmek için." Ağzımın içinden homurdandım. Onun yerinde biz de olabilirdik. "Ya kaç gündür bu günü hayal ediyoruz, cidden böyle mi ziyan edelim? Zamanımız yok." Artık iş işten geçtiği için bir şey demedim. Az ötede duran arabanın içinde Ayla ablayı görünce kocaman gülümsedim. Demek onu aramıştı! "Hadi kızlar, çabuk! Aceleniz yok galiba." Kocaman gülümsemesine karşılık verdim. Hızla arabaya bindik. Onun bize verdiği bir kaç nasihat ve anılarla merkeze vardık. Arabadan hızla inip kuaföre yöneldiğimiz sıra arkamızdan bağırdı. "Bir saate gelirim." Şuan sadece hazırlık telaşında olduğumuz için baloya nasıl gideceğimiz umurumuzda değildi. Bugün anlık dert odaklıydık. Hızla kuaföre girdik. Allahtan içeride pek kimse yoktu, hemen hazırlanmaya koyulduk. Kızıl saçlarımı önden arkaya balık sırtı örgüsü yapmışlardı. Hafif bir makyajla da çok güzel hissediyordum. Hızla geçen bir saatin ardından Elif'le hazırdık. Ayla abla bizi alıp mezuniyetin yapılacağı otelin önünde bıraktı. Sabırsızca içeri girdik. Bu akşam buradaki tek hedefimiz eğlenmek, güzel bir gece geçirmekti. Ama başımıza gelecekleri asla bilemezdim... Ben Gülru Sayın. Babamı, daha ben annemin karnındayken bir trafik kazasında kaybettim. Annem, babamın acısına sadece üç ay, beni dünyaya getirebilecek kadar dayanmış. Sonra hayata gözlerini yummuştu. Dayım, "İki oğlum var, bacımın kızı benim kızımdır," diyerek beni yanına almış ve bu zamana kadar evlatlarından ayırmamıştı. Hep aile sıcaklığında büyüdüm, ama hikayenin devamı bizim istediğimiz gibi gitmeyecekti... Bunu bu gece anladım.

editor-pick
Dreame-Editor's pick

bc

MENZİL 🧭🧭🧭

read
4.6K
bc

AŞKLA BERDEL

read
95.4K
bc

Ağanın Sözde Karısı

read
96.4K
bc

MARDİN KIZILI [+18]

read
575.2K
bc

ÖTEKİNİ SEVMEK

read
1.6K
bc

EFSUN: AĞANIN GELİNİ

read
72.6K
bc

CEO'NUN FİRST LADY'SI (+21)

read
61.9K

Scan code to download app

download_iosApp Store
google icon
Google Play
Facebook