altı

547 Words
Koray Merter: Doruk'u iki gündür görmüyorum. Eray Dokuz: Eve de gelmiyor. Koray Merter: Okula desen uğradığı yok. Eray Dokuz: Buğu'yu bir kez bile aramamış. Koray Merter: Acaba bizi mi oyalıyor? Eray Dokuz: Olabilir. Eray Dokuz: Ondan beklerim. Koray Merter: Aptal işte, ne olacak. Koray Merter: Fotoğrafları Buğu'ya gösteremeyeceğimizi sanıyor. Eray Dokuz: Gösterebilir miyiz ki? Koray Merter: Elimizde kanıt olsun diye çektik, elbette gösteririz. Eray Dokuz: Buğu çok üzülür, Koray. Eray Dokuz: Fotoğrafları kaldırabileceğini düşünmüyorum. Koray Merter: Hangi Buğu üzülür? Koray Merter: Şaka mısın, kör müsün? Koray Merter: Doruk gitti, Buğu kendini yemek yapmaya verdi. Koray Merter: Birlikte yemek yaptığı kişi Utku. Koray Merter: Utku'nun Doruk ile yaşadığı evdeler, hatta şu an bizde o evin içerisindeyiz. Koray Merter: Ben somurtan bir Buğu göremedim. Eray Dokuz: Bize gülüyor oğlum o. Eray Dokuz: Buğu hep gülüyor. Eray Dokuz: Ben kendi için ağladığına hiç şahit olmadım...  . Buğu Şirin: Şeker de al!  Utku Savaş: Evde şeker yok mu?  Utku Savaş: Ben en son baktığımda vardı. Buğu Şirin: Koray ve Eray kavanozu kırdı... Buğu Şirin: Yenisini alsan? Utku Savaş: Sadece şeker mi gitti? Buğu Şirin: Şey, bir de kabartma tozları. Utku Savaş: Onlara ne oldu? Buğu Şirin: Kendi üstlerine kabartma tozu dökerlerse daha sert bir şekilde kavga edebileceklerine inandılar... Utku Savaş: Pekâlâ, başka?  Utku Savaş: Başka neyi yok ettiler? Buğu Şirin: Aslında bakarsan yaptığımız pastanın üstüne de su döktüler. Buğu Şirin: Bunu anlamadan yaptıkları için şu an kendi gibi bir köşeye sinmiş, bakışlarını yerden çekemiyorlar. Utku Savaş: Onlar pastaya kendilerinden daha çok değer veriyordu... Buğu Şirin: Evet, öyle. Buğu Şirin: Bir ara Eray pastayı ıslak ıslak yemeye kalktı, Utku. Buğu Şirin: Şoka girdim. Buğu Şirin: Garip ve korkutucu bir andı. Buğu Şirin: Gözlerindeki hayal kırıklığıyla en sevdiği şeyi yiyordu... . Buğu Şirin:   Buğu Şirin: Dün gece keşke uyandırsaydın, Buğu Şirin: Gerek yoktu mutfağı toplamana. Buğu Şirin: Birlikte toplayabilirdik. Buğu Şirin: Bu arada tost için teşekkür ederim. Utku Savaş: Rica ederim.  . Doruk Erzem:  Doruk Erzem: Üç gün Buğu. Doruk Erzem: Yalnızca üç gün yoktum. Doruk Erzem: Uzak mı duramadın ondan? Buğu Şirin: Saçmalıyorsun yine. Buğu Şirin: Utku benim arkadaşım. Doruk Erzem: Utku'yla sen arkadaş filan değilsiniz. Doruk Erzem: Hiçbir zaman da olmadınız. Doruk Erzem: Dünde değildiniz, bugünde değilsiniz yarında olmayacaksınız. Buğu Şirin: Buna sen mi karar veriyorsun? Doruk Erzem: Sen başka bir şeye karar vermişsin gibi konuştun. Buğu Şirin: Saçmalıyorsun. Buğu Şirin: Alt tarafı evden çıkarken bir şeyler yaptım. Buğu Şirin: Üstelik ben mutfak sanatları okuyorum, Doruk. Buğu Şirin: Mutfak gördüğüm yerde yemek yapmam kadar normal bir şey yok. Doruk Erzem: Evden çıkarken? Doruk Erzem: Evde miydin? Doruk Erzem: Ne zamandır, hep mi? Doruk Erzem: Ben de diyorum Buğu neden beni aramıyor... Doruk Erzem: Aklına bile gelmiyormuşum ki.  . Doruk Erzem: Bilmiyor musun? (23.57) Utku Savaş: Neyi? Doruk Erzem: Onu ne kadar çoook sevdiğimi. Doruk Erzem: Bilmiyor musun? Utku Savaş: Aradaki o lar fazlalaşınca sevginin büyüklüğünü mü göstermiş oldun? Doruk Erzem: Uzak dur ondan Utku. Doruk Erzem: O benim. Doruk Erzem: Gülüşü benim, kokusu benim, mimikleri benim, parmaklarından çıkan her yemek benim... Utku Savaş: Hiç var olmamış gibi yok olmak ne demek hiçbir fikrin yok, değil mi? Utku Savaş: İçten içe ihtimal bile vermiyorsun senden vazgeçmesine. Utku Savaş: İşin kötü tarafı haklısın da. ●İletilmedi. Utku Savaş: Buğu senden vazgeçmez. ●İletilmedi. Utku Savaş: Yaşamaktan vazgeçer, senden vazgeçmez.  ●İletilmedi.
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD