Ertesi gün dersimiz öğleden sonra olmasına rağmen sabah saatlerinde Edgar'ı evin içinde hiç görmedim. Bana herhangi bir not bırakmamış yahut mesaj atmamıştı. Bugün onun da sabahtan dersinin olmadığından emindim üstelik. Yemek masasında bacaklarımı karnıma çekmiş bir şekilde oturmuş biraz da olsa açılmak için yaptığım sert kahveyi içiyordum ki Lucas mutfak kapısından eve girdi şimdiye kadar gördüğüm en hızlı haliyle. Hızını kesmeden koşup üst kata çıktığında ne olduğunu anlayamadım. Karşımda oturmuş günlük haberleri okuyan Lola ile bakışlarımız kesiştiğinde ikimizin de kaşları çatılmış, alnı kırış kırış olmuştu. "Ne oluyor buna anasını satayım?" dedi Lola birkaç saniye sonra. Omuz silktim ve kahveme geri döndüm çünkü eğer çok kötü ya da önemli bir şey olsaydı muhakkak bizim de kulağım

