TUTMAYAN FRENLER

1444 Words

Sokağın ortasında, Cenkay'ın kolları arasında, birbirine çarpmış arabalarımızın önünde durmuş, yalanlarına inanmamak için kendimle mücadele veriyordum. Ortaya gerçekten büyük bir bahis atmıştı ama ben elindeki kartların o kadar da güçlü olduğunu düşünmüyordum. İki yanımda duran ellerimi aramızda kaldırıp göğsünden onu ittim. ''Ölürsen öl be! Yeter!'' dedim. Pes etmeyip, ''Rana, gel bak konuşalım, lütfen.'' diye beni ikna etmeye çalışıyordu hâlâ... ''Ben sana resmen yalvarmadım mı, Cenkay? Ne kadar oldu, iki hafta önce miydi? Senin benden af dilemen gerekirken ben resmen sana, seni affetmek için yalvarmadım mı? Tam şimdi dediğin gibi, 'ne olursa olsun, herkes bilsin aramızda olanları...' derken sırf benden sakladığın her neyse, onu benden gizlemek için gittikçe çirkinleşmedin mi sen?''

Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD