Buğu Şirin: Eray acil Utkulara gelir misin?
Eray Dokuz: Acil bir durum var ve beni mi çağırıyorsun?
Eray Dokuz: Büyük risk vallahi.
Eray Dokuz: Nasıl acil lan?
Eray Dokuz: Benim elime yüzüme bulaştırabileceğim bir şey olduğuna eminim.
Eray Dokuz: Acil olsa beni çağırmazsın yeme beni ziya.
Buğu Şirin: Bak ben şarj makinemi unuttuğum için buraya gelmiştim,
Buğu Şirin: Sonra Utku'yla bir şeylere yemeye başladık, ardından film izleyelim dedik.
Eray Dokuz: Tüp patladı?
Buğu Şirin: Hayır...
Eray Dokuz: Trafo patladı?
Buğu Şirin: Hayır...
Eray Dokuz: Üst kat, alt katın üstüne düştü?
Eray Dokuz: Doğruyu söyle taşların arasından mı yazıyorsun şu an bana?
Eray Dokuz: Siktir!
Eray Dokuz: Koray'a haber vermeye gidiyorum.
Eray Dokuz | Çevrim dışı
Buğu Şirin: Doruk geldi sarhoş bir şekilde.
Buğu Şirin: Konuşalım dedi, Utku odadan çıktı.
Buğu Şirin: Konuşurken üstüme çuvallandı.
Buğu Şirin: Zor nefes alıyordum.
Buğu Şirin: Şu an biraz daha rahatım ama kolumu bırakmıyor.
.
"Utku?"
Sessizlik.
"Utku?"
Tekrar sessizlik.
"Açıyorum bak kapıyı, demedi deme!"
Kısık sesle ikaz edercesine konuştum. Yine ses gelmeyince odasının kapını açtım ve araladım. Gözüme çarpan ilk şey karanlık olurken uyuduğunu düşündüğüm için geriye çekilmiştim.
Uyuyorsa, uyandırmanın lüzumu yoktu.
Alt tarafı gideceğimi haber verecektim. Hem içimdeki ses Doruk'la o pozisyondan çıktığımı bilmesi gerektiğini söylüyordu. Evet, bilmeliydi.
Neden bilmesi gerektiğini düşündüğümü bilmiyorum ama bilmeliydi.
İçeriden sesler geldiğini duyunca kapatmak üzere olduğum kapının kolunda asılı kaldı ellerim. Bakışlarımı yerden çekip merakla yavaşça araladığım kapından içeriye diktim.
Odanın içerisine girerek arkamdan kapıyı kapatmıştım. Görüş açıma altından ışık hüzmesi gelen kapı çarparken bir elimle odanın lambasını açmak için anahtarı aradım.
"Siktir!"
Utku'nun yüksek sesle küfür etmesi... Ses tonu irkilmeme neden olurken yere çarpıp kırılan şeyle dudaklarım aralandı. Çığlık atacağımı anlayınca ellerimi dudaklarımın üstüne kapattım.
Sakin ol, Buğu!
Tahminlerimce banyo olan yere doğru ilerlemeye başladım. Odanın lambasını henüz açamamıştım. Buraya daha önce gelme ihtiyacı hiç duymadığım için cahildim. Bu odayla ilgili oldukça cahildim...
Banyonun önüne gelince kapı koluna elimi yerleştirdim. Kırılan camları toplamak için yardım etmek amaçla izin almadan kapı kolunu indirmiştim. Sessizce kapıyı açtığımda Utku'nun bedenini yerde gördüm. Eğilmiş kırılan camları topluyordu.
Beline sardığı havluyla topluyordu...
Islak saçlarıyla topluyordu...
Omuzlarının üstündeki su damlacıklarıyla topluyordu...
Varlığımı hissetmiş gibi başını kaldırıp bana baktığında bakmamam gereken bir şeyi süzmüşüm gibi bakışlarımı kaçırdım.
Kesinlikle Doruk'a inat yapıyordum. Ona inat bakıyordum. Aldattığına dair elimde hiçbir şey olmasada ben de böyle yaparak ondan intikam alıyordum. Evet, kesinlikle böyleydi. Yoksa parmağımı kesince benden çok canı acıyan Utku'nun bakışlarının bunda hiçbir etkisi yoktu. Hem de hiçbir etkisi!
.
Eda Seda: Baksana,
Eda Seda: Sevgiline olan sadakatin gözlerimi yaşarttı.
Doruk Erzem: Ne saçmalıyorsun yine Eda?
Eda Seda: Dün gece benimle sarhoş oldun ama gün sonunda ona gittin.
Eda Seda: Aşk kavramına inansam, size tapıyor olurdum (!)
Eda Seda: Daha çok size tapmamı istiyorsan sevgilin hakkında üçüncü bir kişiye konuşmamanı tavsiye ederim.
Eda Seda: Syglr!
Eda Seda | Çevrim dışı
Doruk Erzem: Sarhoştum, anlattım.
Doruk Erzem: Dinleyene kadar gitseydin?
.
Doruk Erzem: Baran?
Baran Sancak: Efendim?
Doruk Erzem: Biliyorum müsait değilsin birkaç gündür, maçlar için yurt dışına gittin.
Doruk Erzem: Ama senden bir şey istemem gerekiyor.
Baran Sancak: İste kanka.
Baran Sancak: Yapamayacağım bir şeyse de yaparım.
Doruk Erzem: Hani senin kız kardeşin var ya?
Baran Sancak: Evet, var?
Doruk Erzem: Ona Buğu'yu yanınıza çağırmasını söyler misin?
Baran Sancak: Hangi yanımıza?
Doruk Erzem: Dağ evinize.
Baran Sancak: Dağ evimize?
Baran Sancak: Dokuz aydır in ve cinin top oynadığı dağ evimize mi?
Doruk Erzem: Ben çağırırsam alttan alıyorum sanır.
Doruk Erzem: Sen çağır.
Baran Sancak: Alttan alırıyorsun sanır mı, yoksa Koray ve Eray yollamaz mı?
Doruk Erzem: Baran, lütfen abicim.
.
Utku Savaş: Yanlış bir şey mi yaptım, Buğu?
Utku Savaş: Tam on yedi saattir yüzüme bakmıyorsun.
Utku Savaş: Yaptıysam, ne yaptığımı söyler misin?
Buğu Şirin: Yanlış bir şey yapmadın, benim sadece aklım karışık. | Görüldü.
Buğu Şirin: Sınavlarım filan var, biraz kendime çekilsem iyi olacak.
Utku Savaş: Doğruyu söyleyebilirsin.
Utku Savaş: Doruk'la ilgili mi?
Utku Savaş: Tepki gösteririm diye mi söyleyemiyorsun?
Buğu Şirin | Yazıyor...
Buğu Şirin | Çevrim içi
Buğu Şirin | Yazıyor...
Buğu Şirin: Doruk'la ilgili.