Gözlerim Demir'in omzundan sarkan sarı saç teline takıldığında zaman olması gerekenden daha yavaş akmaya başlamıştı. Kulaklarım tıkanmış, sesler gitgide boğuklaşmıştı. Duyduğum tek ses beynimin içinden geliyordu. Beynimin içinde oluşmaya başlayan plan, zihnimdeki çarkları çalıştırmaya başlamıştı. Bozuntuya vermedim ve Demir'e baktım. "İyi olmaya çalışıyorum." Elimi hafifçe iki yana açtım. Yüzüne yalandan bir üzüntü ifadesi takındı. "Şu an nerede acaba? Çok...çok merak ediyorum. Sağ mı, yoksa..." "O cümleyi bitirme. Mila tabiki de yaşıyor. Aksi mümkün olamaz." Esila teyzenin uyarısıyla sussa da, gözlerinden bir aşağılama dalgası geçtiğini görmüştüm. "Ben... Eve gidip duş almalıyım. Sana iyi günler, Demir." Ayağa kalktım ve cevabını beklemeden evden çıktım. Garajın önüne park

