24

1040 Words

Kıyametin üçüncü gününde, her şey sinir bozucu bir şekilde sessizdi. İçeride dalga dalga hissettiğim bir ölüm sessizliği vardı. Esila teyze son üç gündür sürekli yaptığı gibi pencerenin kenarına oturmuş, Mila'yı bekliyordu. Araf amca ilk gün ortalığı yakıp yıkmış, sonra derin bir sessizliğe gömülmüştü. Ancak beyninin içindeki çarkların sesini duyabiliyordum. Hiç susmamışlardı. Babam bir şeyleri toparlamak için koşturuyor, annem ona yardım etmek için çabalıyordu. Diğer herkes, anlayamadığım bir şekilde suskundu. Göktürk, sabah babasından gelen telefonla çıkıp gitmişti. Hala bir haber yoktu ondan da. Esila teyzeye baktım. Üzerine Mila'nın beyaz hırkasını geçirmişti. Sanki... Mila ölmüştü de yas tutuyor gibiydi. Araf amcaya baktım. Yorgunluktan omuzları çökmüş, göz altları ağla

Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD