on iki

1017 Words
Doruk Erzem: Baksana, aradı mı seni Buğu? Utku Savaş: Aradı, Utku Savaş: Hatta şu an yanımda. Utku Savaş: Selam söyleyeyim mi? Utku Savaş: "Piçin teki seni soruyor." diyeyim mi? Doruk Erzem: Dalga geçme. Doruk Erzem: Ciddi bir soru sordum. Utku Savaş: Beklediğin cevap "Yanımda uzanıyor." cevabı filan mı? Utku Savaş: Neden Buğu'yu bende arıyorsun? Doruk Erzem: Yakındınız. Utku Savaş: Değildik. Doruk Erzem: Çok yakındınız. Utku Savaş: Hiç yakın değildik. Doruk Erzem: Ona aşıktın. Utku Savaş | Yazıyor... Doruk Erzem: Sana aşıktı. Utku Savaş | Çevrim içi Doruk Erzem: Birbirinizi istiyordunuz. Doruk Erzem: Tabii ben araya kaynak olana kadar. Doruk Erzem: Onunla ilgili nasıl hayaller kuruyordun, Utku? Doruk Erzem: İyi mi kötü mü? Doruk Erzem: Kötüden kastım, sadece fiziğini mi arzuluyordun sorusu. Doruk Erzem: Sahi, nesini istiyordun? Utku Savaş: Aynı konuyu ikinci kez açıyorsun, Doruk. Utku Savaş: Dediklerine dikkat etsen iyi edersin. Utku Savaş: Bana yaptığın yakıştırmaları geçelim, sen bir erkekle kız arkadaşını konuşmak istiyorsun. Utku Savaş: Hayal diye ima ettiğin şey ise... Utku Savaş: İğrençsin. Doruk Erzem: Buğu ben varken sana bakmaz, Utku. Doruk Erzem: O bana aşık. Doruk Erzem: Beni istiyor sadece. Doruk Erzem: O benim. Doruk Erzem: Sense bir kuklasın. Doruk Erzem: Ne zaman uzaklaşsak araya girmeye çalışan bir kukla. Utku Savaş: Sana kötü bir haberim var, Doruk. Utku Savaş: Siz uzaksınız ve ben Buğu'nun yanında değilim. Utku Savaş: Git tahminin tutmadı diye bunu ağlayarak günlüğüne yaz. Utku Savaş: Bu arada son bir şey, Utku Savaş: Buğu'ya iftira atma. Utku Savaş: O başından beri yalnızca seni seviyordu. . Buğu Şirin:   Buğu Şirin: Aynalı şeyi görüyor musun?  Buğu Şirin: Onu bana doğum günümde annem almıştı. Buğu Şirin: Sen de kırmıştın! Buğu Şirin: Görünmeyen ayağı hâlâ sakat onun, senin yüzünden! Buğu Şirin:   Buğu Şirin: Burayı hatırlıyor musun peki?  Buğu Şirin: Ayağında top, sektire sektire girmiştin içeriye. Buğu Şirin: Altı yaşındaydım, on yaşındaydın. Buğu Şirin: Topla tek tek ışık saçan her şeyi kırdın! Pusat Şirin: Amk bana olan düşmanlığını ne güzel anlatıyorsun sen öyle. ●İletilmedi. Pusat Şirin: Yazıyorum bunları Buğu, yazıyorum. ●İletilmedi. Buğu Şirin: Çevrim içi ve yazıyor yazısı mı?  Buğu Şirin: Hey, bakmayacağını söylemiştin.  Buğu Şirin: Bugün abimin küçükken elimin üstüne oturup işaret ve baş parmağımı kırışının yıl dönümü.  Buğu Şirin: Çık lütfen şuradan!  Pusat Şirin: Elim kaymış, önemli biri yazdı sandım.  Pusat Şirin: Kolay gelsin sana.  Pusat Şirin: Çıktım varsay. ●İletilmedi. Buğu Şirin: Hâlâ çevrim içisin? Buğu Şirin: Pekâlâ, sanırım bu bana değil. Buğu Şirin: Bu arada mavi tiki kapatmışsın. Buğu Şirin: Neyse, sorgulamayacağım. Buğu Şirin:   Buğu Şirin: Babamın otuz yaşına girdiği gün, sekiz yaşındayken... Buğu Şirin: Bunun üstüne kova kova su döküp, babam yapanı sorunca da beni işaret etmiştin! Buğu Şirin | Yazıyor... Pusat Şirin: Ayakkabımın bağcıklarını çıkarıp, kirpine tasma yapmaya çalışmıştın manyak! ●İletilmedi. Pusat Şirin: Ne bekliyordun benden! ●İletilmedi. Buğu Şirin: Çocuktum! Buğu Şirin: Babam ceza vermişti! Pusat Şirin: "Bir parça daha çikolata yemeye hak kazandın Buğu, senin cezan bu." ●İletilmedi. Buğu Şirin: Ne kadar da korkutucu bir gündü. Buğu Şirin: Senin yüzünden... Dursana! Buğu Şirin: Sen yine "yazıyor..." oldun?  . Utku Savaş: Yazma şu kıza, Pusat. Pusat Şirin: Ne yazma Utku, ne yazma? Pusat Şirin: Tek taraflı suçlanmak ne demek biliyor musun sen? Pusat Şirin: Dört yaşındayken kreşe gidiyordum. Pusat Şirin: Etrafımdaki veletlerin kardeşleri var diye kıskançlık yapmıştım. Pusat Şirin: Aptaldım. Pusat Şirin: Kundağıma konan bir kardeş, Pusat Şirin: Salıncağımdan inmeyen eli sütlü bir velet, Pusat Şirin: Ben uyurken kirpiklerimi saymaya çalışan bir manyak, benim yüzümden dünyaya geldi! Pusat Şirin: Dört yaşında, parmaklarını gözlerime soka soka kirpiklerimi sayıyordu ruh hastası.  Utku Savaş: Yazıp yazıp sildiğin mesajlarda bunlar mı var?  Pusat Şirin: Evet?  Utku Savaş: Ya birini yanlışlıkla gönderirsen?  Pusat Şirin: Konuşmaya başlamış olursunuz?  Pusat Şirin: Hem ben de değil ki hat, sen de.  Utku Savaş: Hat bende de aynı numara üstünden w******p'a giren de sensin hani.  Utku Savaş: Hem ben bu hattı kullanmıyorum.  Pusat Şirin: Aptalsın.  Pusat Şirin: Ben anlamıştım zaten çocuk masallarını Buğu'ya okumaya başladığında potansiyelini.  Pusat Şirin: Sinirimi bozuyorsun, sinirimi...  Utku Savaş: Sen onu bunu boş verde fizik tedaviden haber ver, var mı bir gelişme?  Pusat Şirin: Yok.  Pusat Şirin: Dün neysem bugünde oyum.  Utku Savaş: Geri dönmeyecek misin?  Pusat Şirin: Utku?  Utku Savaş: Efendim?  Pusat Şirin: Şu an fark ettim, sen neden bana "abi" demiyorsun?  Pusat Şirin: Ben senden de büyüğüm.  Utku Savaş: Konuyu değiştirme hızın gözlerimi kamaştırdı.  Utku Savaş: Söylemiyorum işte.  Utku Savaş: Seni ciddiye aldığım tek yer hastanede bana hattını verdiğin andı.  Utku Savaş: O da duygusal bir konuşma eşliğinde verdiğin hattan sonra canının sucuklu yumurta istediğini söyleyene kadar.  Pusat Şirin: Güzeldi ama...  Utku Savaş: Sonradan yedin mi?  Pusat Şirin: Şaka mısın? Elbette.  Pusat Şirin: Bir dakika, benim gitmem lazım.  Pusat Şirin: Fizik tedavi günlüklerimin öğün anındayız.  "İletilmedi" mesajlarının hepsi Pusat'a gerisi Utku'ya aittir. Bundan sonraki bölümlerde öyle şeyleri iyi takip edin. Bu arada Pusat olayı bu kadar değil... Sadece "fizik tedavi" görmek için gitmedi.  . Buğu Şirin: Sana nude atacağım. Pusat Şirin: Efendim? Buğu Şirin: Yine mi sen... Buğu Şirin: Pekâlâ, seni takmayacağım.  Buğu Şirin: Ne diyordum?  Buğu Şirin: Sana nude atacağım.  Buğu Şirin:   (Bu kişiye mesaj gönderemezsiniz.) Buğu Şirin: Ne? (Bu kişiye mesaj gönderemezsiniz.) Buğu Şirin: Engellendin mi? Buğu Şirin: Engeli engellediğin gibi kaldırdın? Pusat Şirin: O kelimenin anlamını bilmiyor güzelim, boş ver böyle cahilleri. ●İletilmedi. Buğu Şirin: Yine atacağım, engelleme sakın!  Buğu Şirin:   Pusat Şirin: Nude? Pusat Şirin: Bu mu nude? Buğu Şirin: Sen ne bekliyordun ki? . Pusat Şirin: Şimdi şöyle Utku'cuğum. Pusat Şirin: Kardeşimi bir daha engellemiyorsun. Utku Savaş: "Nude atacağım." dedi. Pusat Şirin: Yani? Pusat Şirin: Attı, bir şey mi oldu? Pusat Şirin: Bak güzel kardeşim.  Pusat Şirin: Bizim aile için nude, yemek fotoğrafıdır.  Pusat Şirin: Bizler yaptığımız yemeğin ruhumuzun çıplaklığını lanse ettiğini düşünürüz.  Pusat Şirin | Yazıyor...  Utku Savaş: Buğu seninle ilgili bir şeyde bu kelimeyi gördü ve sende ona bu açıklamayı mı yaptın?  Pusat Şirin | Çevrim içi Utku Savaş: "Nude aslında ruhumuzun çıplaklığı demek, örnek vermek gerekirse Buğu..." genç adamın gözleri odadaki yemeklere kayar ve o an aklına gelen şeyle sözlerine devam eder.  Utku Savaş: "... Örnek vermek gerekirse, bu yemekler birer ruh çıplaklığıdır! Evet evet, kesinlikle öyledirler." Pusat Şirin: Şerefsiz.  Pusat Şirin: Diyaloğu olduğu gibi yazdı. 
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD