Sahnenin önünde, elimdeki elma dilimli maden suyumla, olduğum yerde sallanırken, yerden bir kaldırımdan biraz daha yüksek olan, sahne yerine konmuş platformun üstünde, gömleğinin kollarını dirseklerine kadar katlamış, nöbetçi memur Cenkay'ın gözlerime bakarak bas gitar riffi performansını izliyordum. Hayatımda tanıdığım en mütevazı insanlardan biri olduğunun farkına bir kere daha vardım. Bana çaldığı enstrümanlarını sayarken 4 tane enstrümandan bahsetmişti ama gitardan kastının gitar ailesi olduğunu o akşam anladım. Karşımda resmen 1980'lerin rock starları gibi duruyordu. Herkes onu hayranlıkla izliyordu ve sahiden de hayranlık uyandıracak bir performansı sergiliyordu. Gözlerini benden ayırmadan, sahneden sahneden benimle flörtleşerek, riff atmaya devam etti. En sonunda da alkışlar eşliğin

