Buğu Şirin: On bir gün oldu...
Buğu Şirin: Yarın geri dönüyorum.
Buğu Şirin: İçim daralıyor hâlâ...
Buğu Şirin: Baksana Pusat, sence haksızlık mı yapıyorum?
Buğu Şirin: Eray ve Koray beni çok seviyorlar.
Buğu Şirin: Bildiklerini yazdıklarından anlayabiliyorum.
Buğu Şirin: Ne zamandır biliyorlar bilmiyorum.
Buğu Şirin: Ne zamandır susuyorlar bilmiyorum.
Buğu Şirin: Ama hallettim sanırım.
Buğu Şirin: Onlara olan kırgınlığımı susturdum.
Buğu Şirin: Geriye döndüğümde bu konuyu konuşmak istemiyorum.
Buğu Şirin: Sadece yemek yapıp, film izlemek istiyorum.
Buğu Şirin: Eray'ın koltukta uyuyakaldığını görünce onu dürtmek, sonra da elindeki patlamış mısır dolu kovadan nasibimi almak istiyorum.
Buğu Şirin: Uykulu uykulu birkaç tane atsa fena olmaz, hem tatlı geliyor bana.
Buğu Şirin: Birde Koray'ın annem ve babamdan daha çok evimizde pineklemesini özledim.
Buğu Şirin: Çizgili, rengarenk çoraplarını sehpaya koymasını,
Buğu Şirin: Eray'ın ise o çorapları Koray'a yedirmeye çalışmasını özledim.
Pusat Şirin: Bunları yazarken ağlıyor musun?
Buğu Şirin: Nereden bildin?
Pusat Şirin: Hissettim...
●İletilmedi.
Pusat Şirin: Tahmin ettim.
Pusat Şirin: Sana nude atayım mı?
Buğu Şirin: Niye ki?
Pusat Şirin: Bilmem, belki moralin yerine gelir.
Buğu Şirin: Yemek yapmayı biliyor musun?
Buğu Şirin: Yoksa başka bir sanattan mı bahsediyorsun?
Pusat Şirin:

Buğu Şirin | Yazıyor...
Buğu Şirin | Çevrim içi
Buğu Şirin | Yazıyor...
Buğu Şirin: Biliyor musun, travması var bu pastanın ben de.
Buğu Şirin: Bir yıl önce yapmıştı bir arkadaşım.
Buğu Şirin: Pastanın üstündeki ıslaklığı arttırmak için Koray üzerine su dökmüştü...
Buğu Şirin: Utku'nun o zamanlar için son yaptığı yemekti bu.
.
Buğu Şirin:

Buğu Şirin: Gerçi hakkını yemeyeyim, bunu da yıl başında yapmıştı.
Buğu Şirin: Her ne kadar Doruk'a yapmış olsa da ben içmiştim.
Pusat Şirin: Doruk'a yapmamıştım...
●İletilmedi.
Pusat Şirin: Neden bir yıldır yemek yapmıyor?
Buğu Şirin: Bilmiyorum ki.
Buğu Şirin: Halbuki biliyor musun yemek yaparken koyu kahveleri parıldıyordu.
Buğu Şirin: Çok mutlu oluyordu.
Buğu Şirin: Bu arada son birkaç gündür tekrar başlamıştı mutfağa girmeye.
Buğu Şirin: On üç gündür konuşmuyoruz, ne yaptı ne etti bilmiyorum.
Buğu Şirin: Ders çalışıyordur büyük ihtimalle.
Buğu Şirin: Utku hep ders çalışır.
Buğu Şirin: Evinin bahçesine büyük bir kazık dikmişti.
Buğu Şirin: Üstüne de tepsi yerleştirmişti.
Buğu Şirin: Kuşlara yemek koyuyordu.
Buğu Şirin: Belki de şu an yine kuşlarla ilgileniyordur...
Buğu Şirin: Gerçi Doruk kuş sevmiyor.
Buğu Şirin: Hatta ne zaman Utku, kuşlara yem koyup içeriye geçse ses çıkartıp onları kovalıyor.
Buğu Şirin: Kalbi kuşlara açık değil...
Buğu Şirin: Kalbi kötü...
Buğu Şirin: İşin kötü tarafı Utku'da yemekleri sevmiyorlar diye gidiyorlar sanıyor.
Buğu Şirin: Ayrıca bir şey daha var...
Buğu Şirin: Utku ne zaman kuşlar için bir şeyler alsa Doruk onları yerlere atıyor, sonrada "kuşlar sevmemiştir, onlar atıyordur" diyor.
Buğu Şirin: Ben ona bunu neden yaptığını sorduğumda da sesten rahatsız olduğunu söylüyor.
Buğu Şirin: Onun yüzünden Utku'yla kuşların arası açılıyor ama o zerre vicdan azabı çekmiyor.
.
Yıl Dönümü
Buğu Şirin, Baran Sancak'ı gruptan çıkardı.
Buğu Şirin, Koray Merter'i gruptan çıkardı
Eray Dokuz: Grubumu dağıtıyorsun?
Buğu Şirin: Öyle.
Eray Dokuz: Peki madem.
Eray Dokuz: Bizi de atacak mısın o gruptan?
Buğu Şirin: O olayı ima eden şeyler konuşma.
Buğu Şirin: Sizi hiçbir yere attığım yok.
Buğu Şirin: Sadece Baran'la aynı grupta olmak istemiyorum.
Buğu Şirin: Hem grup başlıkları da sinirimi bozmaya başladı.
Buğu Şirin: "Yıl Dönümü"
Buğu Şirin: "Doruk'un Doğum Günüsü"
Buğu Şirin: "Doruk Grip Oldu"
Buğu Şirin: "Doruk Tuvalete Gitmek İstiyor"
Buğu Şirin: "Doruk Okumayı Söktü"
Buğu Şirin: "Doruk Yürüyebiliyor, Alkış!"
Eray Dokuz: Şu an baktım, son üçünü açmamışsın.
Buğu Şirin: Açmamışım ama o kafayla gitseydim açma potansiyelim oldukça yüksekmiş.
Buğu Şirin: Her yerde "Doruk" yazıyor.
Buğu Şirin: Mecazı anlamda söylemiyorum.
Buğu Şirin: Annesini bile telefona şöyle kaydetmişim Eray,
Buğu Şirin: Doruk'un Annesi (Annem)
Buğu Şirin: İlişkiye birkaç adım öteden bakıyorum da
Buğu Şirin: Midem bulanıyor.
.
Buğu Şirin: Bundan sonra Utku'nun söylediği her şeyi ciddiye alacağım.
Buğu Şirin: "Banyodalar..." demişti.
Buğu Şirin: Banyodaydılar.
Koray Merter: Değildiler.
Koray Merter: Banyoda sadece Doruk vardı.
Koray Merter: Utku o gün onu söylemeden hemen önce öğrenmişti olayı.
Koray Merter: Sinirden öyle dedi.
Buğu Şirin: Sesi sakin çıkıyordu, gayet mesafeli bir şekilde "banyodalar." dedi.
Buğu Şirin: Doğru söylüyordu, besbelli işte.
Koray Merter: Hayır, öyle değil.
Koray Merter: Sen ona inanmayınca sinirden gülmüştü.
Koray Merter: Olayı hazmedemiyordu.
Koray Merter: Doruk'un ilk açıklaması "sizi ilgilendirmez" olmuştu.
Koray Merter: Ona göre bizi ilgilendirmezdi.
Buğu Şirin: Onunla daha uzun süredir arkadaşsınız.
Buğu Şirin: Ben lise sonda girdim hayatınıza.
Buğu Şirin: Onu korumanız gerekirdi.
Koray Merter: Siktirmesin belasını.
Koray Merter: Bir kere adam gibi oturup konuşmadık,
Koray Merter: Seninle tanışmamış olsaydım onu hâlâ arkadaş kategorisinin içerisine sokardım.
Koray Merter: O arkadaşsa, sen nesin?
Buğu Şirin: Sırf yemek yapıyorum diye böyle diyorsun...
Koray Merter: Saçmalama!
Koray Merter: Yemek değildi ota boka ağlarken beni teselli eden.
Koray Merter: Film mutlu bitti diye mutluluktan ağlıyorum, sen de ağlamaya başlıyorsun.
Koray Merter: Şimdi söyle,
Koray Merter: Sen olsan hangi arkadaşını seçerdin?
Koray Merter: Dört yılda her daim yanında olan, sana arkadaşlığı öğretmiş kişi mi?
Koray Merter: Yoksa yedi yıl yanında durmuş ama sana hiçbir şey katmamış kişiyi mi?
.
Buğu Şirin: Pekâlâ, yapacağım...
Pusat Şirin: Neyi?
Buğu Şirin: Bir tane arkadaşıma gidip, dönem sonu ödevim için benimle çalışmasını rica edeceğim.
Buğu Şirin: Gereksiz bir heyecan var içimde.
Buğu Şirin: Umarım reddetmez.
Pusat Şirin: Utku deme, güzelim...
●İletilmedi.