*** Hızlı adımlarla Herdem ağabeylerin konağına vardığımda, kalbim hala göğsümde çırpınan bir kuş gibiydi. Ne kapının nasıl açıldığını, ne de içeri nasıl girdiğimi hatırlıyordum. Sedirde oturanların şaşkın bakışları arasında nefes nefese yanlarına ilerledim. Soluklanmak için peçemi yüzümden indirdim. "Noldu Zemheri, hortlak görmüş gibisin?" dedi Herdem ağabey, alnını kırıştırarak. "Gördüm zaten." dedim, sesim kısılmış, boğazım düğüm düğüm. Gözleri büyüdü, anlamlandıramadı. "Kimi gördün?" "Çekdar’ı gördüm." dedim. "Beni tanıdı mı, tanımadı mı bilmiyorum ama... benim bir an önce gitmem gerek." Odanın havası bir anda ağırlaştı. Herdem ağabey yerinden doğrulurken, Arjin’le Hanife anne birbirine baktı. "Kızım bir soluklan hele." dedi Hanife anne. "Gözüne kadar değiştirdin her şeyi. Nered

