27

1543 Words

Sessizlik keskindir. Kanatır fazlasıyla. Bıçak gibi saplanıp yırtar teni. Yaralar. Size onu kaybettiğimden beri hep sessizlikten bahsediyorum ya, sessizliğin en kötü şey olduğunu söylüyorum... Bok yemişim. Çaresizlik en beteriymiş. Onu bulmama rağmen yaralarını saramayacak kadar uzağımda olması canımı yakıyordu. Beş gündür izlediğim hastane odasının kapısı, her saniye yüzüme bir kere daha çarpılıyor gibi hissediyordum. Hastaneler garipti. Hüzün görür, sevinç görür... Bir bebek dünyaya gözlerini açar, bir başkası kapatırdı. Ben ikisini de yapamıyordum. Ne hüzünlenebiliyor ne de sevinebiliyordum. Sevinemezdim çünkü Mila iyi değildi, hüzünlenemezdim çünkü onu bulmuştum, yaşıyordu. Bu balçık gibi arafın içinde debelenip duruyordum. Koridorun başında gözüken hasta bakıcıyı gördü

Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD