Tanıtım
Sessizlik... Ağır keskin bir sessizlik. Kendi kalp atışlarına karışan nefes seslerinin bastıramadığı sessiz bir çığlık. Çınlama gibi patlayan bir suskunluk. Vesayire.
Bu anı nasıl anlatsam, ne desem bilmiyorum. Yanımda benim terime bulanmış halde yatan adama yan bir bakış attım. Uyuyordu. Sessiz, düzenli nefeslerle uyuyordu. İçimdeki acıyı bilmeden uyuyordu. Gördüğünü biliyordum. O dikkatli bir adamdı. Ama üzerine düşmüyordu ve bence umurunda değildi.
Benimle tek derdi şirketlerine ortak olan kadını ayartıp kendilerine bağlamaktı. Duymuştum.
Ve aciz benliğim bunu bile bile ayaklarımla getirmişti beni ona. Birkaç hamlesi yetmişti sadece ona gelmem için. Sahte olduğunu bilmeme rağmen, yalan olduğunu bilmeme rağmen direnememiştim.
Alışkındım onun tarafından kullanılmaya, alışkındım onun sahte sevgilisi olmaya. Bu defa her şey gerçeğe çok yakın olsa da.
Geçmişle şimdi bir acıyla harmanlanmış gibi tekerrür ediyordu.
Kıpırdandığında nefesimi tuttum. Uyanmasını istemiyordum. Yanımda sessizce yatsın ve ben de saatlerce onu izleyeyim istiyordum. Ama uyandı. Göz kapakları kırpışarak aralandı ve koyu kahve gözleri beni buldu. Yüzünde mutlu bir gülümseme vardı. Ben neden mutlu olamıyordum? Yıllardır uzaktan izlediğim adama kabuşmuşken biraz anın tadını çıkartamaz mıydım? Her şey geride bırakıp en azından şimdilik tadını çıkartamaz mıydım? Yapamıyordum işte, olmuyordu.
“Selam,” dedi tatlı bir sesle.
“Selam,” dedim gülümseyerek. Gözlerim doldu. Boğazıma bir yumru geldi oturdu. Bu anın gerçek olmasını o kadar isterdim ki...
“İyi misin?” dedi, kaş çatmış ilgiyle izliyordu.
“İyiyim,” dedim ama sesim titredi. İyi değildim ve artık içimden taşıp dökülüyordu kötülükler.
“Meryem,” dedi sokulurken. Yüzümü okşayarak saçlarımı geri itti. Birkaç damla yaş art arda düştü gözümden. “Meryem,” dedi bu defa acıyla. Başımı iki yana salladım.
“Alperen,” dedim ağlak bir sesle. Başımı iki yana salladım tekrar. Konuşabileceğimi sanmıyordum. Konuşmak istemiyordum. Ardımı döndüm ve yatakta büzüldüm. Alperen ona ardımı dönmemi önemsemeden ardımdan sokuldu ve kolunu karnıma sararak sırtımı göğsüne yasladı. Başımın altından geçirdiği koluna yaslandım. Olmaktan korktuğum, deli gibi olmak istediğim yerdeydim. Yine her şey yalan olsa da...